">
Gencdiyaliz Sayfasina Hoşgeldiniz

Genc olsada bızım adımız bız herkeze hıtap ederız Enguzel kaplerle sevgılerle doludur yuregımız Nedensız bır sevınc var ıcımızde burada oldugumuz vakit Çünkü biz burda bır aileyız dostuz arkadasız kardeşiz


GENCDİYALİZ SAYFASINA HOSGELDİNİZ



Genc diyalizsayfasi artik yeni tasarımıyla sizlerle foruma ve sitemize katilimlarinizi bekliyoruz..Adımız genc olsada bu site tüm diyaliz hastalarınadır:) sevgilerimizle..Türkiye de, yaklaşık 30 bin kronik böbrek yetmezliği hastası, haftanın 3 günü diyaliz cihazına bağlı olarak ,bir gün böbrek nakli olabilmek umuduyla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Ancak bu hastaların yılda, sadece 500 ü bu olanağa kavuşuyor. HEMODİYALİZ HASTA SAYISI TOPLAM 26 BİN 707 kac kisinin bundan haberi var...hangi haber bulteni acikliyor.Ulkenin birinci dereceden kanayan yarasiyken kimsenin haberi yok herkes magazinini izleyip keyfine bakiyor...


Bu sayfa türk toplumunu diyaliz ve organ bagısı konusunda bilgilendirmek ayrica diyaliz hastalarina destek olmak amaciyla kurulmustur........Adımız genc olsada bu site tüm diyaliz hastalarınadır:)

Sitemiz yeni içeriği ve tasarımıyla artık sizlerle...Site diyaliz hastaları icin bir bilgi ve paylasim portali olup özellikle forumda deneyimlerinizi ve bilgilerinizi paylaşarak yeni diyaliz hastalarına ve sorunları olan insanlara destek olabilirsiniz...


[COLOR=red]Malesef ulkemizde organ bagisi yetersiz,bir cok insan organ beklerken hayatini kaybediyor.Organ bagisini artirmak konusunda devlet ve medya kuruluslari yeterince ugrasmiyor hatta hic ugrasmiyor bile diyebiliriz.Ancak bizler gibi gonullu insanlarin cabalari sayesinde birseyler degisebilir.Artik birilerinin birsey yapma zamani gelmistir..unutmayin bagislanan her organ yeni bir hayattir Organ bağışlamak için tek yapmaniz gereken şey AİLENİZE VE SEVDİKLERİNİZE VASİYETİNİZ OLARAK ORGANLARINIZIN BAĞIŞLAMASINI SÖYLEMEK YETERLİ OLACAKTIR,Başka hiç bir evrak veya kart gerekmemektedir...Organ bağışı ile ilgili Detayli bilgilere ulaşmak için Tiklayiniz

Malesef ulkemizde organ bagisi yetersiz,bir cok insan organ beklerken hayatini kaybediyor.Organ bagisini artirmak konusunda devlet ve medya kuruluslari yeterince ugrasmiyor hatta hic ugrasmiyor bile diyebiliriz.Ancak bizler gibi gonullu insanlarin cabalari sayesinde birseyler degisebilir.Artik birilerinin birsey yapma zamani gelmistir.Bizler deviantart uyeleri,sanatcilar olarak bu zor durumda olan insanlara yaptigimiz afislerle Turk toplumun bu konuda bilinclenmesini saglayarak yardim etmektir..unutmayin bagislanan her organ yeni bir hayattir

FORUM SAYFAMIZA GİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

 
.

Çigong nedir ? Böbrek alanında uygulama videoları


ÇİGONG NEDİR ?

[Resim: ci-acma-kapama.jpg]

Çigong veya Çikung (Pinyin: Qìgōng, Geleneksel Çince: belirli fiziksel duruşlar ve beden hareketleri ve/veya hayalle birleştirilen nefes tekniklerini kullanarak bedenin enerji dengesini düzenleyen Çin tıbbının ve savaş sanatlarının bir parçası olan Çin kaynaklı biyoenerjetik/enerjetik egzersizlerin genel başlığı. Çigong bedendeki çeşitli sistemleri optimum fonksiyon halinde tutarak vücudun doğal sağlık durumunu yeniden oluşturmasıyla Alternatif tıp uygulamalarının arasında yer almaktadır. Kelime, yaşam enerjisi anlamına gelen Çi ile çalışma ve inceleme anlamına gelen etkinlik yani gong (ya da Kung /Kung Fu/ kelimesindeki kung ile aynı) kelimesinin biraraya gelmesinden türetilmiştir.

Çigong antik Çin’in günümüze olgunlaştırarak ulaştırdığı kültürel bir mirasıdır. Sağlık koruma, tedavi, ruh-bedensel gelişim, özsavunma, sanat, eğitim bilimi gibi belli alanlarda beceri kazanmak (yetkinleşmek) amacıyla canlılık üzerinde uzun sürelerle kararlı olarak çalışmaya ve canlılığı etkileme sürecini bilimsel olarak incelemeye çigong denir.

