">
Cnn Turk Hayata Bağış Projesi
 
Gencdiyaliz Sayfasina Hoşgeldiniz

Genc olsada bızım adımız bız herkeze hıtap ederız Enguzel kaplerle sevgılerle doludur yuregımız Nedensız bır sevınc var ıcımızde burada oldugumuz vakit Çünkü biz burda bır aileyız dostuz arkadasız kardeşiz


GENCDİYALİZ SAYFASINA HOSGELDİNİZ



Genc diyalizsayfasi artik yeni tasarımıyla sizlerle foruma ve sitemize katilimlarinizi bekliyoruz..Adımız genc olsada bu site tüm diyaliz hastalarınadır:) sevgilerimizle..Türkiye de, yaklaşık 30 bin kronik böbrek yetmezliği hastası, haftanın 3 günü diyaliz cihazına bağlı olarak ,bir gün böbrek nakli olabilmek umuduyla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Ancak bu hastaların yılda, sadece 500 ü bu olanağa kavuşuyor. HEMODİYALİZ HASTA SAYISI TOPLAM 26 BİN 707 kac kisinin bundan haberi var...hangi haber bulteni acikliyor.Ulkenin birinci dereceden kanayan yarasiyken kimsenin haberi yok herkes magazinini izleyip keyfine bakiyor...


Bu sayfa türk toplumunu diyaliz ve organ bagısı konusunda bilgilendirmek ayrica diyaliz hastalarina destek olmak amaciyla kurulmustur........Adımız genc olsada bu site tüm diyaliz hastalarınadır:)

Sitemiz yeni içeriği ve tasarımıyla artık sizlerle...Site diyaliz hastaları icin bir bilgi ve paylasim portali olup özellikle forumda deneyimlerinizi ve bilgilerinizi paylaşarak yeni diyaliz hastalarına ve sorunları olan insanlara destek olabilirsiniz...


[COLOR=red]Malesef ulkemizde organ bagisi yetersiz,bir cok insan organ beklerken hayatini kaybediyor.Organ bagisini artirmak konusunda devlet ve medya kuruluslari yeterince ugrasmiyor hatta hic ugrasmiyor bile diyebiliriz.Ancak bizler gibi gonullu insanlarin cabalari sayesinde birseyler degisebilir.Artik birilerinin birsey yapma zamani gelmistir..unutmayin bagislanan her organ yeni bir hayattir Organ bağışlamak için tek yapmaniz gereken şey AİLENİZE VE SEVDİKLERİNİZE VASİYETİNİZ OLARAK ORGANLARINIZIN BAĞIŞLAMASINI SÖYLEMEK YETERLİ OLACAKTIR,Başka hiç bir evrak veya kart gerekmemektedir...Organ bağışı ile ilgili Detayli bilgilere ulaşmak için Tiklayiniz

Malesef ulkemizde organ bagisi yetersiz,bir cok insan organ beklerken hayatini kaybediyor.Organ bagisini artirmak konusunda devlet ve medya kuruluslari yeterince ugrasmiyor hatta hic ugrasmiyor bile diyebiliriz.Ancak bizler gibi gonullu insanlarin cabalari sayesinde birseyler degisebilir.Artik birilerinin birsey yapma zamani gelmistir.Bizler deviantart uyeleri,sanatcilar olarak bu zor durumda olan insanlara yaptigimiz afislerle Turk toplumun bu konuda bilinclenmesini saglayarak yardim etmektir..unutmayin bagislanan her organ yeni bir hayattir

 
Haberler
Güncel
PİYASADA İLAÇ YOK, ÖLÜMCÜL SONUÇ YOLDA





PİYASADA İLAÇ YOK, ÖLÜMCÜL SONUÇ YOLDA

13 Ocak 2010 Çarşamba



ADANA Eczacı Odası (ADEO) Başkanı Burhanettin Bulut, ilaç firmalarının piyasaya
ürün vermediğini belirterek, "Kanser, hipertansiyon gibi önemli hastalıkların
ilaçları piyasada yok, ölümcül sonuçlar yolda" dedi



ADANA Eczacı Odası (ADEO) Başkanı Burhanettin Bulut, sağlıkta artan harcamalar
nedeniyle ilaç fiyatlarında indirim yapılmasıyla birçok ilaç firmasının piyasaya
ürün vermediğini belirterek, "Kanser, hipertansiyon gibi önemli hastalıkların
ilaçları piyasada yok, ölümcül sonuçlar yolda" dedi.



