">
Cnn Turk Hayata Bağış Projesi
 
Gencdiyaliz Sayfasina Hoşgeldiniz

Genc olsada bızım adımız bız herkeze hıtap ederız Enguzel kaplerle sevgılerle doludur yuregımız Nedensız bır sevınc var ıcımızde burada oldugumuz vakit Çünkü biz burda bır aileyız dostuz arkadasız kardeşiz


GENCDİYALİZ SAYFASINA HOSGELDİNİZ



Genc diyalizsayfasi artik yeni tasarımıyla sizlerle foruma ve sitemize katilimlarinizi bekliyoruz..Adımız genc olsada bu site tüm diyaliz hastalarınadır:) sevgilerimizle..Türkiye de, yaklaşık 30 bin kronik böbrek yetmezliği hastası, haftanın 3 günü diyaliz cihazına bağlı olarak ,bir gün böbrek nakli olabilmek umuduyla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Ancak bu hastaların yılda, sadece 500 ü bu olanağa kavuşuyor. HEMODİYALİZ HASTA SAYISI TOPLAM 26 BİN 707 kac kisinin bundan haberi var...hangi haber bulteni acikliyor.Ulkenin birinci dereceden kanayan yarasiyken kimsenin haberi yok herkes magazinini izleyip keyfine bakiyor...


Bu sayfa türk toplumunu diyaliz ve organ bagısı konusunda bilgilendirmek ayrica diyaliz hastalarina destek olmak amaciyla kurulmustur........Adımız genc olsada bu site tüm diyaliz hastalarınadır:)

Sitemiz yeni içeriği ve tasarımıyla artık sizlerle...Site diyaliz hastaları icin bir bilgi ve paylasim portali olup özellikle forumda deneyimlerinizi ve bilgilerinizi paylaşarak yeni diyaliz hastalarına ve sorunları olan insanlara destek olabilirsiniz...


[COLOR=red]Malesef ulkemizde organ bagisi yetersiz,bir cok insan organ beklerken hayatini kaybediyor.Organ bagisini artirmak konusunda devlet ve medya kuruluslari yeterince ugrasmiyor hatta hic ugrasmiyor bile diyebiliriz.Ancak bizler gibi gonullu insanlarin cabalari sayesinde birseyler degisebilir.Artik birilerinin birsey yapma zamani gelmistir..unutmayin bagislanan her organ yeni bir hayattir Organ bağışlamak için tek yapmaniz gereken şey AİLENİZE VE SEVDİKLERİNİZE VASİYETİNİZ OLARAK ORGANLARINIZIN BAĞIŞLAMASINI SÖYLEMEK YETERLİ OLACAKTIR,Başka hiç bir evrak veya kart gerekmemektedir...Organ bağışı ile ilgili Detayli bilgilere ulaşmak için Tiklayiniz

Malesef ulkemizde organ bagisi yetersiz,bir cok insan organ beklerken hayatini kaybediyor.Organ bagisini artirmak konusunda devlet ve medya kuruluslari yeterince ugrasmiyor hatta hic ugrasmiyor bile diyebiliriz.Ancak bizler gibi gonullu insanlarin cabalari sayesinde birseyler degisebilir.Artik birilerinin birsey yapma zamani gelmistir.Bizler deviantart uyeleri,sanatcilar olarak bu zor durumda olan insanlara yaptigimiz afislerle Turk toplumun bu konuda bilinclenmesini saglayarak yardim etmektir..unutmayin bagislanan her organ yeni bir hayattir

 
Haberler








Dışişleri eski Bakanı ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Grubu Başkanı Frank-Walter Steinmeier, siyasete birkaç hafta ara vereceğini açıkladı.




Frank-Walter Steinmeier’in, Berlin’de düzenlediği basın
toplantısında eşinin ağır böbrek hastası olduğunu, bir alternatifi
bulunamaması ve yapılan ön incelemeler buna izin vermesi nedeniyle,
eşine gereken böbreği kendisinin bağışlayacağını açıkladı. Steinmeier,
eşinin rahatsızlığının son dönemde arttığını belirterek, “Doktorlar da
bana ancak bir organ nakli ile ona yardımcı olabileceğimizi söylediler.
Başka bir alternatif olmadığından, ilk tıbbi muayeneler de uygun
olduğunu gösterdiğinden ben şahsen organ bağışında bulunacağım" dedi.
Sosyal Demokrat siyasetçi basına açıklamasında "Organ nakli için gerekli
işlemler bu hafta içinde yapılacak; dolayısıyla takdir edersiniz ki
önümüzdeki haftalar boyunca siyasette etkin olamayacağım" dedi.