Kendi ya da başkalarının yaşam gücü üzerinde çalışma, beslenme, yerleşim uygulamaları ve bilincin üst boyutlarıyla iletişim kurma (psikolojik danışmanlık) çigongun kapsamındadır. Vadi Ruhu Çigong Okulu çigongun özellikle ruh ve beden sağlığına olan katkılarını vurgulamaktadır: Programlarındaki alıştırma sistemleri, özellikle kronik hastalıkları tedavi eden ya da onlara karşı koruyan ve algılama yetisi, irade gösterme gibi zihinsel, ruhsal yetileri eğiten güçlü unsurlarıyla insan varlığını ileri düzeyde etkileyip geliştirme gücüne sahiptir.

Kişinin kendi üstünde yaptığı uygulamalar beden, soluma (can) ve zihin düzenleme temelleri üzerine kuruludur, belli duruş, devinim, soluma, titreşim (sesler), imgeleme, zihin odaklama ve kendi kendine masaj yöntemlerini içerir.

Çigong çoğunlukla sağlığın korunması için öğretilmesine karşın bazıları onu terapötik müdahalede, tedavide de kullanmaktadır. Bu amaçla yapılan çigong çalışmalarında yaşam enerjisini yani Çi'yi arttırmak ve vücutta serbestçe dolaşımını sağlayarak bazı sağlık sorunlarının üstesinden gelmek amacıyla temel gevşeme, dikkat toplama ve solunum teknikleri, belli duruş ve devinimleri, kendi kendine masaj uygulamaları ve dengeli yeme alışkanlıkları kullanılır.

Çigong çalışmalarında birtakım aygıtlar ve büyük alanlara hatta güçlü kas ve eklemler, elastik bir vücuda veya kondüsyona ihtiyaç duyulmamakta ancak bu çalışmalarda vücut sağlığına kavuşmakta veya mevcut sağlıklı olma durumu geliştirilmekte ve korunmaktadır. Savaş sanatları için çalışılan sert formları dışındaki çigong çalışmaları her yaş ve sağlık durumundaki insan tarafından yapılabilmektedir çünkü çigong'da bedensel hareket ve kas gücü veya elastikliği değil aksine gevşemiş bir fizik ve dengeli, aşırıya kaçmayan bir zihinsel durum ve özellikle çalışmalar esnasında aşırılıktan uzak bir duygusal yapı içinde bulunmak önemlidir. Ayrıca Çigong'un temel prensiplerine göre bedeni zorlayan, vücudun terleyerek sıvı kaybını arttıracak derecede enerji gerektiren çalışmalar çigongda geliştirilip kullanılması amaçlanan bünyenin doğal çi'sinin kaybedilmesine yol açmakta olduğundan çigong çalışmalarında da fiziksel yorgunluk ve tükenmişlik durumu çalışmaların doğru yapılmadığının da bir göstergesi olmaktadır. Bu yönüyle çigong günümüz modern kültür-fizik (Fitness, aerobik vb.) kültürüne olduğu kadar sert Yoga çalışmalarından da (Power Yoga vs. yoga türleri) oldukça farklıdır. Hindistan kökenli özellikle Hatha Yoga uygulamasından ayrılan diğer bir yönü de bedenin doğal ritmiyle daha fazla uyum göstermesi, nefes çalışmalarında da nefesin uzun sürelerle tutulması gibi uygulamaların olmamasıdır. Çigong çalışmaları dışarıdan izleyen bir kişi için etkisi konusunda şüpheye düşürecek denli bir sadelik göstermektedir. Bu, onun daha çok enerjetik beden üzerinde çalışmasından kaynaklanan bir sonuçtur.

Çigong uygulamalarında üç ana esas bulunmaktadır. Bunlar; zihin, nefes ve enerjidir. Bu çalışmalarla çi ya da yaşam enerjisi yoğunlaştırılır, etkinleştirilir ve kullanılır. Gevşeme çigongun temelidir çünkü gevşeme ile birlikte yalnızca bedendeki çi'nin rahatça akışı sağlanmamakta aynı zamanda zihin dingin ve uyanık hale getirildiğinden soluma da kendiliğinden düzenli hale gelmektedir. Zihin çigong alıştırmalarında çok önemlidir. Zihinle dikkati yönlendirerek çi yoğunlaştırılır, dolaştırılır, belirli uzuvlara yönlendirilir ve beslenip güçlendirilir.
Tıbbi Çigong
Çigong'da Akupunktur'da da kullanılan meridyenlerin önemi vardır

Çigong, Çin'de 1989 yılından bu yana tıbbı tedavi yöntemi olarak resmi kabul görmüş ve çoğu üniversitenin de müfredatına alınmıştır. 1996 yılında ise Çin hükümeti tarafından Ulusal Sağlık Planı'nın bir parçası olarak ele alınmıştır.