Devletin sağlıkta tasarruf etmeye çalıştığını, firma yetkililerinin ise son
fiyatlamalarla, bazı ürünlerin maliyetlerin altına düşüldüğü gerekçesiyle
piyasaya ilaç vermediğini anlatan Bulut, bu tablonun vatandaşı mağdur ettiğini
savundu. Aralarında kanser ve hipertansiyon gibi hastalıklarda kullanılanların
da bulunduğu 120 kalem ilacın piyasada bulunmadığını vurgulayan Bulut, bazı
ilaçların eş değerlerinin de olmaması nedeniyle ölümcül sonuçların
yaşanabileceği öngörüsünde bulundu.



TEB YOK SAYILIYOR



Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) Türk Eczacıları Birliği (TEB) ile imzaladığı
sözleşmeyi tek taraflı fesih ettiğini açıklamasının üzerinden bir ay geçtiğini,
16 Ocak'tan itibaren eczanelerin, SGK'lı vatandaşlara parayla ilaç vereceğini
bildiren Bulut, bu durumun da vatandaşın ilaca ulaşımını engelleyeceğini ileri
sürdü. Vatandaşın rahat bir şekilde ilaca ulaşması, ilaç fiyatlarının
düşürülmesiyle oluşacak zararın eczacılara yüklenmesi ve sağlıkta izlenen yanlış
politikaların düzeltilmesi amacıyla yapılan eylemin, SGK tarafından sözleşme
feshinin nedeni olarak gösterildiğini anlatan Başkan Bulut şöyle konuştu:



"Eczaneler için sorun sadece ilaç fiyatının düşmesi değil. İlaç fiyatları 3
yıldır düşüyor, fakat hiçbir düşüşte eylem yapmadık. Buradaki temel sorun
kamunun yükü azalsın diye ilaç fiyatları düşürülürken, asıl yükün vatandaşa ve
eczacıya yüklenmesi. Şu anda vatandaş daha fazla katkı payı ödüyor, eczacı
sermayesinden kaybediyor. Bizim isteğimiz iki taraflı masaya oturulması ve
anlaşma sağlanması fakat yetkililer bunu da kabul etmiyor. TEB'i yok sayarak,
eczacılarla için tek tek sözleşme imzalanmasını istiyorlar. Bu bizim açımızdan
mümkün değil. Bunu savunanlar yasalarla belirlendiği şekliyle eczanelerin de
kamu görevi yaptığını unutuyor. TEB de kamu kurumu işleyişinde olan bir
kuruluştur. İzlenen yanlış politikalar nedeniyle şu anda çoğu sonu ölümle biten
hastalıkların tedavisinde kullanılan 120'yi aşkın ilaç piyasada yok. Firmalar
ilaçları eczanelere vermiyor. Sebebi de ithal ettiklerini yada ürettikleri ilacı
maliyetini bile kurtarmayacak şekilde satılması. İlk aşamada ilaç yokluğu eczane
depoları dolu olduğu için hissedilmedi. Tüm bunlar eczanelerin ilaç bulmasını
zora sokuyor. Ne depolar ne de üreticiler ilacı bu fiyatlardan satmak istemiyor.
Bu durum sürerse, üretimin de ötesinde yurtdışından getirilen ve burada muadili
(eş değeri) bulunmayan bazı ilaçların ithalatı durdurulabilir. O zaman da sorun
daha büyük boyutlara ulaşır."



Kanser, hipertansiyon, migren gibi hastalıklarda kullanılan birçok ilacın
eşdeğerinin de bulunmadığını vurgulayan Bulut, ilaç firmalarının çok kararlı
olduğunu ısrarlara rağmen eczanelere ilaç vermediklerini söyledi. Eczacılar ilaç
almak için depocuları aradığında, şirketlerin bu fiyatlarla satış yapma
şanslarının olmadığının dile getirildiğini anlatan Bulut, hükümetin sağlık
politikasını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini kaydetti.