Gießen Üniversitesi'ndeki öğrencilik yıllarında tanışan Frank-Walter
Steinmeier ve Elke Bütenbender 15 yıldır evli. İdari hâkim olan
Bütenbender’in durumunun son haftalarda ağırlaştığı ve yeni böbrek
bekleyenlerin listesi çok uzun olduğu için, Steinmeier’in kendi
böbreğini bağışlamaya karar verdiği belirtiliyor. Bu amaçla bugün
kendini doktorlara teslim edeceğini ve böbrek nakli için gerekli
ameliyatların bu hafta içinde yapılacağını söyleyen Steinmeier, "Birkaç
hafta boyunca siyaset sahnesinden çekilmemi anlayışla
karşılayacaksınızdır” diye konuştu.



Steinmeier, yerine SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel’in vekalet
edeceğini bildirirken Ekim ayında görevinin başına dönebileceğini
umduğunu söyledi. Görüşlerine başvurdukları doktorların, organ naklinin
kendi hayatına bir kısıtlama getirmeyeceğini belirttiğini söyleyen
Steinmeier, "Yakında sağlıklı olarak tekrar karşınızda olabileceğim
kanısındayım.” dedi.



Steinmeier’in açıklaması Berlin’de büyük yankı uyandırdı. Başbakan Angela Merkel,
2005 - 2009 yılları arasında başbakanlığını yaptığı Büyük Koalisyon'un
dışişleri bakanı Steinmeie’i telefonla arayarak, iyi dileklerini
ilettiğini belirtirken Almanlar’ı organ bağışına çağırdı.



Federal Sağlık Bakanı Philipp Rösler de, Steinmeier’in saygı
duyulacak bu tavrıyla organ nakli konusunu tekrar kamuoyunun bilincine
getirdiğini vurgulayarak kararını övdü. Siyasi yelpazenin tüm
kanatlarından Steinmeier’e iyi dilekler yağarken, SPD Genel Başkanı
Gabriel, bu haberle, böyle hayati bir durumla karşılaşınca siyasi görüş
farklılıklarının ne kadar önemsiz olduğunun tekrar gözler önüne
serildiğini belirtti.



EŞİ YARGIÇ



Steinmeier'in 1988 yılında tanıştığı eşi Elke Büdenbender 48 yaşında
ve Berlin'deki bir idare mahkemesinde yargıçlık yapıyor. 1995'te
evlenen çiftin 14 yaşında kızları bulunuyor.



Almanya’da böbrek bekleyenlerin sayısı 8 binden fazla. Geçen yıl
yapılan böbrek nakli sayısı 2800’de kaldı. Bunların çoğu ölen
donörlerden alınan böbreklerle gerçekleştirilirken, 600 böbrek ise
yaşayan kişiler tarafından bağışlandığı açıklandı.



İhsan DÖRTKARDEŞ / DHA

(Doğan Haber Ajansı) 24.08.2010 10:08


Güncel
Alman Sosyal Demokrat Lider Steinmeier, Eşine Böbreğini Verecek



Eşine Böbreğini Vermek için Politikaya Ara Veriyor



Almanya
Dışişleri eski Bakanı ve SPD Federal Meclis Grubu Başkanı 54 yaşındaki
Frank-Walter Steinmeier, eşine böbreğini vermek için siyasete birkaç
hafta ara vereceğini açıkladı.

Gönderen fantastic, Çarşamba, 25 Ağustos 2010 05:39 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Duyurular
3 İLAÇ GERİ ÇEKİLİYOR

3 ilaç geri çekiliyor
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü, 3 ilaç için geri çekme kararı aldı.



Poliforma İlaç Sanayi ve Tic.A.Ş. adına ruhsatlı olan “PF yüzde 5 Dektroz Laktaklı Ringer Solisyonu 1000 ml” adlı serumun E-0901005-1 seri numaralısında yapılan inceleme sonucu, numune içerisinde partikül ve elyaf bulunması nedeniyle 2.Sınıf B seviyesinde geri çekme işlemi uygulanmasına karar verildi.