Tıbbi Çigong'un şu üç alanda uygulanmaktadır: 1. Bedenin sağlık durumunu korumak için fiziksel terapi ve belirli rahatsızlıkların tedavisi 2. Stres yönetimi ve gevşeme teknikleri 3. Harici Çi Sağaltımı (Çin Terapötik Dokunuşu olarak da adlandırılır)

[Resim: WTCKANSAS~1.jpg]

Kas-iskelet problemleri, iç organlara ilişkin problemler ve diğer rahatsızlıklara ilişkin geliştirilmiş belirli çigong egzersizleri vardır. Örneğin yirminci yüzyılda Şangay fizik terapistleri çigong ve savaş sanatları ustaları ile birlikte Batılı fizik terapi bilgisiyle geleneksel çigong formlarını bir araya getirerek boyun ve omuz problemleri, alt sırt, diz ve kalça, üst ve alt uzuvların eklem problemlerini, tenis dizi ve iç organ bozukluklarına yönelik sağaltıcı Liangong Shr Ba Fa (18 Arınma Metodu) adlı çigong formunu geliştirmişlerdir.

Çigong kadim Çin tıbbının bir başka önemli ve modern tıp tarafından da kabul görülen bir başka uygulaması; akupunkturla da benzer ilkeler üzerine kuruludur. Akapunktur'daki meridyen denilen çi'nin dolaşım kanalları metal, altın iğnelerle manipüle edilirken aynı işlem Çigong'da iğne kullanılmaksızın bir takım bedensel duruşlar, nefes ve imajinasyon teknikleriyle gerçekleştirilir. Her iki teknik de Çin tıbbının parçaları arasında yer alır ve çi'nin bedende yeterince bulunması ve serbestçe akması hedeflenir.

Tıpkı akupunktur gibi pek çok rahatsızlığa karşı alternatif bir tıp yöntemi olarak kullanılan Çigongun iyi geldiği söylenilen rahatsızlıklardan bazıları:


[Resim: 8_144_73-mingmen-kidney-qigong.jpg]


Sindirim sistemi rahatsızlıkları
Bronşit, astım ve allerjik rahatsızlıklar
Gribal enfeksiyonlar
Hormonal dengesizlik
Yüksek ve düşük tansiyon
Kalp, karaciğer ve böbrek yetmezliği
Multiple skleroz
Anksiyete ve stres
Obezite ve kilo problemleri



http://www.vadiruhu.com/cigong.html


ÇİGONG BÖBREK UYGULAMA VİDEOLARI
(youtubedan seçtiğim videoları ekliyorum,konuyla ilgili olarak
http://www.vadiruhu.com sitesini inceleyebilirsiniz.
Not:bu basit hareketleri kendinizi zorlamadan yavaş ve
derin nefes alarak deneyebilrsiniz,kendinizi zorlamayın.Tansiyonunuz
değişim halinde bırakın.





















Ayrıca bu kitabı okuyabilrsiniz :
Ejderi Uyandırmak Çigong, Bir Canlılık Bilimi
http://kitap.antoloji.com/ejderi-uyandir...mi-kitabi/
Hakan Onum
Yol Yayınları;
İstanbul, 2004, 14 x 20 cm., 374 sayfa, Türkçe.
ISBN No: 9757569593

Ayrıca bakınız : http://www.gencdiyaliz.com/forum/showthr...p?tid=2556

Gönderen fantastic, Çarşamba, 16 May 2012 19:37 [ Hepsini Oku ]
 
Google anasayfa
 
Google orta reklam
 
Son Haberler
Sağlık
Türkiyede Bir İlk !


Vajinadan böbrek nakli yapıldı


Acıbadem Sağlık Grubu
International Hospital Genel Cerrahi ve Organ Nakli Merkezi Başkanı
Prof. Dr. Alihan Gürkan ve ekibi, Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdi.




"Doğal Açıklık Cerrahisi" olarak adlandırılan NOTES yöntemiyle annenin böbreği vajinadan çıkartılarak kızına nakledildi.

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, dünyada 2 yıldır uygulanan "Doğal Açıklık Cerrahisi (NOTES)" yöntemi Türkiye'de ilk olarak 35 yaşındaki Ayşe Bulut'a uygulandı.