3 GÜN SONRA KANSER 2'YE KATLAR



Öte yandan, ÇÜTF Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı Pediatrik Onkoloji
Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atilla Tanyeli, hastanelerde de ilaç sıkıntısı
yaşanmasının yakın olduğunu belirterek, kanser tedavisi gören hastalar için
bunun çok büyük risk taşıdığını söyledi. Şu anda bulunmayan ithal ilaçlar yerine
eş değerlerinin alındığını belirten Tanyeli, "Birkaç hafta içinde eşdeğerlerini
de bulamayacağız, bazı ithal ilaçlarınsa eşdeğerleri zaten yok. Bir iki haftaya
kadar büyük sorunlar yaşanabilir. Bu hastalar için ilaca ulaşamamak, ölümle
sonuçlanabilir. Erken tanı ve tedavi diye bağırırken, hastanın ilaca ulaşmasını
engellemek anlamsız. Kanser tedavisinde 3 günlük ilaç gecikmesi hastalığın 2
misli ilerlemesi ve direnç kazanması anlamına gelirken, tedavi de bu süreçte
geriliyor." diye konuştu.



(Kübra POLAT - ADANA / DHA)




Gönderen fantastic, Cuma, 15 Ocak 2010 03:22 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Duyurular
Özel diyaliz merkezlerinde kapanma riski



Devletin diyalize ödediği 149 TL`yi arttırmaması sektörü bitirecek



Diyaliz merkezleri, Sosyal Güvenlik Kurumu`nun (SGK) beş yıldır 138 liralık aynı
tedavi ücretini ödemesi nedeniyle kapanma tehlikesi yaşıyor. Sayıları 400`ü
bulan merkezlerinin 17`si kapandı. Özel Diyaliz Merkezleri Derneği(DİADER)
Başkanı Mustafa Işık, önlem alınmazsa kapanan merkezlerin



sayısının artacağını, 40 bin hastanın ölüm riskiyle karşı karşıya kalacağını



söyledi. Diyaliz makinelerinin en önemli maliyet kalemi elektrik fiyatları yüzde
66 artarak 2005 yılında 1 kilovatı 15.19 kuruştan 2009`da 25.02 kuruşa çıkarken,
devletin diyalizde seans başına ödediği 138 liralık tedavi ücreti yerinde saydı.
Işık, `Geçtiğimiz yıl iflaslar başladı. 2008`e kadar hep bir umut



vardı. Ama beşinci yıla girdiğimiz aynı fiyat uygulaması, umutları ortadan
kaldırdı. Fiyatlar artmazsa merkezler daha hızlı kapanmaya başlayacak` dedi.



Merrill Lynch de iki şube kapattı




Türkiye`de şu anda 15 diyaliz merkezleri olduğunu dile getiren Merrill Lynch`in
sahibi olduğu IDC Uluslararası Diyaliz Merkezleri`nin Türkiye Başkanı Emir Aslan
Özler, İnegöl ve Sultançiftliği`ndeki iki şubelerini kapatmak zorunda
kaldıklarını ifade etti. Günde en az 2-3 diyaliz merkezinin batmanın eşiğine



geldiğini dile getiren Özler, şöyle devam etti: `Şu anda maliyetlerimiz,



fiyatın en azından 190 liraya çıkmasını öngörüyor. Ama bu bile yeterli değil.
Avrupa`nın en ucuz diyaliz merkezleri Türkiye`de. Fiyatlar Avrupa`da



170-300 Euro arasında değişiyor; Saraybosna`da bile 100 Euro. Diyaliz
merkezlerinin tatili, bayramı yok. Her seans için 130 litre civarında saf su
harcıyoruz ve bunun için de su arıtma tesisi kullanıyoruz. Elektrik, su
fiyatları bu kadar artarken, çalışanların ücretlerine zam yapılırken bize ödenen
ücretlerle ayakta kalma imkânımız yok.`



`YABANCI GELMEK İSTEMİYOR`



Merrill Lynch`in 15 ülkede faaliyet gösterdiğini, en kötü durumda olan ülkenin



ise Türkiye olduğunu vurgulayan Emir Aslan Özler, bankanın Türkiye`deki
merkezleri elinden çıkarabileceğini kaydetti. Sağlık sektöründe yabancı
yatırımların durma noktasına geldiğini belirten Özler, `Devletin bir maliyet
çalışması yapmasını istiyoruz. Biz bağımsız kuruluşlara yaptırdık, kabul



etmediler. Son beş yıllık enflasyon oranında yani yüzde 41 civarında bir artış



istiyoruz.`



`HASTALARIN SİGORTASI BULUNUYOR`



Diyaliz merkezlerinin maliyet kalemleri arasında en önemli kısmı elektrik ve su
giderlerinin oluşturduğunu dile getiren Özel Kozyatağı Diyaliz Merkezi`nin
sahibi Fuat Karslı, böbrekleri yüzde 10-15`in altında çalışan hastaların diyaliz



merkezlerine gitmek zorunda olduklarını söyledi.



