09-19-2007, 09:24 PM
Uzun zamandan beri yazim diyorum,bugune kısmetmis ben bu konu üzerinde araştırma yapmaktayim,kendimde bioenerji uygulamasi uyguluyorum,eskiye göre daha iim,gercekten hayatinizda dönüm noktası olabilecek özel,güzel,farkli birşey doğayla yaşamla evrenle kucaklaşmanızı sağlayabilir,enerji gercekten herkesin rahatlikla uygulayabileceği dahada geliştirilebileceği birşey,bu uygulama sayesinde kendi vücudunuzu kendi kendiniz dengeleybilr rahatsızlıklarinizi giderebilirsiniz,çalışmanız biraz uğraşmanız gerekiyor,kendi bulunuduğunuz şehirlerde reiki master bulup tıkali olan enerji kanalinizi acilip reiki 1 olup eneri uygulamaya başlayabilrsiniz,bu uygulamalarla kesin sağlığınıza kavuşacaksiniz , hastalıklariniz bitecek diye kesin birşey yok ,fakat deneyip kendiniz görüp farkı göreceksinizdir sevgilerle : )Sunu da söyleyebilriim ki enerji uygulayan bir kişi olarak gercekten bu iş psikolojik birsey değil nasıl hava su varsa buda bir gercek yalnizca iste ugrasmaniz gerekiyor,bende yolu göstermesi secim size ait ,ben şunu söyleyim keşke bu hastaliklara hic bulasmadan bu konulara girebilseydim vücudumda hic tıkali alan olmaz enerji akışı ve pozitif olarak
kolay kolay hasta olmazdim ama buda kısmet işte : )
ı: Reiki bir tıp yönetimi değil bir şifa yöntemidir ve hastalıklarınızda doktora başvurmalısınız.Reiki bütüncül tedavi amacıyla tıbbi tedaviyle birlikte kullanılmalıdır
Reiki Eğitimi almak için http://www.reikimaster-mindu.com/masters.html buraya bakabirsiniz eğitimi veren doktorlarda bulunmakta ayrica detaylari için
http://www.reikilink.com/reiki.htm http://www.bioenerji.org http://www.reikiturk.com http://www.reikilight.net http://tr.wikipedia.org/wiki/Reiki
Reiki;
Öğrenilmesi ve uygulanması çok kolay olup herkesin uygulayabileceği bir iyileştirme metodudur. 1920'de Japon Dr. Mikao Usui tarafından Kurama Dağında başlatılmıştır. Ancak bir Reiki Master/Öğretmen tarafından inisiye edilmiş kişi tarafından ellerin bedene temasıyla kişinin kendisine ya da başkalarına uyguladığı bir yöntemdir. Doğası biyoenerjiden çok farklıdır.
Reiki diğer şifa teknikleri gibi öğrenilemez. Reiki uygulayabilmek için uzun süren meditasyonlar yapmak, farklı deneyimlere, tecrübelere ya da özel yeteneklere sahip olmak gerekmez. Bu yeteneğe sahip olmanın tek yolu; inisiyasyon dediğimiz yeteneğin transferidir (yani kısaca eskilerin ya da Anadolu'daki yaygın kullanımıyla el vermek diyebiliriz). Öğrendiğiniz ilk günden itibaren kendiniz ve başkaları için uygulayabilirsiniz.
Reiki enerjisi çok yumuşak aynı zamanda da herşeyde kullanılabilen, zararsız ve çok güçlü bir enerjidir. Adeta kendi bilinci olduğundan sizin yönlendirmenize gerek duymaz. Konsantre olmanız gerekmez. Reiki'yi aktarırken uygulayıcı bir kanal olur. Bu özelliğinden dolayı; uygulayıcının enerjisi tükenmez. Reiki, tüm inançlarla uyumlu çalışır.
Dünya üzerinde 2 milyondan fazla kişi tarafından kullanıldığı varsayılmaktadır. Bugün Amerika'da hastaların iyileşme sürecini hızlandıran bütünleyici/tamamlayıcı tedavi olarak bazı hastane ve kliniklerde uygulanmaktadır, ama yine de modern tıbbın yerine kullanılamaz.
Neden Hasta Oluruz?
Eğer yaşam enerjiniz düşükse veya dolaşımında bir tutukluk varsa hastalıklara daha açık olursunuz. Enerjiniz yüksek olduğunda ve rahatça aktığında; daha az hastalanır ve sağlığınızı uzun süre koruyabilirsiniz.
Bedenimizdeki sistemlerin hepsi birbiri ile bağlantı halindedir. Bir tanesi bozulduğunda, zaman içinde diğer sistemleri de etkilemeye başlar. Bir bölgedeki hastalık, ilişkili başka bir bölgede hastalığa ya da olumsuzluğa neden olabilir. Enerji düzeyinde başlayan bozuk bir titreşim zihinsel ve fiziksel düzeyde hasara yol açacaktır. Reiki, vücuttaki sağlığın, uyumun ve dengenin düzenlenmesini sağlar.
# Reiki'nin Faydaları Kişi inansa da inanmasa da bu evrensel enerji şuurlu olarak kanal olan kişi aracılığıyla terapiyi alana, alıcının ihtiyacı olduğu oranında akarak denge ve şifa sağlar.
# Stresli olduğunuzda derin bir rahatlama sağlar. Kafanız karıştığında düşüncelerinize berraklık getirir.
# Korku anlarında sizi sakinleştirir.
# Acınızı azaltarak, yaralarınızın doğal iyileşme sürecini hızlandırır. Her zaman daha sağlıklı olmanızı sağlar
# Varolan hastalıklarınızın ilerlemesini önler. Kronikleşmiş rahatsızlıklarınızı yavaş yavaş ortadan kaldırır. Duygusal yaralarınızı sarmanıza yardımcı olur.
# Olumsuz davranışlarınızı siz farkında olmadan değiştirir. Bütün bunları bedeninizdeki enerji titreşimlerini artırarak yapar.
# Ruhsal gelişimdeki pozitif etkisi, uygulamadan sonra karşılaşacağınız sorunlara daha derin bir bakış açısı kazanmanızı sağlar. Yaşamınızda doğru kararlar almak için gereken farkındalığa ulaşmanızda yararlıdır.
# Reiki, günlük kullandığınız enerjinize güç katıp bedeninizdeki enerjiyi dengeler ve rahatlamanızı sağlar. Böylece, zaman içinde oluşacak duygusal ve zihinsel dengesizlikleri engellenir.
# Hem kendinize, hem başkalarına kullanılabilir olması, en önemli avantajlarından biridir.
# Şevkat ve sevgi duygularını geliştirir. Uygulama sırasında en çok ortaya çıkan duygu: huzur, rahatlama ve güvendir. Yapılan Reiki uygulamaları, iyileşmeyi yumuşak geçişlerle sağlar.
# Reiki verme konusunda hiçbir zaman endişe duyulmamalıdır. Uygulayıcı, bu güçlü enerjiyi kanal olarak uyguladığı için uygulayan kişinin, kişiliği enerjiyi etkilemez.
# Uygulamalardan sonra ortalama üç haftalık bir iyileşme süreci devam eder. Eğer sonucu görmek için röntgen çektirmek ya da tahlil yaptırmak gerekiyorsa bu süreci beklemekte yarar vardır.
# Yapılan uygulamalar sırasında eğer önemli sağlık sorunları varsa bu uygulamaların tıp tedavisi ile birlikte devam ettirilmesi tavsiye edilir.