Anneden
vajinal yolla çıkarılan böbreği, Ayşe Bulut'un 7 yaşındaki kızı
Merve'ye nakleden Acıbadem Sağlık Grubu International Hospital Genel
Cerrahi ve Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan da, bu
operasyonun Türk tıp tarihinde bir ilk olduğunu belirterek, şunları dile getirdi: "Bir şey çıkartmak için neden vücudu keselim? Bu yöntemle vajina ile
rahmin yerleştiği yerdeki yumuşak dokuda 2-3 santimetrelik bir kesi
yapıyor ve böbreğe buradan erişip vajina kanalından dışarı çıkarıyoruz.
Vericinin vücudunda kesik oluşmuyor ve iyileşme çok hızlı sağlanıyor. Bu yöntemle dalağı, safra kesesini ya da istenen her
organı rahatlıkla çıkartabiliyoruz." Prof. Dr. Gürkan, operasyonun
dünyadaki örneklerine de dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Bu yöntemle
ilk operasyon ABD'de yapıldı. ABD'deki bu ameliyat 3 saat sürdü. Böbrek
3 dakika boyunca oksijensiz kaldı. 5 dakikadan fazla
böbrek oksijensiz kalırsa yaşayamıyor. Merve'nin ameliyatı ise 2 saat
30 dakika sürdü. Böbrek 2 dakika 30 saniye oksijensiz kaldı. Merve'in
işlevini yitiren 3 santimetrelik böbreğinin yerine takılan böbrek 10
santimetre. Merve'nin iç organlarını yerine iterek böbreği
yerleştirdik." Organ bağışı Organ bağışlayan insanların, bir hayat
bağışladıklarını ifade eden Prof. Dr. Gürkan, bu kişiler için en iyi
yöntemi sunmak istediklerini belirtti. Prof. Dr. Gürkan, şunları
kaydetti: "Onlar bir hayat bağışlıyorlar, biz de ekip olarak onlara tıbbın en son,
en konforlu olanaklarını sunmak istiyoruz. Bu bütün modern organ nakli
merkezlerinin canlı vericilere karşı olan borcudur. Ayşe Bulut'un
böbreğini çıkarırken kullandığımız yöntem de, cerrahi de tıbbın son
noktası. Türk insanına da bu konforu yaşatmak istedik. Bir
ilki gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz." Ayşe Bulut da, hayatının en
anlamlı Anneler Günü'nü yaşadığını belirterek, duygularını şöyle ifade
etti: "Kızım 7 yıl önce doğdu diyordum ama artık, onu bir kez daha
doğurdum diyorum. Sanki kızımı ikinci kez dünyaya getirdim. Benden
çıkarılan böbrekle onun hayatına sağlıklı devam etmesi benim için
dünyalara bedel. Yaşadığımız tüm acılar geride kaldı. Artık
benim kızım da arkadaşlarıyla gönlünce koşup oynayabilecek. Onun
yeniden hayata dönüşü, hayatım boyunca alabileceğim en güzel Anneler
Günü hediyesi oldu." 





Gönderen fantastic, Pazartesi, 14 May 2012 18:04 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Duyurular
Doktor, annesinin organlarıyla hayat verdi


Ankara'dan bursa'ya torununu ziyarete gelen ve kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden 3 çocuk annesinin organları 5 kişiye umut oldu
Güncelleme:01 Şubat 2012 11:28

Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde doktorluk yapan Cihad Yükselir, Bursa'da hayatını kaybeden 51 yaşındaki annesi Gülşen Yükselir'in organlarını bağışlama kararı aldı. Torunlarını görmek için geldiği Bursa'da hayatını kaybeden 3 çocuk annesinin karaciğer, iki böbrek ve korneaları uzun süredir yaşam mücadelesi veren hastalara hayat kaynağı oldu.

Yaklaşık bir hafta önce Bursa'da oturan oğlu Vedat Yükselir'in yanına gelen Gülşen Yükselir, akşam saatlerinde aniden rahatsızlandı. Torununu sevmeye gelen Yükselir'in fenalaştığını gören oğlu, hemen 112 Acil Sağlık ekiplerine haber verdi. Eve gelen sağlık ekipleri, Yükselir'i Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırdı. Kalbinin durduğu anlaşılan Yükselir, yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Ancak beyin ölümü gerçekleştiği öğrenilen Yükselir hayatını kaybetti. Acılı haberi alan ve Ankara'da bulunan Gülşen Yükselir'in eşi Feridun Yükselir, doktor olan oğlu Cihat Yükselir ve kızı Sevde Yükselir hemen Bursa'ya geldi. Eşinin vefat ettiğini öğrenen Feridun Yükselir, biri doktor olan çocukları ile bir araya gelerek eşinin organlarının bağışlanmasına karar verdi. Bunun üzerine Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hummalı bir koşturmaca başladı. Yükselir'in 2 böbreği, 2 kornea ve bir karaciğeri başka hastalara nakledilmek üzere transfer edildi.

Balıkesir'in Bandırma ilçesinde yaşayan ve karaciğer nakli için bekleyen 53 yaşındaki Şaban Yılmaz'ı arayan hastane yetkilileri mutlu haberi verdi. Hemen ameliyata alınan Yılmaz'a karaciğer nakli yapıldı. Böbrek nakli bekleyen diğer hastaların da hastanede hazır bulunması istendi. Sabah saatlerinde hastaneye gelen ve böbrek nakli için bekleyen hastalar, diyaliz makinelerine bağlanarak mutlu haberi bekledi. Yapılan tahlil ve tetkikler sonucunda Yükselir'in 2 böbreği, 6 yıldır bekleyen Erzurumlu Güli Daşcı ve Hasan Kurt isimli hastalara nakledildi.

Hastaları ameliyata alan Uludağ Üniversitesi
Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr.
Hakan Vuruşkan, yapılan inceleme sonucunda karaciğer ve böbreklerin
ihtiyacı olan hastalara takılacağını söyledi. Organ bağışının
yapılacağını haber aldıktan sonra büyük bir özveriyle çalıştıklarını
anlatan Vuruşkan, "Organ bağışının yapılması hastaların yanında bizi de
çok mutlu ediyor. Keşke herkes organlarını bağışlasa ve burada umutla
bekleyen hastalarımıza şifa olsa. Umarım tüm Türkiye, buradaki aileler
gibi duyarlı olur" diye konuştu.