Sivilce tedavisinde kullanılan Embil İlaç Sanayi Ltd.Şti. adına ruhsatlı “Isotrexin Jel” adlı ilacın yapılan inceleme ve analiz sonucu safsızlık oranının firma değerlerine göre yüksek olması nedeniyle 245L serisinin geri çekilmesi istendi.

Vücuttaki çinko eksikliğinin tedavisinde kullanılan Berko İlaç ve Kimya Sanayi adına ruhsatlı “Zinco 220 mg. Tablet” adlı ilacın da yapılan inceleme ve analiz sonucunda 0806024'nolu serisinde, etken madde miktarının firma limitlerinden az olduğu tespit edildiği için 2. sınıf B seviyesinde geri çekileceği bildirildi.

Eczanelerin, ilaç depolarının ve hastanelerin ellerindeki ilgili seriye ait ilaçları en kısa süre içerisinde ilgili ilaç firmalarına iade etmeleri gerekiyor.

Gönderen fantastic, Çarşamba, 17 Şubat 2010 20:10 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Güncel
PİYASADA İLAÇ YOK, ÖLÜMCÜL SONUÇ YOLDA





PİYASADA İLAÇ YOK, ÖLÜMCÜL SONUÇ YOLDA

13 Ocak 2010 Çarşamba



ADANA Eczacı Odası (ADEO) Başkanı Burhanettin Bulut, ilaç firmalarının piyasaya
ürün vermediğini belirterek, "Kanser, hipertansiyon gibi önemli hastalıkların
ilaçları piyasada yok, ölümcül sonuçlar yolda" dedi



ADANA Eczacı Odası (ADEO) Başkanı Burhanettin Bulut, sağlıkta artan harcamalar
nedeniyle ilaç fiyatlarında indirim yapılmasıyla birçok ilaç firmasının piyasaya
ürün vermediğini belirterek, "Kanser, hipertansiyon gibi önemli hastalıkların
ilaçları piyasada yok, ölümcül sonuçlar yolda" dedi.



Devletin sağlıkta tasarruf etmeye çalıştığını, firma yetkililerinin ise son
fiyatlamalarla, bazı ürünlerin maliyetlerin altına düşüldüğü gerekçesiyle
piyasaya ilaç vermediğini anlatan Bulut, bu tablonun vatandaşı mağdur ettiğini
savundu. Aralarında kanser ve hipertansiyon gibi hastalıklarda kullanılanların
da bulunduğu 120 kalem ilacın piyasada bulunmadığını vurgulayan Bulut, bazı
ilaçların eş değerlerinin de olmaması nedeniyle ölümcül sonuçların
yaşanabileceği öngörüsünde bulundu.



TEB YOK SAYILIYOR



Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) Türk Eczacıları Birliği (TEB) ile imzaladığı
sözleşmeyi tek taraflı fesih ettiğini açıklamasının üzerinden bir ay geçtiğini,
16 Ocak'tan itibaren eczanelerin, SGK'lı vatandaşlara parayla ilaç vereceğini
bildiren Bulut, bu durumun da vatandaşın ilaca ulaşımını engelleyeceğini ileri
sürdü. Vatandaşın rahat bir şekilde ilaca ulaşması, ilaç fiyatlarının
düşürülmesiyle oluşacak zararın eczacılara yüklenmesi ve sağlıkta izlenen yanlış
politikaların düzeltilmesi amacıyla yapılan eylemin, SGK tarafından sözleşme
feshinin nedeni olarak gösterildiğini anlatan Başkan Bulut şöyle konuştu:



"Eczaneler için sorun sadece ilaç fiyatının düşmesi değil. İlaç fiyatları 3
yıldır düşüyor, fakat hiçbir düşüşte eylem yapmadık. Buradaki temel sorun
kamunun yükü azalsın diye ilaç fiyatları düşürülürken, asıl yükün vatandaşa ve
eczacıya yüklenmesi. Şu anda vatandaş daha fazla katkı payı ödüyor, eczacı
sermayesinden kaybediyor. Bizim isteğimiz iki taraflı masaya oturulması ve
anlaşma sağlanması fakat yetkililer bunu da kabul etmiyor. TEB'i yok sayarak,
eczacılarla için tek tek sözleşme imzalanmasını istiyorlar. Bu bizim açımızdan
mümkün değil. Bunu savunanlar yasalarla belirlendiği şekliyle eczanelerin de
kamu görevi yaptığını unutuyor. TEB de kamu kurumu işleyişinde olan bir
kuruluştur. İzlenen yanlış politikalar nedeniyle şu anda çoğu sonu ölümle biten
hastalıkların tedavisinde kullanılan 120'yi aşkın ilaç piyasada yok. Firmalar
ilaçları eczanelere vermiyor. Sebebi de ithal ettiklerini yada ürettikleri ilacı
maliyetini bile kurtarmayacak şekilde satılması. İlk aşamada ilaç yokluğu eczane
depoları dolu olduğu için hissedilmedi. Tüm bunlar eczanelerin ilaç bulmasını
zora sokuyor. Ne depolar ne de üreticiler ilacı bu fiyatlardan satmak istemiyor.
Bu durum sürerse, üretimin de ötesinde yurtdışından getirilen ve burada muadili
(eş değeri) bulunmayan bazı ilaçların ithalatı durdurulabilir. O zaman da sorun
daha büyük boyutlara ulaşır."



Kanser, hipertansiyon, migren gibi hastalıklarda kullanılan birçok ilacın
eşdeğerinin de bulunmadığını vurgulayan Bulut, ilaç firmalarının çok kararlı
olduğunu ısrarlara rağmen eczanelere ilaç vermediklerini söyledi. Eczacılar ilaç
almak için depocuları aradığında, şirketlerin bu fiyatlarla satış yapma
şanslarının olmadığının dile getirildiğini anlatan Bulut, hükümetin sağlık
politikasını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini kaydetti.



3 GÜN SONRA KANSER 2'YE KATLAR



Öte yandan, ÇÜTF Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı Pediatrik Onkoloji
Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atilla Tanyeli, hastanelerde de ilaç sıkıntısı
yaşanmasının yakın olduğunu belirterek, kanser tedavisi gören hastalar için
bunun çok büyük risk taşıdığını söyledi. Şu anda bulunmayan ithal ilaçlar yerine
eş değerlerinin alındığını belirten Tanyeli, "Birkaç hafta içinde eşdeğerlerini
de bulamayacağız, bazı ithal ilaçlarınsa eşdeğerleri zaten yok. Bir iki haftaya
kadar büyük sorunlar yaşanabilir. Bu hastalar için ilaca ulaşamamak, ölümle
sonuçlanabilir. Erken tanı ve tedavi diye bağırırken, hastanın ilaca ulaşmasını
engellemek anlamsız. Kanser tedavisinde 3 günlük ilaç gecikmesi hastalığın 2
misli ilerlemesi ve direnç kazanması anlamına gelirken, tedavi de bu süreçte
geriliyor." diye konuştu.



(Kübra POLAT - ADANA / DHA)




Gönderen fantastic, Cuma, 15 Ocak 2010 03:22 Yorumlar(0), Hepsini Oku
 
Son Haberler








Dışişleri eski Bakanı ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Grubu Başkanı Frank-Walter Steinmeier, siyasete birkaç hafta ara vereceğini açıkladı.




Frank-Walter Steinmeier’in, Berlin’de düzenlediği basın
toplantısında eşinin ağır böbrek hastası olduğunu, bir alternatifi
bulunamaması ve yapılan ön incelemeler buna izin vermesi nedeniyle,
eşine gereken böbreği kendisinin bağışlayacağını açıkladı. Steinmeier,
eşinin rahatsızlığının son dönemde arttığını belirterek, “Doktorlar da
bana ancak bir organ nakli ile ona yardımcı olabileceğimizi söylediler.
Başka bir alternatif olmadığından, ilk tıbbi muayeneler de uygun
olduğunu gösterdiğinden ben şahsen organ bağışında bulunacağım" dedi.
Sosyal Demokrat siyasetçi basına açıklamasında "Organ nakli için gerekli
işlemler bu hafta içinde yapılacak; dolayısıyla takdir edersiniz ki
önümüzdeki haftalar boyunca siyasette etkin olamayacağım" dedi.