HAFTADA 3 SEANS



Her hastanın haftada ortalama üç kez diyaliz makinesine girmesi gerektiğini
ifade eden Karslı, şöyle konuştu: `Milyarder ya da yeşil kartlı fark etmiyor,
bizim tüm hastalarımız SGK`lı. Türkiye`de sistem böyle işliyor, zaten kronik bir



tedavi olduğu için aksi de mümkün değil. Biz de böyle olmasını hastalarla
ilişkilerimiz açısından daha uygun buluyoruz.`



GAZETE HABERTÜRK- EBRU ERDOĞAN


Gönderen fantastic, Çarşamba, 02 Aralık 2009 21:09 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Güncel
Tasarruf uğruna diyaliz hastaları ölüme terk ediliyor


DİADER Başkanı Mustafa Işık, "Domuz Gribinden bütün dünyada 4 bin 500 kişinin ölümü üzerine, ülkemizde haklı olarak alarma geçen ve yaklaşık 500 milyon liralık aşı alımı yapan devletimizin, 300 milyon lira için 40 bin diyaliz hastasını ölüme terk etmeyece
Özel Diyaliz Merkezleri teker teker faaliyetlerini durduruyor. Sektördeki 400 merkezin tamamına yakını kapanma yolunda. Böyle giderse 15 bin kişiye istihdam sağlanan sektörde, yaklaşık 10 bin çalışan, işyerleri kapandığı için işsiz kalacak.


Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 5 yıl öncesinin fiyatları ile kendilerinden hizmet satın almaya devam ettiğini söyleyen Özel Diyaliz Merkezleri Derneği (DİADER) Başkanı Mustafa Işık, "Sosyal Güvenlik Kurumu her yıl güncellemesi gereken ve devletin satın alacağı sağlık hizmetlerinin bedellerinin yer aldığı 2009 Sağlık Uygulama Tebliği'ni (SUT) hala yayınlamadı. Ticari kaygıları artık bir kenara bıraktık.

Ayakta kalma mücadelesi veriyoruz. Çünkü, hayati önem taşıyan bir sağlık hizmeti verdiğimiz için bu hizmeti kestiğimizde hastalarımızı ölüme terk etmiş oluyoruz. Bu nedenle özel diyaliz merkezleri, bugüne kadar maliyetlerinin de altında fiyatlarla hizmet sunmayı sürdürdü. Ancak bu fiyatlarla, artık sektördeki kuruluşların ayakta kalması mümkün değil" dedi.
Ülkemizde yaklaşık 55 bin diyaliz hastası bulunduğunu ve bunun 40 bine yakınına tedavi hizmeti sunan sektörün komaya girdiğini vurgulayan Mustafa Işık, "SGK, 300 milyon lira tasarruf etmeye çalışırken göz göre göre, 40 bin diyaliz hastasını ölüm riski ile karşı karşıya bırakıyor. Özel diyaliz merkezleri, teker teker faaliyetlerini durdurmaya başladı. Böyle giderse sektördeki 400 merkezin tamamına yakını, çok kısa sürede kapanacak" diye konuştu.

"10 BİN KİŞİ İŞSİZ KALACAK"

Sektörün 15 bin kişiye istihdam sağladığını kaydeden DİADER Başkanı, "Sektörde, yaklaşık 10 bin çalışan işyerleri kapandığı için çok yakında işsiz kalacak" dedi.

Konuyu Başbakan'a kadar götürdüklerini ifade eden Işık, "Sayın Başbakan'ın konuya göstermiş olduğu hassasiyet ve yakın ilgiye rağmen, maalesef soruna hala bir çözüm getirilmemiştir. Devletimizin bu soruna en kısa sürede bir çözüm bulacağını umut ediyoruz" diye konuştu.

"En son 2005 yılında güncellenen ve 2006 yılında hizmet paketine yapılan ilavelerle reel olarak düşürülen diyaliz hizmeti satın alma fiyatı, halen 138 liradır" diyen DİADER Başkanı, "Biz ise bu hizmeti, ancak 170 liraya mal edebiliyoruz. Ayda yaklaşık 12 tedavi sunduğumuz bir hasta için yaklaşık 400 lira, yılda ise 5 bin lirayı kendi cebimizden ödüyoruz. Yani özel diyaliz merkezleri her yıl 200 milyon lira zarar ediyor. Enflasyon ve diğer maliyet artışları nedeni ile bu rakam her geçen gün artmaktadır.