"ÜZGÜN AMA BİR O KADAR DA MUTLUYUZ"

Eşini
kaybetmenin acısını yaşayan Türkiye Enerji Su Gaz İşçileri Sendikası
(TES-İŞ) Eğitim Sekreteri Feridun Yükselir, hemen çocuklarını toplayarak
eşinin organlarının bağışlanması kararını aldı. Çocukları için de örnek
bir davranış sergileyen baba Yükselir, "Eşim, çocuğunu ve torununu
görmek için Bursa'ya gelmişti. Ancak aniden bir haber geldi ve eşimin
hastaneye kaldırıldığını öğrendim. Çocuklarımla beraber hemen Bursa'ya
geldik. Eşimin vefatından sonra çocuklarımla bir araya gelerek ortak bir
karar aldık ve organların bağışlanmasına karar verdik. Üzgünüm ama
organların başka canlarda yaşaması bizi bir o kadar da mutlu etti" dedi.

Gülhane
Askeri Tıp Akademisi'nde görev yapan Doktor Cihat Yükselir, annesinin
böyle güzel bir hizmete vesile olmasından dolayı mutlu olduklarını
kaydederek, "Bir taraftan üzülürken, diğer yandan seviniyoruz. Annemizin
organlarının başka hayatlarda yaşaması acımızı hafifletiyor. Verilen
organlar başkalarının hayatını kurtardı. Bence her insan organ bağışı
yapmalı. Çünkü başka insanların mutlu olduğunu görmek çok sevindirici"
diye konuştu.

Torun hasretiyle Ankara'dan Bursa'ya gelen Gülşen
Yükselir'in Bursa'da yaşayan oğlu Vedat Yükselir ise, annesinin torununu
sevmeye doyamadığını anlatarak, "Hepimiz ölüm duygusunu yaşayacağız.
Çocuklarımız, torunlarımız bu acıyı yaşayacak. Ancak annemin
organlarının başka insanlarda yaşaması bizi çok mutlu edecek. Biz,
organları bağışlanan insanlarla görüşeceğiz. Çünkü onlarda annemin bir
parçası var. Annemin gözlerini, annemizin duygularını bu insanlarda
göreceğiz" dedi.

Evin en küçük kızı Sevde Yükselir, "Annem yaşamış
olsaydı, o da organlarının bağışlanmasını isterdi. Bir organ demek bir
can demek. Umarım duyarlı aileler çoğalır" diye konuştu.

EŞİ KENDİSİNDEN DAHA ÇOK HEYECANLANDI

Böbrek
naklinin eşine yapılacağını öğrenince sevinçten yerinde duramayan Güli
Daşcı'nın eşi İhsan Daşcı, mutluluğunun kelimelerle tarif
edilemeyeceğini söyledi. Eşinin 6 yıldır böbrek nakli için beklediğini
ifade eden Daşcı, "Allah herkese bu mutluluğu nasip etsin. Şu anda
sevincimi kelimelerle tarif edemem" dedi.

Böbrek naklini heyecanla
beklediklerini söyleyen 3 çocuk annesi Güli Daşcı ise, "6 yıldır
diyalize giriyordum. Bu sabah aradıklarında hemen hastaneye koşturdum.
Şu anda çok mutluyum" diye konuştu.

6 yıldır nakil bekleyen ve
serbest danışmanlık yapan Hasan Kurt, organ naklini yapan aileye
teşekkür etti. Kurt, "Şu anda parayla alınamayacak bir mutluluk bize
verildi. Sabah nakil olacağı haberi gelince bir an heyecandan bayılacak
gibi oldum. O anda yere çöküp kaldım. Ancak ben hasta olurken hastaneye
geldim ve bir anda diyalize bağlandım. Hayatta en güzel şey sağlıklı
olmak" dedi.

Organ naklinin yapılacağı andan itibaren büyük bir
özveriyle çalılan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ Nakli
Koordinatörü Sahriye Keskin, insanların sağlığına kavuşmasının
kendilerini çok mutlu ettiklerini söyledi. Keskin, "Biz,
vatandaşlarımızın sağlığı için buradayız. Organ nakli yapan insanların
mutluluğunu gözlerinde görünce inanın ben daha çok mutlu oluyorum.
Umarım bundan sonra organ bağışı yapan çok kişi olur ve nakil bekleyen
tüm hastalarımız sağlığına kavuşur" dedi.


Gönderen fantastic, Perşembe, 02 Şubat 2012 03:34 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Duyurular
Yeşil Kartlılara Gelir Testi






Yeşil kartlıların gelir testleri sürüyor. Şu ana dek 5 bin kişinin gelir testi yapıldı...


Genel sağlık sigortası uygulanmaya başladı .

Herkesi tek bir sağlık şemsiyesi altında toplamayı amaçlayan sistem için yeşilkartlıların ve şu ana kadar hiç bir sağlık güvencesi olmayanların gelir testi yaptırması gerekiyor.

Geliri 295 liranın altında olanların genel sağlık sigortası primini devlet yatıracak.