Reiki, yaşam boyu sizinle birlikte olacak, evrenin enerjisinden kendinizin ve çevrenizin yararlanmasını sağlayan, geçmişi asırlar öncesine dayanan bir şifa tekniği…
Reiki, tüm insanlar için evrensel bir ödül…
Türkiye’de Reiki konusunda şu ana kadar yayınlanmış çeşitli kaynaklar ve siteler bulunmakta. Gerek bu eserler, gerekse yurt dışında yayınlanmış pek çok çeşitli kaynak, Reiki konusuna çok farklı açılardan yaklaşmakta ve daha çok yazarlarının Reiki tecrübelerini yansıtmaktadır. Aslında Reiki, ilgilendiğiniz boyuta bağlı olarak pek çok farklı sistemi de referans alabildiğinden ve de farklı uygulama teknikleri ile kombine edilebildiğinden çok kapsamlı ve uzun çalışmaları gerektirebileceği gibi, tekniğin özündeki basitlik nedeniyle de çok kısa sürede öğrenilip doğru ve çok etkin şekilde uygulanabilecek bir şifa sistemidir.
Reiki konusunda ihtiyacınız olan bilgileri yeterli ve kapsamlı olarak bu sayfalarda bulacaksınız. Konuya olan ilginiz artan oranda sürerse, İnternet dahil olmak üzere çok çeşitli dış kaynaklarda ve yaşam enerjisini temel alan farklı uygulama disiplin ve tekniklerini inceleyen çalışmalarda tamamlayıcı bilgiler bulabilirsiniz.
Reiki, bir ayrıcalık, bir üstünlük aracı değildir. Reiki, çok kısa sürede kavranır ancak bir ömür boyu yaşanır. Reiki, katı kuralları ve uygulama prosedürü olan bir teknik değildir.
Asırlar boyunca insanlığın tecrübelerle oluşturduğu bilgi birikiminin ve farkına vardığı evrensel etkilerin insan yararına uygulamaya dönüştürülmüş pratiğidir. Kolaylıkla, arayışın hala sürdüğünü ve her gün yeni bir boyutun daha farkına vararak yararını geliştirdiğimizi söyleyebiliriz. Bu nedenle, Reiki’nin bize sağladığı uygulama kolaylığını kullanırken aynı zamanda hergün kendimizin de yeni bir boyutu deneme ve farketme olanağımızın olduğunu unutmamalıyız.
Reiki, akıl ve bilim yolundan hiçbir şekilde sapmayan, bağnazlık ve boş inançlarla hiç bir ilgisi olmayan bilimsel bir yöntem olmakla birlikte, insanı ve evreni uyumlu bir bütün halinde yaşattığından, bilgeliğe yaklaştıran bir tekniktir.
Reiki, tıbba alternatif bir şifacılık tekniği değildir. Tıbbi uygulamaların daima yanında olan ve bu uygulamaların insanı sağlığına kavuşturmasında eksik ve yetersiz kalan unsurları tamamlayan ve rahatsızlıklara yol açan etkenlerin önlenmesini amaçlayan bir tekniktir.
Tıp bilimi asırlardır insan fizyolojisini ele almış ve hastalıkları, rahatsızlıkları, semptomlarına göre değerlendirerek, bu semptomların giderilmesine yönelik çalışmayı benimsemiştir. Semptomlar ayıklanarak rahatsızlıkların kökenine gidilmesi son yıllarda gelişen tekniklerle mümkün olmaya başlamakla birlikte tüm çalışmalar hala fizyoloji üzerinedir. Ancak Reiki, tıbbi uygulamaları hiçbir şekilde reddetmeden, insanı sadece fizyolojisi ile değil aynı anda ruhsal yapısıyla da bir bütün olarak ele alır. Temelde rahatsızlıkların kaynağını farklı bir bakış açısıyla değerlendirir ve insanın mevcut bağışıklık sisteminde oluşan uyumsuzluk ve yetersizliklerin, tüm rahatsızlıkların kaynağı olduğunu gösterir. Bu nedenle, tıbbi uygulamalar fizyolojik tedaviyle uğraşırken aynı anda Reiki, rahatsızlığın kaynağına inerek bağışıklığın evren enerjisiyle kuvvetlendirilmesini ve şifanın sürekliliğini sağlar.
Sağlıklı olduğu varsayılan kişilerde ise düzenli Reiki uygulamaları, rahatsızlık ve hastalıkların oluşmasını çok önemli ölçüde önlemektedir. Bugün Batı toplumlarında tıp alanında da Reiki uygulamaları tamamlayıcı tedavi olarak kabul görmektedir. Sadece Amerika’da hastane ve kliniklerde lisanslı ve kadrolu şekilde çalışan ‘Reiki Practitioner’ sayısı 200.000’i aşkındır.
Reiki, enerjiyi temel alan pek çok farklı ve çoğu Doğu ve Uzakdoğu kökenli uygulamalardan faklı olarak, basitliği ve çok etkili sonuçlarıyla 1980’lerden sonra Batı toplumlarında çok yaygın hale gelmiştir. Ancak ülkemizde yeni tanınmaya başlayan bu tekniğin yaygınlaştırılması için çabalar yetersizdir.
Bunda önemli bir etken, ülkemizde sayısı sadece ‘birkaç’ı geçmeyen Reiki Master’ının bulunması, yabancı ülkelerden düzenli aralıklarla gelen bazı Master’ların Master yetiştirmek yerine iyi bir inisiyasyon pazarı olarak gördükleri ülkemizdeki gelir kapılarını kapatmama çabaları ve tüm dünyada da zaman zaman gözlenen “en doğru teknik seninki değil benimkidir” şeklindeki kısır tartışmadır.
Ancak unutulmamalıdır ki Reiki, tüm insanlığa verilmiş bir ödüldür ve Evren enerjisinin sahibi yoktur! Hepimiz sadece onu anlamaya, onunla uyum içinde yaşamaya ve ondan yararlanmaya çalışıyoruz… Asırlardır nice bilge kişinin yapmaya çalıştığı gibi!
Reiki Ne Değildir?
Reiki'yi kullanabilmek veya faydalarından yararlanabilmek için herhangi bir kültüre, dine veya inanca sahip olmak gerekmez. Herhangi bir kişiye veya gruba ait değildir. Reiki, alternatif tıp bilgileri içinde anılmasına rağmen; alternatif tıp yöntemi değildir. Tıbbî müdahalelerin yerine geçemez, hastalıkların teşhisinde çağdaş tıbbın yerini tutamaz.
Reiki Eğitim Süreçleri
Reiki temelde üç aşamalı tam bir şifa ve ruhsal gelişim sistemidir, her bir aşama bir diğerini tamamlar. Herkes her bir seviyenin eğitimini almaya açıktır ancak kişiler arzu ettikleri noktada eğitimlerine ara verebilirler ya da bırakabilirler. Bu dereceler kişilerin birbirlerine üstünlük sağlamaları için değildir
Reiki I
Reiki 1. derece inisiyasyonu kişiyi evrensel yaşam gücü enerjisine açar. Reiki Master/Öğretmen tarafından uyumlandırılan kişi artık elleri aracılığıyla şifa niyetiyle kendisine ya da başkalarına dokunarak Reiki enerjisinin akmasını sağlayabilir. 1. derece fiziksel şifa uygulamaları içindir. İnisiye olan kişi kendisine, başkasına, bitkilere ve hayvanlara enerji verebilir. Reiki öğretisinin temelini oluşturan, 1. derece inisiyasyonu olmadan diğer dereceler alınamaz.
Reiki II
Reiki 2. derece inisiyasyonu kişinin şifa niyetiyle aktardığı enerjiyi güçlendirir, uygulayıcılar zihinsel, duygusal şifa ile uzaktan şifa gönderme yöntemlerini öğrenirler. 2. derecede, uygulayıcılara 3 sembol ve bunların kullanım bilgileri aktarılır. Kişinin inisiyasyonu sırasında açıldığı semboller aracılığıyla yapabileceği ek uygulamalar öğretilir. Kişi artık Reiki vermek için dokunmak zorunda değildir. Olaylara da enerji gönderebilir.