Vicdani sorumluluğumuz gereği, hastalarımıza hizmet vermek için bugüne kadar direndik. Tüm özkaynaklarımızı da bu yolda tükettik. Artık durum sosyal sorumluluk olmaktan çıktı ve bir iflas tablosuna dönüştü. Bu koşullarda ayakta durma şansımız maalesef kalmadı" dedi.

http://www.yurthaber.com/haber/tasarruf-ugruna-diyaliz-hastalari-olume-terk-ediliyor-209287.htm

Gönderen fantastic, Perşembe, 29 Ekim 2009 17:02 Yorumlar(0), Hepsini Oku
 
Son Haberler
Güncel
PİYASADA İLAÇ YOK, ÖLÜMCÜL SONUÇ YOLDA





PİYASADA İLAÇ YOK, ÖLÜMCÜL SONUÇ YOLDA

13 Ocak 2010 Çarşamba



ADANA Eczacı Odası (ADEO) Başkanı Burhanettin Bulut, ilaç firmalarının piyasaya
ürün vermediğini belirterek, "Kanser, hipertansiyon gibi önemli hastalıkların
ilaçları piyasada yok, ölümcül sonuçlar yolda" dedi



ADANA Eczacı Odası (ADEO) Başkanı Burhanettin Bulut, sağlıkta artan harcamalar
nedeniyle ilaç fiyatlarında indirim yapılmasıyla birçok ilaç firmasının piyasaya
ürün vermediğini belirterek, "Kanser, hipertansiyon gibi önemli hastalıkların
ilaçları piyasada yok, ölümcül sonuçlar yolda" dedi.



Devletin sağlıkta tasarruf etmeye çalıştığını, firma yetkililerinin ise son
fiyatlamalarla, bazı ürünlerin maliyetlerin altına düşüldüğü gerekçesiyle
piyasaya ilaç vermediğini anlatan Bulut, bu tablonun vatandaşı mağdur ettiğini
savundu. Aralarında kanser ve hipertansiyon gibi hastalıklarda kullanılanların
da bulunduğu 120 kalem ilacın piyasada bulunmadığını vurgulayan Bulut, bazı
ilaçların eş değerlerinin de olmaması nedeniyle ölümcül sonuçların
yaşanabileceği öngörüsünde bulundu.



TEB YOK SAYILIYOR



Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) Türk Eczacıları Birliği (TEB) ile imzaladığı
sözleşmeyi tek taraflı fesih ettiğini açıklamasının üzerinden bir ay geçtiğini,
16 Ocak'tan itibaren eczanelerin, SGK'lı vatandaşlara parayla ilaç vereceğini
bildiren Bulut, bu durumun da vatandaşın ilaca ulaşımını engelleyeceğini ileri
sürdü. Vatandaşın rahat bir şekilde ilaca ulaşması, ilaç fiyatlarının
düşürülmesiyle oluşacak zararın eczacılara yüklenmesi ve sağlıkta izlenen yanlış
politikaların düzeltilmesi amacıyla yapılan eylemin, SGK tarafından sözleşme
feshinin nedeni olarak gösterildiğini anlatan Başkan Bulut şöyle konuştu:



"Eczaneler için sorun sadece ilaç fiyatının düşmesi değil. İlaç fiyatları 3
yıldır düşüyor, fakat hiçbir düşüşte eylem yapmadık. Buradaki temel sorun
kamunun yükü azalsın diye ilaç fiyatları düşürülürken, asıl yükün vatandaşa ve
eczacıya yüklenmesi. Şu anda vatandaş daha fazla katkı payı ödüyor, eczacı
sermayesinden kaybediyor. Bizim isteğimiz iki taraflı masaya oturulması ve
anlaşma sağlanması fakat yetkililer bunu da kabul etmiyor. TEB'i yok sayarak,
eczacılarla için tek tek sözleşme imzalanmasını istiyorlar. Bu bizim açımızdan
mümkün değil. Bunu savunanlar yasalarla belirlendiği şekliyle eczanelerin de
kamu görevi yaptığını unutuyor. TEB de kamu kurumu işleyişinde olan bir
kuruluştur. İzlenen yanlış politikalar nedeniyle şu anda çoğu sonu ölümle biten
hastalıkların tedavisinde kullanılan 120'yi aşkın ilaç piyasada yok. Firmalar
ilaçları eczanelere vermiyor. Sebebi de ithal ettiklerini yada ürettikleri ilacı
maliyetini bile kurtarmayacak şekilde satılması. İlk aşamada ilaç yokluğu eczane
depoları dolu olduğu için hissedilmedi. Tüm bunlar eczanelerin ilaç bulmasını
zora sokuyor. Ne depolar ne de üreticiler ilacı bu fiyatlardan satmak istemiyor.
Bu durum sürerse, üretimin de ötesinde yurtdışından getirilen ve burada muadili
(eş değeri) bulunmayan bazı ilaçların ithalatı durdurulabilir. O zaman da sorun
daha büyük boyutlara ulaşır."