Gelir testini sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları yapıyor.

Sosyal Yardımlar Genel Müdür Aziz Yıldırım; "125 bin kişi sisteme kaydoldu ve sgk'ya bildirildi. Gelir testi yapılacak. 5 bin kişinin gelir testi yapıldı. Yüzde 80'i g sıfır denilen , hiçbir geliri olmayan vatandaşlardan olduğu kayıtlarda mevcut." diye konuştu.

Bu arada 2011 yılı içinde gelir testinden bağımsız olarak SOYBİS (Sosyal yardım bilgi sistemi) çerçevesinde 450 bin yeşil kartlının haksız yollardan bu karta sahip olduğu anlaşıldı.

Gönderen fantastic, Pazartesi, 16 Ocak 2012 05:14 Yorumlar(0), Hepsini Oku
 
Haberler
Sağlık
Türkiyede Bir İlk !


Vajinadan böbrek nakli yapıldı


Acıbadem Sağlık Grubu
International Hospital Genel Cerrahi ve Organ Nakli Merkezi Başkanı
Prof. Dr. Alihan Gürkan ve ekibi, Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdi.




"Doğal Açıklık Cerrahisi" olarak adlandırılan NOTES yöntemiyle annenin böbreği vajinadan çıkartılarak kızına nakledildi.

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, dünyada 2 yıldır uygulanan "Doğal Açıklık Cerrahisi (NOTES)" yöntemi Türkiye'de ilk olarak 35 yaşındaki Ayşe Bulut'a uygulandı.

Anneden
vajinal yolla çıkarılan böbreği, Ayşe Bulut'un 7 yaşındaki kızı
Merve'ye nakleden Acıbadem Sağlık Grubu International Hospital Genel
Cerrahi ve Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan da, bu
operasyonun Türk tıp tarihinde bir ilk olduğunu belirterek, şunları dile getirdi: "Bir şey çıkartmak için neden vücudu keselim? Bu yöntemle vajina ile
rahmin yerleştiği yerdeki yumuşak dokuda 2-3 santimetrelik bir kesi
yapıyor ve böbreğe buradan erişip vajina kanalından dışarı çıkarıyoruz.
Vericinin vücudunda kesik oluşmuyor ve iyileşme çok hızlı sağlanıyor. Bu yöntemle dalağı, safra kesesini ya da istenen her
organı rahatlıkla çıkartabiliyoruz." Prof. Dr. Gürkan, operasyonun
dünyadaki örneklerine de dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Bu yöntemle
ilk operasyon ABD'de yapıldı. ABD'deki bu ameliyat 3 saat sürdü. Böbrek
3 dakika boyunca oksijensiz kaldı. 5 dakikadan fazla
böbrek oksijensiz kalırsa yaşayamıyor. Merve'nin ameliyatı ise 2 saat
30 dakika sürdü. Böbrek 2 dakika 30 saniye oksijensiz kaldı. Merve'in
işlevini yitiren 3 santimetrelik böbreğinin yerine takılan böbrek 10
santimetre. Merve'nin iç organlarını yerine iterek böbreği
yerleştirdik." Organ bağışı Organ bağışlayan insanların, bir hayat
bağışladıklarını ifade eden Prof. Dr. Gürkan, bu kişiler için en iyi
yöntemi sunmak istediklerini belirtti. Prof. Dr. Gürkan, şunları
kaydetti: "Onlar bir hayat bağışlıyorlar, biz de ekip olarak onlara tıbbın en son,
en konforlu olanaklarını sunmak istiyoruz. Bu bütün modern organ nakli
merkezlerinin canlı vericilere karşı olan borcudur. Ayşe Bulut'un
böbreğini çıkarırken kullandığımız yöntem de, cerrahi de tıbbın son
noktası. Türk insanına da bu konforu yaşatmak istedik. Bir
ilki gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz." Ayşe Bulut da, hayatının en
anlamlı Anneler Günü'nü yaşadığını belirterek, duygularını şöyle ifade
etti: "Kızım 7 yıl önce doğdu diyordum ama artık, onu bir kez daha
doğurdum diyorum. Sanki kızımı ikinci kez dünyaya getirdim. Benden
çıkarılan böbrekle onun hayatına sağlıklı devam etmesi benim için
dünyalara bedel. Yaşadığımız tüm acılar geride kaldı. Artık
benim kızım da arkadaşlarıyla gönlünce koşup oynayabilecek. Onun
yeniden hayata dönüşü, hayatım boyunca alabileceğim en güzel Anneler
Günü hediyesi oldu." 





Gönderen fantastic, Pazartesi, 14 May 2012 18:04 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Duyurular
Doktor, annesinin organlarıyla hayat verdi


Ankara'dan bursa'ya torununu ziyarete gelen ve kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden 3 çocuk annesinin organları 5 kişiye umut oldu
Güncelleme:01 Şubat 2012 11:28

Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde doktorluk yapan Cihad Yükselir, Bursa'da hayatını kaybeden 51 yaşındaki annesi Gülşen Yükselir'in organlarını bağışlama kararı aldı. Torunlarını görmek için geldiği Bursa'da hayatını kaybeden 3 çocuk annesinin karaciğer, iki böbrek ve korneaları uzun süredir yaşam mücadelesi veren hastalara hayat kaynağı oldu.