İleri Reiki Eğitimi (Advanced Reiki Training - ART)
Bu aşamada kişi master sembolüne inisiye olur, Reiki meditasyonunu, kristallerle çalışma tekniklerini, psişik cerrahiyi (kansız ameliyat) ve aura temizleme tekniklerini öğrenir. Bu derece geleneksel Reiki sisteminin bir parçası değildir, ancak William Lee Rand tarafından Reiki öğretmeni olmaya hazırlık aşamasının bir parçası olarak ilave edilmiştir. Öğretmenlik yapmak istemeyip sadece şifacılık yeteneklerini geliştirmek isteyenler içinde faydalı olduğundan eğitim süreci çerçevesinde verilmektedir.
Reiki III :
Öğretmenlik (Reiki Master) Reiki Öğretmeni/Master olmak esasında çok büyük bir adım ve ciddi bir sorumluluktur. Reiki uygulaması yapan herkesin öğretmen olması gibi bir gereklilik yoktur. Bu aşamada alınan eğitim, öğretmen olan kişiyi uygulayıcıları tüm Reiki derecelerine inisiye etmesine hazırlar, doğru iletişimi kurma ve öğretmen-öğrenci ilişkileri konusunda bilgilendirir. Bu seviyedeki kişilerin, şifaya gerçek güçle, sevgiyle ve sebatla bağlı olmaları gerekmektedir. Reiki enerjisine inisiye edilecek kişilerin sorumluluklarını taşımaya hazır olmayı gerektirir. Enerji vermek için asla üşenmemelidirler. Bu işte en büyük tehdit şişkin egolardır, Reiki'ye güvenmeyi bilmek gerekir. Normalde Reiki Öğretmeni/Master olmak kişinin 2-3 senesini almaktadır.
Nelere Reiki verilebilir?
# Reiki çok güçlü aynı zamanda da çok yumuşak bir enerji olduğundan asasında herşeye verilebilir. Tarih boyunca bilinen tüm hastalıkların (şizofren, bi-polar ve epilepsi yani sara hastalarında ilaç tedavisinin yanında sürdürülebilir) iyileştirilmesinde kullanılmıştır,
# Anne karnındaki embriyoya iyi gelişmesi ve doğumun rahat geçmesi için uygulanabilmektedir,
# Uygulanan diğer tüm tedavi ve terapilerin etkisini arttırıcı özelliği vardır,
# Kişinin farklı ve ciddi bir sağlık problemi varsa doktor kontrolünde Reiki verilebilir,
# Her türlü tıbbi tedavinin sonuçlarını geliştirir, yan etkilerini azaltır, tedavi süresini kısaltır, çekilen acıyı azaltır ya da tamamen yok eder, hastalığın yarattığı olumsuz duyguları hafifletir, kişide iyimser duygular geliştirir ve yaraların kolay kapanmasını sağlar,
# Tüm bitki ve hayvanlara uygulanabilir,
# Yaşanmış olayların kişide yarattığı negatif etkileri azaltmada önemli rol oynar.
- Reiki hangi hastalıklarda işe yarar?
Reiki fiziksel,zihinsel yada duygusal boyutta kendini gösteren hastalıkların hepsinde kullanılabilir. Kesin olarak şu hastalığa iyi gelir yada şu konuda etkili olur cevabını reiki için vermek doğru olmaz. Eğer bir ilaç içiyorsanız o ilaç muhtemelen tek bir tip hastalık için yapılmıştır. Reiki ise bütüncüldür ve bütüne yönelir. Önemli olan sizin şifayı istemeniz ve kabul etmenizdir.
- Reikiyi kendi kendime kitaplarda öğrenebilir miyim?
Reikiyi kitaplardan öğrenmek mümkün değildir. Kitap okuyarak ancak reikinin ne olduğunu ve ne işe yaradığını öğrenebilirsiniz ancak reiki uygulayıcısı olamazsınız. Çünkü reiki inisiyasyon dediğimiz reiki öğretmeninin sizin enerjinizle reiki enerjisini uyumlu hale getirmesiyle öğrenilir. İnisiyasyona halk dilinde el verme de denmektedir.
- Ya ben reiki öğrenmeyi başaramazsam, herkes öğrenebilir mi?
Sekiz yaşını doldurmuş herkes reiki öğrenebilir. Eğitim durumunuz,dini inancınız,zeka düzeyiniz,reikiye inanıp inanmamanız,yetenekleriniz reikiyi öğrenmeniz için önemli değildir.
- Reikinin diğer şifa yöntemlerinden farkı nedir?
En önemli farkı çok kolay öğrenilmesi ve özel çalışmalar gerektirmemesidir. Reiki öğrenmek için senelerinizi vermenize gerek yoktur ve özel ritüelleri bulunmamaktadır. Herhangi bir araç gerece ihtiyacınız yoktur. Özel bir ön hazırlık gerektirmez.
- Reikinin yan etkileri yada zararları var mı?
Reikinin hiç bir zararı yada yan etkisi yoktur. Reiki uygulayan kişinin hastanın rahatsızlığını kapması gibi bir şey söz konusu değildir Aksine başkasına reiki veren kişi kendisi de şifa enerjisinden faydalanacaktır.
- Reikiyi ne kadar zamanda öğrenebilirim?
Reiki bir günde öğrenilir.
-Eğitimlerde neler yapılır?
Eğitim teorik ve inisiyasyon olarak iki kısımdan oluşur. Teorik kısımda eğitim göreceğiniz seviyeye göre gereken tüm bilgiler aktarılır ve sorularınız yanıtlanır. İnisiyasyonla birlikte artık reiki kanalı olursunuz.
Evrende yaşayan tüm canlılar ısı ve enerji yayarlar. Bu enerji, yaşam gücünün kendisidir. Yaşam enerjimiz yüce Yaratı'cıdan bize doğumumuzla beraber aktarılmıştır. Yaşam gücümüzdür. Reiki binlerce yıllık şifa ve ruhsal çalışmalara dayanan ve enerji aktarımı ile şifa vermeye dayalı bir enerji tekniğidir. Reiki ; “ Rei ” ve “Ki” olmak üzere iki Japonca kelimeden oluşmaktadır.” Rei ” evren, bizi kuşatan büyük bilgi, “Ki” ise ruh, yüksek güç, içteki ruhsal manevi kimlik, yaşam gücü anlamına gelmektedir.”Ki” her zaman her yerde ve her şeyin etrafında akan enerjidir. Bu enerji bir bütün olarak tüm canlı varlıkları birbirine bağlar. Batıya yayılmaya başladığında “Evrensel Yaşam enerjisi” olarak adlandırılmıştır. Kelimenin tam karşılığı “yüce kaynağın bilincini taşıyan, ruhsal amaçla çalışan yaşam gücü enerjisidir.
Reiki evrensel yaşam enerjisi, yaratıcı tarafından gönderilen pozitif yaşam enerjisidir. Dolayısıyla Reiki binlerce yıllık şifa ve ruhsal çalışmalara dayanan ve enerji aktarımı ile şifa vermeye dayalı bir tekniktir . Reiki kendi iç zekası ve kendi iç bilgeliği olan pozitif sevgi dolu, güçlü, etkili, sınırsız ve zamandan bağımsız bir enerjidir. Reiki aynı zamanda aydınlanma demektir. Dünyanın üzerinde ve çevresinde şifa niyeti ile faydalanabileceği sonsuz miktarda Ki enerjisi bulunmaktadır.
Bu enerji evrensel akıl ve düşünce ile birleşince, en kuvvetli şifa enerjisine erişmiş oluruz; bu da Reiki'dir.
Ki bedeni meydana getiren elektrik türünden bir enerjidir ve vücudun sağlık durumunu belirler.