Kanser, hipertansiyon, migren gibi hastalıklarda kullanılan birçok ilacın
eşdeğerinin de bulunmadığını vurgulayan Bulut, ilaç firmalarının çok kararlı
olduğunu ısrarlara rağmen eczanelere ilaç vermediklerini söyledi. Eczacılar ilaç
almak için depocuları aradığında, şirketlerin bu fiyatlarla satış yapma
şanslarının olmadığının dile getirildiğini anlatan Bulut, hükümetin sağlık
politikasını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini kaydetti.



3 GÜN SONRA KANSER 2'YE KATLAR



Öte yandan, ÇÜTF Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı Pediatrik Onkoloji
Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atilla Tanyeli, hastanelerde de ilaç sıkıntısı
yaşanmasının yakın olduğunu belirterek, kanser tedavisi gören hastalar için
bunun çok büyük risk taşıdığını söyledi. Şu anda bulunmayan ithal ilaçlar yerine
eş değerlerinin alındığını belirten Tanyeli, "Birkaç hafta içinde eşdeğerlerini
de bulamayacağız, bazı ithal ilaçlarınsa eşdeğerleri zaten yok. Bir iki haftaya
kadar büyük sorunlar yaşanabilir. Bu hastalar için ilaca ulaşamamak, ölümle
sonuçlanabilir. Erken tanı ve tedavi diye bağırırken, hastanın ilaca ulaşmasını
engellemek anlamsız. Kanser tedavisinde 3 günlük ilaç gecikmesi hastalığın 2
misli ilerlemesi ve direnç kazanması anlamına gelirken, tedavi de bu süreçte
geriliyor." diye konuştu.



(Kübra POLAT - ADANA / DHA)




Gönderen fantastic, Cuma, 15 Ocak 2010 03:22 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Duyurular
Özel diyaliz merkezlerinde kapanma riski



Devletin diyalize ödediği 149 TL`yi arttırmaması sektörü bitirecek



Diyaliz merkezleri, Sosyal Güvenlik Kurumu`nun (SGK) beş yıldır 138 liralık aynı
tedavi ücretini ödemesi nedeniyle kapanma tehlikesi yaşıyor. Sayıları 400`ü
bulan merkezlerinin 17`si kapandı. Özel Diyaliz Merkezleri Derneği(DİADER)
Başkanı Mustafa Işık, önlem alınmazsa kapanan merkezlerin



sayısının artacağını, 40 bin hastanın ölüm riskiyle karşı karşıya kalacağını



söyledi. Diyaliz makinelerinin en önemli maliyet kalemi elektrik fiyatları yüzde
66 artarak 2005 yılında 1 kilovatı 15.19 kuruştan 2009`da 25.02 kuruşa çıkarken,
devletin diyalizde seans başına ödediği 138 liralık tedavi ücreti yerinde saydı.
Işık, `Geçtiğimiz yıl iflaslar başladı. 2008`e kadar hep bir umut



vardı. Ama beşinci yıla girdiğimiz aynı fiyat uygulaması, umutları ortadan
kaldırdı. Fiyatlar artmazsa merkezler daha hızlı kapanmaya başlayacak` dedi.