Gießen Üniversitesi'ndeki öğrencilik yıllarında tanışan Frank-Walter
Steinmeier ve Elke Bütenbender 15 yıldır evli. İdari hâkim olan
Bütenbender’in durumunun son haftalarda ağırlaştığı ve yeni böbrek
bekleyenlerin listesi çok uzun olduğu için, Steinmeier’in kendi
böbreğini bağışlamaya karar verdiği belirtiliyor. Bu amaçla bugün
kendini doktorlara teslim edeceğini ve böbrek nakli için gerekli
ameliyatların bu hafta içinde yapılacağını söyleyen Steinmeier, "Birkaç
hafta boyunca siyaset sahnesinden çekilmemi anlayışla
karşılayacaksınızdır” diye konuştu.



Steinmeier, yerine SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel’in vekalet
edeceğini bildirirken Ekim ayında görevinin başına dönebileceğini
umduğunu söyledi. Görüşlerine başvurdukları doktorların, organ naklinin
kendi hayatına bir kısıtlama getirmeyeceğini belirttiğini söyleyen
Steinmeier, "Yakında sağlıklı olarak tekrar karşınızda olabileceğim
kanısındayım.” dedi.



Steinmeier’in açıklaması Berlin’de büyük yankı uyandırdı. Başbakan Angela Merkel,
2005 - 2009 yılları arasında başbakanlığını yaptığı Büyük Koalisyon'un
dışişleri bakanı Steinmeie’i telefonla arayarak, iyi dileklerini
ilettiğini belirtirken Almanlar’ı organ bağışına çağırdı.



Federal Sağlık Bakanı Philipp Rösler de, Steinmeier’in saygı
duyulacak bu tavrıyla organ nakli konusunu tekrar kamuoyunun bilincine
getirdiğini vurgulayarak kararını övdü. Siyasi yelpazenin tüm
kanatlarından Steinmeier’e iyi dilekler yağarken, SPD Genel Başkanı
Gabriel, bu haberle, böyle hayati bir durumla karşılaşınca siyasi görüş
farklılıklarının ne kadar önemsiz olduğunun tekrar gözler önüne
serildiğini belirtti.



EŞİ YARGIÇ



Steinmeier'in 1988 yılında tanıştığı eşi Elke Büdenbender 48 yaşında
ve Berlin'deki bir idare mahkemesinde yargıçlık yapıyor. 1995'te
evlenen çiftin 14 yaşında kızları bulunuyor.



Almanya’da böbrek bekleyenlerin sayısı 8 binden fazla. Geçen yıl
yapılan böbrek nakli sayısı 2800’de kaldı. Bunların çoğu ölen
donörlerden alınan böbreklerle gerçekleştirilirken, 600 böbrek ise
yaşayan kişiler tarafından bağışlandığı açıklandı.



İhsan DÖRTKARDEŞ / DHA

(Doğan Haber Ajansı) 24.08.2010 10:08


Güncel
Alman Sosyal Demokrat Lider Steinmeier, Eşine Böbreğini Verecek



Eşine Böbreğini Vermek için Politikaya Ara Veriyor



Almanya
Dışişleri eski Bakanı ve SPD Federal Meclis Grubu Başkanı 54 yaşındaki
Frank-Walter Steinmeier, eşine böbreğini vermek için siyasete birkaç
hafta ara vereceğini açıkladı.

Gönderen fantastic, Çarşamba, 25 Ağustos 2010 05:39 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Duyurular
3 İLAÇ GERİ ÇEKİLİYOR

3 ilaç geri çekiliyor
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü, 3 ilaç için geri çekme kararı aldı.



Poliforma İlaç Sanayi ve Tic.A.Ş. adına ruhsatlı olan “PF yüzde 5 Dektroz Laktaklı Ringer Solisyonu 1000 ml” adlı serumun E-0901005-1 seri numaralısında yapılan inceleme sonucu, numune içerisinde partikül ve elyaf bulunması nedeniyle 2.Sınıf B seviyesinde geri çekme işlemi uygulanmasına karar verildi.

Sivilce tedavisinde kullanılan Embil İlaç Sanayi Ltd.Şti. adına ruhsatlı “Isotrexin Jel” adlı ilacın yapılan inceleme ve analiz sonucu safsızlık oranının firma değerlerine göre yüksek olması nedeniyle 245L serisinin geri çekilmesi istendi.