Yaklaşık bir hafta önce Bursa'da oturan oğlu Vedat Yükselir'in yanına gelen Gülşen Yükselir, akşam saatlerinde aniden rahatsızlandı. Torununu sevmeye gelen Yükselir'in fenalaştığını gören oğlu, hemen 112 Acil Sağlık ekiplerine haber verdi. Eve gelen sağlık ekipleri, Yükselir'i Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırdı. Kalbinin durduğu anlaşılan Yükselir, yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Ancak beyin ölümü gerçekleştiği öğrenilen Yükselir hayatını kaybetti. Acılı haberi alan ve Ankara'da bulunan Gülşen Yükselir'in eşi Feridun Yükselir, doktor olan oğlu Cihat Yükselir ve kızı Sevde Yükselir hemen Bursa'ya geldi. Eşinin vefat ettiğini öğrenen Feridun Yükselir, biri doktor olan çocukları ile bir araya gelerek eşinin organlarının bağışlanmasına karar verdi. Bunun üzerine Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hummalı bir koşturmaca başladı. Yükselir'in 2 böbreği, 2 kornea ve bir karaciğeri başka hastalara nakledilmek üzere transfer edildi.

Balıkesir'in Bandırma ilçesinde yaşayan ve karaciğer nakli için bekleyen 53 yaşındaki Şaban Yılmaz'ı arayan hastane yetkilileri mutlu haberi verdi. Hemen ameliyata alınan Yılmaz'a karaciğer nakli yapıldı. Böbrek nakli bekleyen diğer hastaların da hastanede hazır bulunması istendi. Sabah saatlerinde hastaneye gelen ve böbrek nakli için bekleyen hastalar, diyaliz makinelerine bağlanarak mutlu haberi bekledi. Yapılan tahlil ve tetkikler sonucunda Yükselir'in 2 böbreği, 6 yıldır bekleyen Erzurumlu Güli Daşcı ve Hasan Kurt isimli hastalara nakledildi.

Hastaları ameliyata alan Uludağ Üniversitesi
Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr.
Hakan Vuruşkan, yapılan inceleme sonucunda karaciğer ve böbreklerin
ihtiyacı olan hastalara takılacağını söyledi. Organ bağışının
yapılacağını haber aldıktan sonra büyük bir özveriyle çalıştıklarını
anlatan Vuruşkan, "Organ bağışının yapılması hastaların yanında bizi de
çok mutlu ediyor. Keşke herkes organlarını bağışlasa ve burada umutla
bekleyen hastalarımıza şifa olsa. Umarım tüm Türkiye, buradaki aileler
gibi duyarlı olur" diye konuştu.

"ÜZGÜN AMA BİR O KADAR DA MUTLUYUZ"

Eşini
kaybetmenin acısını yaşayan Türkiye Enerji Su Gaz İşçileri Sendikası
(TES-İŞ) Eğitim Sekreteri Feridun Yükselir, hemen çocuklarını toplayarak
eşinin organlarının bağışlanması kararını aldı. Çocukları için de örnek
bir davranış sergileyen baba Yükselir, "Eşim, çocuğunu ve torununu
görmek için Bursa'ya gelmişti. Ancak aniden bir haber geldi ve eşimin
hastaneye kaldırıldığını öğrendim. Çocuklarımla beraber hemen Bursa'ya
geldik. Eşimin vefatından sonra çocuklarımla bir araya gelerek ortak bir
karar aldık ve organların bağışlanmasına karar verdik. Üzgünüm ama
organların başka canlarda yaşaması bizi bir o kadar da mutlu etti" dedi.

Gülhane
Askeri Tıp Akademisi'nde görev yapan Doktor Cihat Yükselir, annesinin
böyle güzel bir hizmete vesile olmasından dolayı mutlu olduklarını
kaydederek, "Bir taraftan üzülürken, diğer yandan seviniyoruz. Annemizin
organlarının başka hayatlarda yaşaması acımızı hafifletiyor. Verilen
organlar başkalarının hayatını kurtardı. Bence her insan organ bağışı
yapmalı. Çünkü başka insanların mutlu olduğunu görmek çok sevindirici"
diye konuştu.

Torun hasretiyle Ankara'dan Bursa'ya gelen Gülşen
Yükselir'in Bursa'da yaşayan oğlu Vedat Yükselir ise, annesinin torununu
sevmeye doyamadığını anlatarak, "Hepimiz ölüm duygusunu yaşayacağız.
Çocuklarımız, torunlarımız bu acıyı yaşayacak. Ancak annemin
organlarının başka insanlarda yaşaması bizi çok mutlu edecek. Biz,
organları bağışlanan insanlarla görüşeceğiz. Çünkü onlarda annemin bir
parçası var. Annemin gözlerini, annemizin duygularını bu insanlarda
göreceğiz" dedi.

Evin en küçük kızı Sevde Yükselir, "Annem yaşamış
olsaydı, o da organlarının bağışlanmasını isterdi. Bir organ demek bir
can demek. Umarım duyarlı aileler çoğalır" diye konuştu.