Merrill Lynch de iki şube kapattı




Türkiye`de şu anda 15 diyaliz merkezleri olduğunu dile getiren Merrill Lynch`in
sahibi olduğu IDC Uluslararası Diyaliz Merkezleri`nin Türkiye Başkanı Emir Aslan
Özler, İnegöl ve Sultançiftliği`ndeki iki şubelerini kapatmak zorunda
kaldıklarını ifade etti. Günde en az 2-3 diyaliz merkezinin batmanın eşiğine



geldiğini dile getiren Özler, şöyle devam etti: `Şu anda maliyetlerimiz,



fiyatın en azından 190 liraya çıkmasını öngörüyor. Ama bu bile yeterli değil.
Avrupa`nın en ucuz diyaliz merkezleri Türkiye`de. Fiyatlar Avrupa`da



170-300 Euro arasında değişiyor; Saraybosna`da bile 100 Euro. Diyaliz
merkezlerinin tatili, bayramı yok. Her seans için 130 litre civarında saf su
harcıyoruz ve bunun için de su arıtma tesisi kullanıyoruz. Elektrik, su
fiyatları bu kadar artarken, çalışanların ücretlerine zam yapılırken bize ödenen
ücretlerle ayakta kalma imkânımız yok.`



`YABANCI GELMEK İSTEMİYOR`



Merrill Lynch`in 15 ülkede faaliyet gösterdiğini, en kötü durumda olan ülkenin



ise Türkiye olduğunu vurgulayan Emir Aslan Özler, bankanın Türkiye`deki
merkezleri elinden çıkarabileceğini kaydetti. Sağlık sektöründe yabancı
yatırımların durma noktasına geldiğini belirten Özler, `Devletin bir maliyet
çalışması yapmasını istiyoruz. Biz bağımsız kuruluşlara yaptırdık, kabul



etmediler. Son beş yıllık enflasyon oranında yani yüzde 41 civarında bir artış



istiyoruz.`



`HASTALARIN SİGORTASI BULUNUYOR`



Diyaliz merkezlerinin maliyet kalemleri arasında en önemli kısmı elektrik ve su
giderlerinin oluşturduğunu dile getiren Özel Kozyatağı Diyaliz Merkezi`nin
sahibi Fuat Karslı, böbrekleri yüzde 10-15`in altında çalışan hastaların diyaliz



merkezlerine gitmek zorunda olduklarını söyledi.



HAFTADA 3 SEANS



Her hastanın haftada ortalama üç kez diyaliz makinesine girmesi gerektiğini
ifade eden Karslı, şöyle konuştu: `Milyarder ya da yeşil kartlı fark etmiyor,
bizim tüm hastalarımız SGK`lı. Türkiye`de sistem böyle işliyor, zaten kronik bir



tedavi olduğu için aksi de mümkün değil. Biz de böyle olmasını hastalarla
ilişkilerimiz açısından daha uygun buluyoruz.`



GAZETE HABERTÜRK- EBRU ERDOĞAN


Gönderen fantastic, Çarşamba, 02 Aralık 2009 21:09 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Güncel
Tasarruf uğruna diyaliz hastaları ölüme terk ediliyor


DİADER Başkanı Mustafa Işık, "Domuz Gribinden bütün dünyada 4 bin 500 kişinin ölümü üzerine, ülkemizde haklı olarak alarma geçen ve yaklaşık 500 milyon liralık aşı alımı yapan devletimizin, 300 milyon lira için 40 bin diyaliz hastasını ölüme terk etmeyece
Özel Diyaliz Merkezleri teker teker faaliyetlerini durduruyor. Sektördeki 400 merkezin tamamına yakını kapanma yolunda. Böyle giderse 15 bin kişiye istihdam sağlanan sektörde, yaklaşık 10 bin çalışan, işyerleri kapandığı için işsiz kalacak.


Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 5 yıl öncesinin fiyatları ile kendilerinden hizmet satın almaya devam ettiğini söyleyen Özel Diyaliz Merkezleri Derneği (DİADER) Başkanı Mustafa Işık, "Sosyal Güvenlik Kurumu her yıl güncellemesi gereken ve devletin satın alacağı sağlık hizmetlerinin bedellerinin yer aldığı 2009 Sağlık Uygulama Tebliği'ni (SUT) hala yayınlamadı. Ticari kaygıları artık bir kenara bıraktık.