Vücuttaki çinko eksikliğinin tedavisinde kullanılan Berko İlaç ve Kimya Sanayi adına ruhsatlı “Zinco 220 mg. Tablet” adlı ilacın da yapılan inceleme ve analiz sonucunda 0806024'nolu serisinde, etken madde miktarının firma limitlerinden az olduğu tespit edildiği için 2. sınıf B seviyesinde geri çekileceği bildirildi.

Eczanelerin, ilaç depolarının ve hastanelerin ellerindeki ilgili seriye ait ilaçları en kısa süre içerisinde ilgili ilaç firmalarına iade etmeleri gerekiyor.

Gönderen fantastic, Çarşamba, 17 Şubat 2010 20:10 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Güncel
PİYASADA İLAÇ YOK, ÖLÜMCÜL SONUÇ YOLDA





PİYASADA İLAÇ YOK, ÖLÜMCÜL SONUÇ YOLDA

13 Ocak 2010 Çarşamba



ADANA Eczacı Odası (ADEO) Başkanı Burhanettin Bulut, ilaç firmalarının piyasaya
ürün vermediğini belirterek, "Kanser, hipertansiyon gibi önemli hastalıkların
ilaçları piyasada yok, ölümcül sonuçlar yolda" dedi



ADANA Eczacı Odası (ADEO) Başkanı Burhanettin Bulut, sağlıkta artan harcamalar
nedeniyle ilaç fiyatlarında indirim yapılmasıyla birçok ilaç firmasının piyasaya
ürün vermediğini belirterek, "Kanser, hipertansiyon gibi önemli hastalıkların
ilaçları piyasada yok, ölümcül sonuçlar yolda" dedi.



Devletin sağlıkta tasarruf etmeye çalıştığını, firma yetkililerinin ise son
fiyatlamalarla, bazı ürünlerin maliyetlerin altına düşüldüğü gerekçesiyle
piyasaya ilaç vermediğini anlatan Bulut, bu tablonun vatandaşı mağdur ettiğini
savundu. Aralarında kanser ve hipertansiyon gibi hastalıklarda kullanılanların
da bulunduğu 120 kalem ilacın piyasada bulunmadığını vurgulayan Bulut, bazı
ilaçların eş değerlerinin de olmaması nedeniyle ölümcül sonuçların
yaşanabileceği öngörüsünde bulundu.



TEB YOK SAYILIYOR



Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) Türk Eczacıları Birliği (TEB) ile imzaladığı
sözleşmeyi tek taraflı fesih ettiğini açıklamasının üzerinden bir ay geçtiğini,
16 Ocak'tan itibaren eczanelerin, SGK'lı vatandaşlara parayla ilaç vereceğini
bildiren Bulut, bu durumun da vatandaşın ilaca ulaşımını engelleyeceğini ileri
sürdü. Vatandaşın rahat bir şekilde ilaca ulaşması, ilaç fiyatlarının
düşürülmesiyle oluşacak zararın eczacılara yüklenmesi ve sağlıkta izlenen yanlış
politikaların düzeltilmesi amacıyla yapılan eylemin, SGK tarafından sözleşme
feshinin nedeni olarak gösterildiğini anlatan Başkan Bulut şöyle konuştu:



"Eczaneler için sorun sadece ilaç fiyatının düşmesi değil. İlaç fiyatları 3
yıldır düşüyor, fakat hiçbir düşüşte eylem yapmadık. Buradaki temel sorun
kamunun yükü azalsın diye ilaç fiyatları düşürülürken, asıl yükün vatandaşa ve
eczacıya yüklenmesi. Şu anda vatandaş daha fazla katkı payı ödüyor, eczacı
sermayesinden kaybediyor. Bizim isteğimiz iki taraflı masaya oturulması ve
anlaşma sağlanması fakat yetkililer bunu da kabul etmiyor. TEB'i yok sayarak,
eczacılarla için tek tek sözleşme imzalanmasını istiyorlar. Bu bizim açımızdan
mümkün değil. Bunu savunanlar yasalarla belirlendiği şekliyle eczanelerin de
kamu görevi yaptığını unutuyor. TEB de kamu kurumu işleyişinde olan bir
kuruluştur. İzlenen yanlış politikalar nedeniyle şu anda çoğu sonu ölümle biten
hastalıkların tedavisinde kullanılan 120'yi aşkın ilaç piyasada yok. Firmalar
ilaçları eczanelere vermiyor. Sebebi de ithal ettiklerini yada ürettikleri ilacı
maliyetini bile kurtarmayacak şekilde satılması. İlk aşamada ilaç yokluğu eczane
depoları dolu olduğu için hissedilmedi. Tüm bunlar eczanelerin ilaç bulmasını
zora sokuyor. Ne depolar ne de üreticiler ilacı bu fiyatlardan satmak istemiyor.
Bu durum sürerse, üretimin de ötesinde yurtdışından getirilen ve burada muadili
(eş değeri) bulunmayan bazı ilaçların ithalatı durdurulabilir. O zaman da sorun
daha büyük boyutlara ulaşır."