Ki yaşayan organizmadan ayrıldığında, can da gider. Ki ayrıca Yeryüzünün, gezegenlerin, yıldızların ve göklerin özündeki yaşam gücüdür ve bu enerjiye kaynak olmaları açısından da canlı bedenin Kİ'sini kaçınılmaz olarak etkiler. Canlı olan her şey Kİ'yi barındırır ve yayar, bu da auranın biyomanyetik enerjisidir .
Reiki , Reiki uygulayan kişinin ellerinden rahatsızlığı olan kişiye gönderilen, iyileştirici ve şifa verici bir enerjidir. Güvenilir ve tehlikesiz olan Reiki , beden içerisinde var olan enerji akımını düzenler ve bu şekilde organların ve hormon bezlerinin düzenli çalışmasını sağlar. Bağışıklık sistemini geliştirerek, hastalıkları başladığı andan itibaren tedavi eder, bunu yanı sıra uygulanan kişide pozitif bir ruh hali oluşmasını sağlar.Fiziksel ve ruhsal acıları, stres ve gerginliği geçirerek tedavinin gerçekleşmesini sağlar.Kısaca Reiki , yaradan'dan gelen ve her yerde bulunan şifa verici yaşam enerjisini kişiye aktarılmasını sağlar.
Reiki Yaratıcı tarafından bize gönderildiğine göre o herkesindir ve uyumlanan herkes Reiki'yi kullanabilir. Tüm insanlar eşittir, bu hak ve kabiliyet herkese doğuştan verilmiştir. Ama zaman içinde yaşadıklarımız korkular ve streslerle enerji alanlarımızın biri veya birkaçı kapanmış ve ya yetersiz çalışmaya başlamıştır. Bu nedenle uyumlanmak enerji kanallarımızdan Evrensel Yaşam Enerjisinin düzenli olarak çalışmasını sağlayacaktır. Uyumlanan kişi bu andan itibaren, Ki enerjisini yalnız kendi şifası için almamakta, Ki'nin kaynağına bağlanarak ve kablo gibi bir köprü olarak enerjiyi başka insanlara şifa vermek için de kullanır.
Reiki canlı bir bedenden geçerken özellikle bu enerjiye ihtiyaç duyan bölgelere şifa verir.
İnsan vücudundaki tüm organlar birbiriyle bağlantılı olarak çalışır, bundan dolayıdır ki Reiki tüm vücuda verilmelidir. Son derece güvenli olan Reiki varlığını bile bilmediğimiz rahatsızlıkları bile tedavi edebilir. Reiki uygulayıcısı sadece bu güçlü enerjiye kanal olmuştur. Uygulayan kişiye uygulanan kişiden kötü enerji geçmesi mümkün değildir.
Reiki bir din değildir ve herhangi bir dinle de alakalı değildir. Bu yaşam gücü enerjisi hayatın bizzat kaynağıdır.
Reiki enerjisi evrenseldir ve akmasına izin verildiğinde akar. Akışta tıkanıklık varsa zihinsel, ruhsal ve fiziksel problemler baş gösterir. Reiki tek başına bir tedavi değil, tedaviyi tanımlayıcı bir yöntemdir. Alternatif tıp yöntemi değildir ve tıbbi müdahale yerine geçmez. Tıbbi tedavinin olumsuz yan etkilerini gidererek tedavinin olumlu sonuçlanmasına yardımcı olur. Hastalıklar fiziksel bedene gelmeden önce aura da başlar. İşte bu aşama Reiki hastalığın oluşumunu engeller. Enerji kanallarımızdaki tıkanıklıkları açarak stresi azaltır ve rahatlama sağlar, bu şekilde hastalıkların ortadan kalkmasına yardımcı olur ve iyileşmeyi hızlandırır.
Reiki, yaşam boyu sizinle birlikte olacak, evrenin enerjisinden kendinizin ve çevrenizin yararlanmasını sağlayan, geçmişi asırlar öncesine dayanan bir şifa tekniği…
Reiki, tüm insanlar için evrensel bir ödül…
Türkiye’de Reiki konusunda şu ana kadar yayınlanmış çeşitli kaynaklar ve siteler bulunmakta. Gerek bu eserler, gerekse yurt dışında yayınlanmış pek çok çeşitli kaynak, Reiki konusuna çok farklı açılardan yaklaşmakta ve daha çok yazarlarının Reiki tecrübelerini yansıtmaktadır. Aslında Reiki, ilgilendiğiniz boyuta bağlı olarak pek çok farklı sistemi de referans alabildiğinden ve de farklı uygulama teknikleri ile kombine edilebildiğinden çok kapsamlı ve uzun çalışmaları gerektirebileceği gibi, tekniğin özündeki basitlik nedeniyle de çok kısa sürede öğrenilip doğru ve çok etkin şekilde uygulanabilecek bir şifa sistemidir.
Reiki konusunda ihtiyacınız olan bilgileri yeterli ve kapsamlı olarak bu sayfalarda bulacaksınız. Konuya olan ilginiz artan oranda sürerse, İnternet dahil olmak üzere çok çeşitli dış kaynaklarda ve yaşam enerjisini temel alan farklı uygulama disiplin ve tekniklerini inceleyen çalışmalarda tamamlayıcı bilgiler bulabilirsiniz.
Reiki, bir ayrıcalık, bir üstünlük aracı değildir. Reiki, çok kısa sürede kavranır ancak bir ömür boyu yaşanır. Reiki, katı kuralları ve uygulama prosedürü olan bir teknik değildir.
Asırlar boyunca insanlığın tecrübelerle oluşturduğu bilgi birikiminin ve farkına vardığı evrensel etkilerin insan yararına uygulamaya dönüştürülmüş pratiğidir. Kolaylıkla, arayışın hala sürdüğünü ve her gün yeni bir boyutun daha farkına vararak yararını geliştirdiğimizi söyleyebiliriz. Bu nedenle, Reiki’nin bize sağladığı uygulama kolaylığını kullanırken aynı zamanda hergün kendimizin de yeni bir boyutu deneme ve farketme olanağımızın olduğunu unutmamalıyız.
Reiki, akıl ve bilim yolundan hiçbir şekilde sapmayan, bağnazlık ve boş inançlarla hiç bir ilgisi olmayan bilimsel bir yöntem olmakla birlikte, insanı ve evreni uyumlu bir bütün halinde yaşattığından, bilgeliğe yaklaştıran bir tekniktir.
Reiki, tıbba alternatif bir şifacılık tekniği değildir. Tıbbi uygulamaların daima yanında olan ve bu uygulamaların insanı sağlığına kavuşturmasında eksik ve yetersiz kalan unsurları tamamlayan ve rahatsızlıklara yol açan etkenlerin önlenmesini amaçlayan bir tekniktir.
Tıp bilimi asırlardır insan fizyolojisini ele almış ve hastalıkları, rahatsızlıkları, semptomlarına göre değerlendirerek, bu semptomların giderilmesine yönelik çalışmayı benimsemiştir. Semptomlar ayıklanarak rahatsızlıkların kökenine gidilmesi son yıllarda gelişen tekniklerle mümkün olmaya başlamakla birlikte tüm çalışmalar hala fizyoloji üzerinedir. Ancak Reiki, tıbbi uygulamaları hiçbir şekilde reddetmeden, insanı sadece fizyolojisi ile değil aynı anda ruhsal yapısıyla da bir bütün olarak ele alır. Temelde rahatsızlıkların kaynağını farklı bir bakış açısıyla değerlendirir ve insanın mevcut bağışıklık sisteminde oluşan uyumsuzluk ve yetersizliklerin, tüm rahatsızlıkların kaynağı olduğunu gösterir. Bu nedenle, tıbbi uygulamalar fizyolojik tedaviyle uğraşırken aynı anda Reiki, rahatsızlığın kaynağına inerek bağışıklığın evren enerjisiyle kuvvetlendirilmesini ve şifanın sürekliliğini sağlar.