Ayakta kalma mücadelesi veriyoruz. Çünkü, hayati önem taşıyan bir sağlık hizmeti verdiğimiz için bu hizmeti kestiğimizde hastalarımızı ölüme terk etmiş oluyoruz. Bu nedenle özel diyaliz merkezleri, bugüne kadar maliyetlerinin de altında fiyatlarla hizmet sunmayı sürdürdü. Ancak bu fiyatlarla, artık sektördeki kuruluşların ayakta kalması mümkün değil" dedi.
Ülkemizde yaklaşık 55 bin diyaliz hastası bulunduğunu ve bunun 40 bine yakınına tedavi hizmeti sunan sektörün komaya girdiğini vurgulayan Mustafa Işık, "SGK, 300 milyon lira tasarruf etmeye çalışırken göz göre göre, 40 bin diyaliz hastasını ölüm riski ile karşı karşıya bırakıyor. Özel diyaliz merkezleri, teker teker faaliyetlerini durdurmaya başladı. Böyle giderse sektördeki 400 merkezin tamamına yakını, çok kısa sürede kapanacak" diye konuştu.

"10 BİN KİŞİ İŞSİZ KALACAK"

Sektörün 15 bin kişiye istihdam sağladığını kaydeden DİADER Başkanı, "Sektörde, yaklaşık 10 bin çalışan işyerleri kapandığı için çok yakında işsiz kalacak" dedi.

Konuyu Başbakan'a kadar götürdüklerini ifade eden Işık, "Sayın Başbakan'ın konuya göstermiş olduğu hassasiyet ve yakın ilgiye rağmen, maalesef soruna hala bir çözüm getirilmemiştir. Devletimizin bu soruna en kısa sürede bir çözüm bulacağını umut ediyoruz" diye konuştu.

"En son 2005 yılında güncellenen ve 2006 yılında hizmet paketine yapılan ilavelerle reel olarak düşürülen diyaliz hizmeti satın alma fiyatı, halen 138 liradır" diyen DİADER Başkanı, "Biz ise bu hizmeti, ancak 170 liraya mal edebiliyoruz. Ayda yaklaşık 12 tedavi sunduğumuz bir hasta için yaklaşık 400 lira, yılda ise 5 bin lirayı kendi cebimizden ödüyoruz. Yani özel diyaliz merkezleri her yıl 200 milyon lira zarar ediyor. Enflasyon ve diğer maliyet artışları nedeni ile bu rakam her geçen gün artmaktadır.

Vicdani sorumluluğumuz gereği, hastalarımıza hizmet vermek için bugüne kadar direndik. Tüm özkaynaklarımızı da bu yolda tükettik. Artık durum sosyal sorumluluk olmaktan çıktı ve bir iflas tablosuna dönüştü. Bu koşullarda ayakta durma şansımız maalesef kalmadı" dedi.

http://www.yurthaber.com/haber/tasarruf-ugruna-diyaliz-hastalari-olume-terk-ediliyor-209287.htm

Gönderen fantastic, Perşembe, 29 Ekim 2009 17:02 Yorumlar(0), Hepsini Oku
 
.

Doğru nefes Video anlatım


Sibel Kavunoğlu ShowTV'de Herşey Dahil Programı'nda


Sibel Kavunoğlu Marmaris TV'de Yaşamın Renkleri Programı




Gönderen fantastic, Pazartesi, 04 Ocak 2010 05:00 [ Hepsini Oku ]
 
Diyaliz Merkezleri Tanıtımı

Diyaliz Merkezleri Tantim bölümünde ülkemizdeki çeşitli diyaliz merkezlerinin tanıtımını ulaşabilirsiniz. Özel Bodrum Diyaliz merkezi Türkiye de özel Diyaliz Merkezlerinin ilklerindendir ve 1996 yılından bu yana kronik Böbrek hastalarına itina ve titizlikle hizmet vermektedir. 10 yıldır kurucusu ve Doktoru olan Sayın Dr. Zeki Malkoç ve Ekibi, Devami icin tıklayınız

DİYALİZ MERKEZİNİZİN TANITIMINI YAPMAK İSTİYORSANIZ BİZİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ. iLETİŞİM FORMU İÇİN BURAYI TIKLAYINIZ.

 

Gencdiyaliz Sitesi para kazanmak için kurulmuş ticari kaygılarla yapılmış bir site Değildir,Tamamiyle türkiyede organ bağışını çoğaltmak ve bizler gibi ülkemizdeki Diyaliz hastalarına Destek olmak için açılmıştır,Ana misyonumuz paylasimdir,sitedeki bütün materyaller izin alınmak yada kaynak göstermek suretiyle kullanima aciktir. Sitemizde verilen bilgiler tedavi amaçlı değildir,doktor tavsiye yerine geçmez.
 

MKPortal Türkiye


MKPortal M1.1.1 ©2003-2008 mkportal.it
Bu safya 1.86673 saniyede 37 sorguyla oluşturuldu