EŞİ KENDİSİNDEN DAHA ÇOK HEYECANLANDI

Böbrek
naklinin eşine yapılacağını öğrenince sevinçten yerinde duramayan Güli
Daşcı'nın eşi İhsan Daşcı, mutluluğunun kelimelerle tarif
edilemeyeceğini söyledi. Eşinin 6 yıldır böbrek nakli için beklediğini
ifade eden Daşcı, "Allah herkese bu mutluluğu nasip etsin. Şu anda
sevincimi kelimelerle tarif edemem" dedi.

Böbrek naklini heyecanla
beklediklerini söyleyen 3 çocuk annesi Güli Daşcı ise, "6 yıldır
diyalize giriyordum. Bu sabah aradıklarında hemen hastaneye koşturdum.
Şu anda çok mutluyum" diye konuştu.

6 yıldır nakil bekleyen ve
serbest danışmanlık yapan Hasan Kurt, organ naklini yapan aileye
teşekkür etti. Kurt, "Şu anda parayla alınamayacak bir mutluluk bize
verildi. Sabah nakil olacağı haberi gelince bir an heyecandan bayılacak
gibi oldum. O anda yere çöküp kaldım. Ancak ben hasta olurken hastaneye
geldim ve bir anda diyalize bağlandım. Hayatta en güzel şey sağlıklı
olmak" dedi.

Organ naklinin yapılacağı andan itibaren büyük bir
özveriyle çalılan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ Nakli
Koordinatörü Sahriye Keskin, insanların sağlığına kavuşmasının
kendilerini çok mutlu ettiklerini söyledi. Keskin, "Biz,
vatandaşlarımızın sağlığı için buradayız. Organ nakli yapan insanların
mutluluğunu gözlerinde görünce inanın ben daha çok mutlu oluyorum.
Umarım bundan sonra organ bağışı yapan çok kişi olur ve nakil bekleyen
tüm hastalarımız sağlığına kavuşur" dedi.


Gönderen fantastic, Perşembe, 02 Şubat 2012 03:34 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Duyurular
Yeşil Kartlılara Gelir Testi






Yeşil kartlıların gelir testleri sürüyor. Şu ana dek 5 bin kişinin gelir testi yapıldı...


Genel sağlık sigortası uygulanmaya başladı .

Herkesi tek bir sağlık şemsiyesi altında toplamayı amaçlayan sistem için yeşilkartlıların ve şu ana kadar hiç bir sağlık güvencesi olmayanların gelir testi yaptırması gerekiyor.

Geliri 295 liranın altında olanların genel sağlık sigortası primini devlet yatıracak.

Gelir testini sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları yapıyor.

Sosyal Yardımlar Genel Müdür Aziz Yıldırım; "125 bin kişi sisteme kaydoldu ve sgk'ya bildirildi. Gelir testi yapılacak. 5 bin kişinin gelir testi yapıldı. Yüzde 80'i g sıfır denilen , hiçbir geliri olmayan vatandaşlardan olduğu kayıtlarda mevcut." diye konuştu.

Bu arada 2011 yılı içinde gelir testinden bağımsız olarak SOYBİS (Sosyal yardım bilgi sistemi) çerçevesinde 450 bin yeşil kartlının haksız yollardan bu karta sahip olduğu anlaşıldı.

Gönderen fantastic, Pazartesi, 16 Ocak 2012 05:14 Yorumlar(0), Hepsini Oku
 
Diyaliz Merkezleri Tanıtımı

Diyaliz Merkezleri Tantim bölümünde ülkemizdeki çeşitli diyaliz merkezlerinin tanıtımını ulaşabilirsiniz. Özel Bodrum Diyaliz merkezi Türkiye de özel Diyaliz Merkezlerinin ilklerindendir ve 1996 yılından bu yana kronik Böbrek hastalarına itina ve titizlikle hizmet vermektedir. 10 yıldır kurucusu ve Doktoru olan Sayın Dr. Zeki Malkoç ve Ekibi, Devami icin tıklayınız

DİYALİZ MERKEZİNİZİN TANITIMINI YAPMAK İSTİYORSANIZ BİZİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ. iLETİŞİM FORMU İÇİN BURAYI TIKLAYINIZ.

 
Hepsiburada reklam2
 
google altsayfa
 

Gencdiyaliz Sitesi para kazanmak için kurulmuş ticari kaygılarla yapılmış bir site Değildir,Tamamiyle türkiyede organ bağışını çoğaltmak ve bizler gibi ülkemizdeki Diyaliz hastalarına Destek olmak için açılmıştır,Ana misyonumuz paylasimdir,sitedeki bütün materyaller izin alınmak yada kaynak göstermek suretiyle kullanima aciktir. Sitemizde verilen bilgiler tedavi amaçlı değildir,doktor tavsiye yerine geçmez.
 

MKPortal Türkiye


MKPortal M1.1.1 ©2003-2008 mkportal.it
Bu safya 0.11537 saniyede 37 sorguyla oluşturuldu