Sağlıklı olduğu varsayılan kişilerde ise düzenli Reiki uygulamaları, rahatsızlık ve hastalıkların oluşmasını çok önemli ölçüde önlemektedir. Bugün Batı toplumlarında tıp alanında da Reiki uygulamaları tamamlayıcı tedavi olarak kabul görmektedir. Sadece Amerika’da hastane ve kliniklerde lisanslı ve kadrolu şekilde çalışan ‘Reiki Practitioner’ sayısı 200.000’i aşkındır.
Reiki, enerjiyi temel alan pek çok farklı ve çoğu Doğu ve Uzakdoğu kökenli uygulamalardan faklı olarak, basitliği ve çok etkili sonuçlarıyla 1980’lerden sonra Batı toplumlarında çok yaygın hale gelmiştir. Ancak ülkemizde yeni tanınmaya başlayan bu tekniğin yaygınlaştırılması için çabalar yetersizdir.
Bunda önemli bir etken, ülkemizde sayısı sadece ‘birkaç’ı geçmeyen Reiki Master’ının bulunması, yabancı ülkelerden düzenli aralıklarla gelen bazı Master’ların Master yetiştirmek yerine iyi bir inisiyasyon pazarı olarak gördükleri ülkemizdeki gelir kapılarını kapatmama çabaları ve tüm dünyada da zaman zaman gözlenen “en doğru teknik seninki değil benimkidir” şeklindeki kısır tartışmadır.
Ancak unutulmamalıdır ki Reiki, tüm insanlığa verilmiş bir ödüldür ve Evren enerjisinin sahibi yoktur! Hepimiz sadece onu anlamaya, onunla uyum içinde yaşamaya ve ondan yararlanmaya çalışıyoruz… Asırlardır nice bilge kişinin yapmaya çalıştığı gibi!
akliniza takilan sorulari http://www.reikilink.com/resorular.htm burada bulabirsiniz
eiki Batı’da sadece son yıllarda bilinen bir enerjidir. Bir milyon kadar insan tarafından uygulanmaktadır, bu dünyanın nüfusu ile karşılaştırıldığında çok az kalıyor.
Reiki’yi bilimsel bir görüş noktasından açıklamak için önce bilimin bazı kavramlarını tartışmamız gerekiyor. Bilimsel onaylama bir çok şekilde ortaya çıkar. Bu, ‘gerçeğe dayanan’ bilimsel prensiplerin mantığına dayalı olarak bazı fenomenlerin mekaniklerinin mantıklı anlayışını vermek için popülerdir.
Buna tipik örneğiniz ‘atomaltı madde’ ; ‘kutuplaşmamış’ ; ‘vorteks teorisi’ ; ‘ayna imajı’ vs. gibi terimleri kullanarak Reiki’nin ‘mantıklı’ açıklamasıdır. Bu iyi gibi görünüyor ve çok sayıda Reiki Uygulayıcısının sahip olduğu mantıklı açıklama için gerekli olan olası olarak en iyi teskin etme yoludur. Ancak, bir eksiklik vardır. Sadece fizik terminolojisinin kullanılması Reiki’nin bilimsel onaylanması değildir! Bu sadece fizikte kullanılan genel ( ancak çoğu zaman çelişik) terimlere dayanan mantıklı bir açıklamadır. (Daha sonra tartışacağımız gibi, gözlemlerimize dayanarak bu etiketleri Reiki’ye uygulayabiliriz.)
Yüksek enerji fiziğinin tüm alanı yenidir ve öncüdür. Onu meslek dışından olan birine açıkladığınızda, genelleştirmek ve bilimsel terimler (kutuplaşmamış, atomaltı vs.) kullanmak tamamen uygundur, Reiki’nin klinik tezahürlerinin anlayışı için fikirsel bir çatı/iskelet tesis etmek için onları kullanıyoruz – Reiki’yi onaylamak için değil.
Reiki, uyumsuzluk durumundaki enerji mavikopyalarına (örneğin – beden) bir harmonik olarak salıverilen ‘kutuplaşmamış’ atomaltı enerjidir. Reiki atomaltı dünyayı terk ettiğinde, kutuplaşmak (polarize olmak) zorundadır çünkü o fiziksel, tezahür etmiş dünyaya giriyor ve fiziksel dünyada zaman ile etkileşime giriyor. Reiki, yaradılış olarak bir harmonik olduğu için, kutuplaşacak ve bu enerji mavikopyasındaki herhangi bir uyumsuz frekansın ‘ayna imajını (resmini)’ oluşturacaktır, bu münasebetle normal uyumu ve iyi sağlığı yeniden kurar. Bu, sonra, bedenin doğal iyileşme işlemini hızlandırır.
Bu tanımlamayı onaylamak ve açıklamak için klinik gözlemin bilimsel işlemini ve sonuçların mantıklı rasyonalizasyonunu kullanmamız gerekiyor. Günlük yaşamlarımızda kullandığımız şeylerin çoğu oradadır, çünkü bunlar sürekli çalışmaktalar, işe yaramaktalar. Eğer böyle olmasaydı, atılırlardı. Eğer yeni bir ilaç klinik olarak denenirse ve sabit olan iyi sonuçlar alınırsa (önemli yan etkiler olmadan) o kullanılır, çünkü gözlenen sonuçlar onu onaylamaktadır ! Bu ilaç çalışmayı bıraktığında veya kötü yan etkilerinin olduğu kanıtlandığında, ıskartaya çıkarılır ve artık geçerli olarak düşünülmez.
Bunu anlamak çok önemlidir. Reiki’yi fantezi kartlarla veya bilimsel terimlerle onaylayamayız veya kanıtlayamayız. Bu şeyler çatıyı/iskeleti ve işleyişi açıklamak için mükemmeldir. Bu erken aşamada onaylama, kendi ilk – elden klinik deneyimimizden ve son yıllarda Reiki’yi günlük olarak kullanan binlerce Reiki uygulayıcısının deneyiminden gelir.
Reiki uygulayıcıları ve onların hastalarının yaptığı gözlemleri listelediğimizde, Reiki ile ilgili bize çok şey anlatacak olan klinik bir resim inşa etmeye başlarız.
a) Ellerdeki duyumlar
Bir Reiki tedavisi esnasında, uygulayıcı ve tedavi edilen kişi genellikle uygulayıcının ellerinde bir duyum gözlemler. En genel olan duyumlar şunlardır : sıcaklık, karıncalanma, serinlik veya elektriksel hisler. Sık olarak, çok hasta insanlarda, Reiki uygulayıcısının ellerindeki duyum çok güçlü sıcaklık olabilir, o noktada deri sanki yanacakmış gibi ısınabilir. Bazen hala sonuçlar elde edilmesine rağmen hiç bir şey hissedilmez.
Duyumun tedaviden tedaviye değişebileceğini not etmek önemlidir ve hasta tarafından ellerde hissedilen duyum, uygulayıcının hissettiği duyumdan çok farklı olabilir. Uygulayıcı ellerinde soğukluk hissederken, tedavi edilen hastanın ellerden ısı yayıldığını hissettiği durumları gözledik.