Kanser, hipertansiyon, migren gibi hastalıklarda kullanılan birçok ilacın
eşdeğerinin de bulunmadığını vurgulayan Bulut, ilaç firmalarının çok kararlı
olduğunu ısrarlara rağmen eczanelere ilaç vermediklerini söyledi. Eczacılar ilaç
almak için depocuları aradığında, şirketlerin bu fiyatlarla satış yapma
şanslarının olmadığının dile getirildiğini anlatan Bulut, hükümetin sağlık
politikasını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini kaydetti.



3 GÜN SONRA KANSER 2'YE KATLAR



Öte yandan, ÇÜTF Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı Pediatrik Onkoloji
Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atilla Tanyeli, hastanelerde de ilaç sıkıntısı
yaşanmasının yakın olduğunu belirterek, kanser tedavisi gören hastalar için
bunun çok büyük risk taşıdığını söyledi. Şu anda bulunmayan ithal ilaçlar yerine
eş değerlerinin alındığını belirten Tanyeli, "Birkaç hafta içinde eşdeğerlerini
de bulamayacağız, bazı ithal ilaçlarınsa eşdeğerleri zaten yok. Bir iki haftaya
kadar büyük sorunlar yaşanabilir. Bu hastalar için ilaca ulaşamamak, ölümle
sonuçlanabilir. Erken tanı ve tedavi diye bağırırken, hastanın ilaca ulaşmasını
engellemek anlamsız. Kanser tedavisinde 3 günlük ilaç gecikmesi hastalığın 2
misli ilerlemesi ve direnç kazanması anlamına gelirken, tedavi de bu süreçte
geriliyor." diye konuştu.



(Kübra POLAT - ADANA / DHA)




Gönderen fantastic, Cuma, 15 Ocak 2010 03:22 Yorumlar(0), Hepsini Oku
 
.

Facebook tavsiye et butonu eklenmiştir


Arkadaşlar Forumda her konunun altında ve üstünde facebook tavsiye butonu eklenmiştir.
Oradan facebook konuyu gönderebilir,diğer insanlarla paylaşabilirsiniz.

Gönderen fantastic, Pazartesi, 30 Ağustos 2010 19:07 [ Hepsini Oku ]
 
Diyaliz Merkezleri Tanıtımı

Diyaliz Merkezleri Tantim bölümünde ülkemizdeki çeşitli diyaliz merkezlerinin tanıtımını ulaşabilirsiniz. Özel Bodrum Diyaliz merkezi Türkiye de özel Diyaliz Merkezlerinin ilklerindendir ve 1996 yılından bu yana kronik Böbrek hastalarına itina ve titizlikle hizmet vermektedir. 10 yıldır kurucusu ve Doktoru olan Sayın Dr. Zeki Malkoç ve Ekibi, Devami icin tıklayınız

DİYALİZ MERKEZİNİZİN TANITIMINI YAPMAK İSTİYORSANIZ BİZİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ. iLETİŞİM FORMU İÇİN BURAYI TIKLAYINIZ.

 
Hepsiburada reklam2
 

Gencdiyaliz Sitesi para kazanmak için kurulmuş ticari kaygılarla yapılmış bir site Değildir,Tamamiyle türkiyede organ bağışını çoğaltmak ve bizler gibi ülkemizdeki Diyaliz hastalarına Destek olmak için açılmıştır,Ana misyonumuz paylasimdir,sitedeki bütün materyaller izin alınmak yada kaynak göstermek suretiyle kullanima aciktir. Sitemizde verilen bilgiler tedavi amaçlı değildir,doktor tavsiye yerine geçmez.
 

MKPortal Türkiye


MKPortal M1.1.1 ©2003-2008 mkportal.it
Bu safya 0.17709 saniyede 37 sorguyla oluşturuldu