Bunun (uygulayıcı ve hastanın farklı duyumlar hissetmesinin) bir açıklaması şudur, Reiki’nin kendisinin hissedilir karakteristikleri yoktur. Hissedilen şey, bedenin Reiki akışına reaksiyonudur. Reiki uygulayıcının ellerinden ortaya çıkarken, ellerden geçerken ellerin yüzey dokuları ile reaksiyona girer. Sonra Reiki tedavi edilen kişinin yüzey dokuları ile etkileşir. Bu aşamada, Reiki enerjisi bedenimizin tezahür etmiş dünyasına girerken kutuplaşır ve dokulardaki his alıcılarına tesir ederek duyumların ortaya çıkmasına neden olur. Bu duyumlar bedenin sağlık durumuna göre ve o anda sizin hassaslığınıza göre değişir. Bu günden güne ve kişiden kişiye değişebilir. Bazı insanlar bedenleri ile daha çok temastadır ve duyumları daha çok hissederler. Uygulayıcı ve tedavi edilen kişi bedenlerinde farklı dengesizliklere sahiptir ve Reiki buna göre kutuplaşır. Bu nedenle, her kişi tarafından farklı duyumlar (veya duyum eksikliği) gözlenir.
b) Otomatik olarak devreye girer
Bu, Reiki fenomeninin en ilginç gözlemlerinden biridir. Bir Reiki uygulayıcısının elleri herhangi bir yaşayan organizmanın üzerine veya yakınına yerleştirildiğinde, Reiki otomatik olarak akmaya baslar. Uygulayıcının bilinçli çaba göstermesine gerek yoktur. Eğer Reiki uygulayıcısı uykuda ise ve elleri bir başka kişinin yarası vs. üzerine yerleşmişse Reiki uygulayıcı uykuda bile olsa akmaya başlar.
Açık olarak, yalnızca bu gözlemden, Reiki’nin akışının uygulayıcıya rağmen ve uygulayıcının inanç sisteminden bağımsız olarak aktive olduğunu görüyoruz. Reiki’yi nasıl vereceğinizi öğrenmek zorunda değilsiniz. Eğer Reiki’ye inisiye olduysanız, basitçe ellerinizi bedenin üzerine veya yakınına yerleştirirsiniz.
Bir diğer gözlem hafifçe buna tezat oluşturur. Uygulayıcılar ve hastalar, eğer Uygulayıcı ellerini bilinçli sevgi dolu bir niyet ile kasıtlı olarak yerleştirirse Reiki’nin daha güçlü aktığını gözlemişlerdir. Bu bir çabalama işlemi değildir. Bu basitçe, eğer siz bilinçli olarak hastaya yardım etmek isterseniz, tedavinin daha etkin olması için niyet ederek ellerinizi yerleştirmek anlamına gelir.
c) Talebe göre akış
Daha ileri gözlemler Reiki’nin akışının hastadaki uyumsuzluğun derecesine göre değişebileceğini gösteriyor. Örneğin, ciddi şekilde hasta olan veya duygusal olarak çok alt üst olmuş hastalarda, Reiki daha güçlü şekilde akar. Bundan dolayı Reiki hedef sistemdeki uyumsuzluğun derecesine bağlı olarak talebe göre akar.
Doğal uyumlayıcı olan enerji uyumsuzluğun derecesine göre bir yoğunlukta çekilecektir. Reiki akışı uygulayıcının beklentilerinden tamamen bağımsızdır. O kendi içsel yasalarına göre işler.
Bazı Reiki uygulayıcıları, beden üzerinde eller bir pozisyonda iken bir zaman periyodundan sonra Reiki’nin akışının görünür olarak kesildiğini gözlemlediler. Sonra, eller başka bir pozisyona getirildiğinde Reiki tekrar akmaya başlar. Görünen fikir şu ki, bir bölge ‘fiks edildiği/tamamlandığı’ zaman, bir sonraki bölgeye geçersiniz. Reiki beden boyunca gereksinim duyulduğu yere ilerlediği için, bu bir çelişki olarak görünür. Kaydedilen bir fenomen şu ki, yukarıda anlatılan fenomenden hiç bahsetmeyen Reiki Öğretmenleri tarafından eğitilen Reiki uygulayıcıları bunu deneyimlemezler. Onların ellerinden Reiki akmaya devam eder. Reiki uygulayıcısının ‘beklentisinin’ veya bilinçliliğinin Reiki’nin duyumunu hissetmeyi durdurmaya neden olduğu ortaya çıkıyor. Deneyler böyle uygulayıcılar Reiki akışının durduğunu hissettiğini söylediğinde, tedavi edilen kişinin akışı hala güçlü şekilde hissettiğini göstermiştir.
d) Reiki her iki elden de aynı miktarda akar
Reiki’nin akışı ve etkinliği her iki elde de aynıdır. ‘Alan’ veya ‘veren’ el yoktur. Eğer bir kişiyi bir saat süre için tek bir elle tedavi ederseniz, her iki elle yapacağınız tedavinin yarısı kadar miktarı alacaktır. Kalite değişmez. Ayrıca, bir eliniz ile bir kişiyi tedavi ederken diğer eliniz ile başka birini tedavi edebilirsiniz.
Ellerle ilgili kutupluluk üzerine kuralları takip etmeye gereksinim duyan bir çok ‘kutuplaşmış’ sistemler vardır. Örneğin, her iki elinizi hastanın üzerine koymak ; elleri çaprazlamamak ; bedenin doğru tarafını tedavi etmek, vs. Bu sistemlerle yanlış olan bir şey yoktur. Ancak, bunlar, sadece Reiki kullanırken gereksizdir. Eğer Reiki’yi diğer sistemler ile birleştiriyorsanız, o zaman diğer sistemin kurallarını takip etmek isteyebilirsiniz. Bu Reiki’nin etkinliğini etkilemez. O akmaya devam eder ve kurallara rağmen çalışır.
e) Reiki sona ermez/tükenmez
Reiki’nin en dramatik gözlemlerinden biri, Reiki’nin sona erdiğinin/tükendiğinin görülmemesidir. Reiki uygulayıcıları hasta insanları bütün gün tedavi etmeye devam edebildiklerini ve Reikinin güne başladıklarındaki kadar güçlü şekilde aktığını keşfetmişlerdir. Daha da ilerisi, uygulayıcının Reikiden bir ‘ikincil etki’ aldığı görülür, bu uygulayıcıların günü başladıklarından daha güçlü ve daha fazla canlılıkla bitirdikleri anlamına gelir.
Bu, Reiki’yi diğer şifa sistemlerinden ayıran bir gözlemdir. Bir çok sistem, hastalar üzerinde kullanmak için enerji kaynağı olarak bedenin fiziksel enerjisini (chi) kullanır. Bunun uygulayıcının fiziksel enerjisini çekme etkisi vardır. Tedavinin tüm etkinliği uygulayıcının canlılığına/yaşam gücüne bağlıdır. Bir gün içinde tedavi edilebilecek hasta sayısı uygulayıcının kendi fiziksel enerjisini ‘tekrar şarj etmesine’ bağlıdır.
Bir çok paramedikal (tıbba bağlı) şifa sistemini ‘enerji’ sistemlerinin bu geniş sınıflandırmasına sokmak için eğilim vardır. Akupunktur, tai chi, polarite (kutupluluk) terapisi, shiatsu, manyetik şifa, ve ‘spiritüel’ şifanın bazı şekilleri bu kategoriye rahatça uyabilir, çünkü bunların hepsinin bedende akan fiziksel enerjinin (chi, ki, prana vs) tahmin edilebilir kurallarını izlediği görülmektedir.
Reiki bu kategoriye girmez. O basitçe, geleneksel anlamdaki fiziksel ‘kutuplaşmış’ enerji olamaz, onun klinik olarak gösterdiği kendine özgü karakteristikleri nedeni ile.
f) Reiki akışı uygulayıcının sağlığından etkilenmez
Hasta bir insan genelde daha düşük fiziksel enerjiye sahiptir ve bundan dolayı, eğer kendi enerjisini kullanıyorsa başkalarını tedavi etmede daha az etkin olur. Klinik gözlemler göstermiştir ki, Reiki’ye doğru şekilde inisiye olmuş çok hasta, zayıf bir insan bile çok sağlıklı olan bir Reiki uygulayıcısı kadar güçlü ve etkili bir tedavi verebilir. Tekrar, bundan Reiki enerjisinin bedenin fiziksel enerjisinden gelmediği sonucuna varıyoruz.
g) Reiki hayvanlar ve bitkiler üzerinde çalışır
Hayvanlar Reiki’ye insanlardan daha hızlı yanıt vermeye eğilimlidir. Onlar genellikle daha dinamik enerji sistemine sahiptir ve onların iyilesme güçleri daha üstündür. Ayrıca onlarda daha az birikmiş stres, duygusal bloklar ve kendini – sabote etme eğilimi vardır. Ayrıca daha çok evcilleşmiş olan hayvanların, iyileşme hızlarının daha yavaş olduğu ortaya çıkıyor. Evcil hayvanlar sahiplerinin stresini ve duygusal özelliklerini kendi üzerlerine almaya eğilimlidir. Hayvan sahibi olanlarımız onların ne kadar çok bizim yansımamız olabileceğinin farkındalar. Asabi, gergin bir köpek gördüğünüzde uzun süren sonuçlar elde etmek için köpeğin sahibini Reiki ile tedavi etmeye gereksiniminiz olacağına hükmedebilirsiniz (veya yatıştırıcılarla!!)
Bitkiler de Reiki’ye yanıt verir, çünkü onlar da canlı enerji alanlarıdır, dengeden çıkabilirler ve Reiki’nin uyumlayıcı ekilerine yanıt verirler.
Reiki’nin hayvanlar ve bitkiler üzerinde çalışması gerçeği ile, Reiki’nin etkilerinin psikosomatik olduğu fikirlerine önem vermeyebiliriz.
h) Kişi kendini Reiki ile tedavi edebilir
Başkalarına yardım edebilen, ama kendilerine yardımcı olamayan bir çok şifacılar vardır, çünkü onların sistemi kendilerini tedavi etmeye çalıştıklarında etkin olarak çalışmaz. Çünkü Reiki uygulayıcının bedeninden bağımsız olarak işler, uygulayıcılar ellerini kendi bedenlerinin üzerine koyabilir ve Reiki’nin tüm yararlarından faydalanabilirler. Bu koruyucu tıp perspektifinden özel öneme sahiptir. Bir Reiki uygulayıcısının yaşamındaki en büyük lükslerden biri kendini – tedavi için harcadığı zamandır.
i) Herkes Reiki’ye inisiye olabilir
Doğru olarak uygulanan inisiyasyon sağlanınca, herkes ellerinde aktive edilen Reiki’ye sahip olabilir. Koma halindeki insanları, veya çocukları bile inisiye etmek mümkündür. İnisiyasyonları alınca, ellerinizde Reiki’ye yaşamınız boyunca sahip olursunuz.
Ellerinde Reiki’ye doğal olarak sahip olan hiç kimse ortaya çıkmamıştır. Reiki’yi ilk alan kişinin kim olduğu ve onu nasıl elde ettiği sorusu ortaya çıkıyor. Yanıtı asla bilemeyiz çünkü yanıt zaman içinde kaybolmuştur. Herhangi birinin Reiki’nin ellerinde tezahür edebildiği bir noktaya kadar tekamül etmiş olabileceği olasılığına açığız. (Yazar herhalde Usui’den öncesini kastediyor, çünkü Reiki Usui’den önce vardı). Bu olası olarak bir ömür süren kişisel gelişimi kapsamıştır. Bir Reiki Öğretmeni tarafından bir hafta sonunda inisiye edilmekten çok daha az pratik ve daha yavaş olsa gerek.
j) Reiki bir inanç sistemi, din veya kült değildir.
Reiki tüm inançlardan insanlar tarafından uygulanır. Hristiyanlar, Müslümanlar, Museviler, ateistler ve agnostikler (Allah/hakikatin bilinemeyeceğine inanan), hepsi Reiki’nin yararlarını alabilirler, çünkü Reiki herhangi özel bir dine veya felsefeye bağlı değildir. Bir kez ona sahip olduğunuzda, ona ömür boyu sahip olursunuz ve onu uygun gördüğünüz herhangi bir şekilde kullanabilirsiniz. Herhangi bir gruba veya kuruluşa girmeye gereksiniminiz yoktur. İsterseniz bilgi almak ve aynı ilgi alanlarına sahip insanlarla tanışmak için bir kuruluşa girmeyi seçebilirsiniz.
Reiki’de gurular yoktur, ancak bir kaç kişi kendilerini bu şekilde görebilir. Reiki Öğretmenleri insanları inisiye etmeyi öğrenmiş olan normal insan varlıklardır. Normal insani özelliklere, güçlere ve zayıflıklara sahiptir. Kendimizi “üstatlığı öğrenenler” olarak düşünmeyi severiz.
k) Reiki’nin zararlı yan etkileri yoktur
Batıda Reiki Öğretmenleri etkin olarak uygulayıcıları inisiye etmeye başladıklarından beri, Reiki’nin negatif etkileri bildirilmemiştir.
İlk başta, insanların negatif etkiler olarak gözleyecekleri çok sayıda durum vardır. Bedenin fizyolojik şifa sürecini anlamayan insanlar deneyimledikleri şeyi yanlış yorumlayabilirler. Beden bir şifa işlemi altında iken, bazı rahatsızlıklara neden olan kısa süreli etkiler olabilir. Örneğin, artriti olan bir kişinin ilk bir kaç Reiki tedavisinden sonra ağrısı artabilir. Reiki yıllar boyunca zayıf kan dolaşımı olan eklemlere kanın dolaşımını artırır. Dolaşımdaki ani artış başlangıçta acı verici olabilir. Nıhai sonuçlar mükemmel olur!
Çok miktarda birikmiş stres veya duygusal bloklara sahip olan insanlar tedavi ile bedenleri Reiki’nin etkilerini işlemeye başlayınca, başlangıçta her şeyin karışmış olduğunu bulabilirler. Kanser hastaları çoğu zaman ilk bir kaç tedavide tümör alanındaki ağrının arttığını deneyimlerler.
l) Reiki tüm diğer sistemlerin tamamlayıcısıdır.
Reiki’nin kullanımının uygun olmadığı gösterilmemiştir. Reiki kendi başına veya herhangi diğer terapi ile birleşik olarak kullanılabilir. Sağlık sorunlarınızın çok ciddi olduğu, mevcut olan her şeyden yararlanmaya gereksinim duyduğunuz zamanlar vardır. Örneğin, Reiki kesiklerin, çok büyük olanların bile hızlı iyileşmesini sağlamakta çok parlaktır.
Ancak, eğer bir organınız kesildiyse, ameliyat olmanız gerekir. Hala bedeninize mümkün olduğu kadar çok Reiki verebilirsiniz, çünkü ameliyattan sonra iyileşme sürecinde dramatik olarak yardımcı olur ve yara ve ağrı miktarını azaltır.
Kanser gibi ciddi hastalıkların hala tedavi edilmesine ve tıbbi uzmanlar tarafından takip edilmesine gereksinim vardır. Ancak her durumda, Reiki bedenin toplam canlılığını ve bedenin iyileşme yeteneğini artırır. Reiki ayrıca kemoterapi ve radyasyon gibi tedavinin yan etkilerini azaltır ve iyileşme potansiyelinizi maksimize eder. Bununla beraber, her Reiki tedavisinde hastalığın altında yatan nedeni uyumlamak üzerine çalışırsınız.
m) Reiki daima kök neden seviyesinde işler
Reiki’nin genel bir gözlemi çok önemli dallanıp budaklanmalardır. Reiki ve Reiki uygulayıcıları tarafından tedavi edilen insanlar, eğer bir uygulayıcının elleri bir hastanın üzerinde özel bir pozisyonda ise örneğin başta ise, tedavi edilen kişi bazen Reiki’nin bedenin tamamen farklı bir bölgesini etkilediğini hissettiğini tekrar tekrar kaydetmişlerdir. En güçlü hissi deneyimledikleri bölge bedenin daha büyük uyumsuzluğuna sahip olan bölgesidir. Örneğin, kişinin böbrekleri hastadır ve eller bedenin başka bir bölgesinde olsa bile Reiki’yi en güçlü olarak burada hisseder.
Bu önemli gözlem Reiki’nin kendi doğası ile, daima en büyük uyumsuzluğun olduğu alana gitmeye eğilim gösteren bir harmonik olduğu teorisini onaylar. Hala lokal bir etki vardır, çünkü Reiki ellerin altındaki beden bölgesinden geçer.
Bu Reiki ile sonuçlardaki görünür çeşitliliği açıklamaya yardım eder. Bazı uygulayıcılar, eski bir futbolcunun artritli dizi tedavi edilirken üç ile beş tedavide önemli gelişmeler olacağını umarlar. Artritli bir dizi tedavi ettikleri bir seferinde bunun daha uzun süreceği görülür. Diz iyileşmeye devam ediyordur, ancak çok daha fazla tedaviye gereksinimi vardır. Bunun olası bir açıklaması futbolcunun bilinmeyen başka bir ciddi sorunu olmasıdır, örneğin zayıf bir kalp, Reiki öncelikli olarak o bölgeye gider. Hem uygulayıcı hem de tedavi edilen kişi dizin ne zaman iyi olacağını bilmez, ama kalp bilir !
Bir hastalığın belirtilerini deneyimlemeye başladığımız zaman, çoğu kez bize bir şey olduğu düşüncesinin tuzağına düşeriz. Çoğu hastalıkta bu gerçekten çok uzaktır. Sorun en sonunda bir belirti olarak tezahür etmeden önce yıllardır vardır. Bir kalp sorunu sonunda belirtiler verinceye kadar adım adım gelişerek yıllardır oradadır. Fizikçiler bize enerjinin mevcut olduğunu ve önce enerjinin hareket ettiğini, maddenin bunu izlediğini anlatır. Önce bedenin enerji sistemlerinde bir karışıklık olur. Bu ‘hastalık’ olan fiziksel değişiklikler getirmeye başlar.
Bedenimiz baştanbaşa titreşimin değişik seviyelerindeki enerjiden oluşur. En düşük titreşimler kemikleri oluşturur. Daha yüksek titreşimler kasların, organların ve kanın spektrumundan geçer, enerji sistemimizi oluşturan daha da yüksek titreşimlere kadar ulaşırız. (chi, prana, ki vs.)
Enerji sisteminde bir çok şey uyumsuzluğa neden olabilir. Duygusal karışıklıklar ve travmalar, zihinsel anormallikler, çevresel etkiler, travma, diyet, yaralanmalar vs, bunların hepsi uyumsuzluğa neden olur. Enerji sistemi uyumsuzluğa itildiğinde, beden/zihinde değişimler tezahür ettirmeye başlar. Bu değişiklikler sonunda hastalığa götürür.
Ortalama hastalık süreci hastalığa müsait olma faktörlerinin birikmesi ile gelişir. Hastalık için nadiren tek bir neden vardır. Hastalık genellikle bir çok farklı faktörün heterojen bir karışımıdır.
Teşhis için bir doktora gittiğimizde, teşhisin sadece bir etiket olduğunu hatırlamamız gerekir. Etiketler – mide ülseri, hepatit, nefrit, fibrosit, vs hastalığın nedeninin açıklaması değildir. Bunlar değişik nedenlerin nıhai sonuçlarının tanımıdır. Nasıl tedavi edileceğimiz sizi tedavi edecek olan doktorun eğitimine bağlıdır. O uzmanlık alanına göre odaklanmak için bir “neden”e karar verir.
Kullanmayı sevdiğimiz bir metafor, buzdağıdır. Bir buzdağının en büyük kısmının suyun altında yüzdüğünü biliriz. Suyun üstüne çıkan ucu aşağıda ne kadar yattığının iyi bir göstergesi değildir. Belirti buzdağının ucuna benzer ; hastalığın nedenleri saklı olan buzdağının ana gövdesidir. İki insan aynı “tip” belirtiye sahip olabilir ve çok fazla sayıda manzaraya ve çok sayıda nedene olabilirler. Bu nedenle aynı belirtilere sahip iki insanın iyileşme sürelerinin çok farklı olmasının nedeni budur.
İki insan mide ülserinden rahatsız olabilir. Birisi basitçe kültürel çevre değişiminden ülser olabilir. Tayland’a gidebilir ve midesinin alışmadığı aşırı miktarda sıcak, baharatlı Tayland yemekleri yiyebilir. Tedavi basit olacaktır ve sonuç hızlı olacaktır, özellikle o kişi midesi alışana kadar baharatlı yemekleri azaltırsa.
Mide ülseri olan diğer hasta bir kaç yıl önce boşanmış olabilir ve iki yıldır bekar olarak yaşıyor olabilir, yemekleri kendi pişiriyordur, para hakkında ve boşanma ile ilgili üzülüyordur ve ayrıca sırtını incitmiş olabilir. Burada mide ülserine katkısı olabilecek değişik faktörlere sahibiz. Üzüntünün mideye giden vagus sinirini canlandırdığı bilinir ve bu midede aşırı asit salgılanmasına neden olur. Sırt problemi mideye giden sempatik siniri etkileyebilir ve mideye giden sinirde dengesizliğe katkıda bulunur, tekrar aşırı asit salgılanması ile sonuçlanır. Bu faktörlere ilave olarak diyet bir sorundur. Tüm bunlar bu hastanın buzdağının daha büyük olduğu anlamına gelir ve mide ülseri nedenlerin birikmesinden dolayı daha uzun sürede iyileşecektir.
Bu vakaların herbirinde, hasta farklı uzmanlardan çok iyi tedavi alabilir ; bir şiropraktör bir diyetisyen veya stres yönetimi için psikolog. Olası olarak her biri bir sonuç elde eder, çünkü bedene yapılan herhangi uygun bir faydalı şey belirtinin azalması ile sonuçlanır. Sorun şu ki, çok sık olarak ‘buzdağının’ tüm gövdesine hitap edilmez ve belirti sonunda geri döner veya benzer başka bir belirti olarak tezahür eder, çünkü tüm nedenler ile uğraşılmamıştır.
Bir teşhis genellikle sadece bir etikettir. Çeşitli nedenlerin nıhai sonucunun bir tanımı. Hastalığın nedeninin açıklaması değil.
Reiki ile ilgili en mükemmel şey onun özel olarak belirtiyi tedavi etmemesidir. Çünkü Reiki uyumlayıcı bir enerjidir, o bedenin tüm kompleksini tedavi eder. Reiki bedene akarken ve bedenle etkileşirken, sistematik olarak buzdağının tüm gövdesini uyumlamaya başlar. Mide Reiki tedavileri ile sonunda temizlendiğinde, sorunun gittiği anlamına gelir, çünkü altta yatan nedenler uyumlanmıştır ve sadece belirtiler giderilmemiştir veya maskelenmemiştir. (asit gidericilerin yaptığı gibi)
Spor yaralanmaları gibi görünürde basit şeyler ile bile, çoğu zaman yüksek stres seviyesi veya deşarj olma gibi hastalığa müsait altta yatan nedenler buluruz. Eğer beden fazla stresli ise veya deşarj olmuşsa daha kolay incineceği belirlenmiştir. Reiki yarayı tedavi ettiğinde, o ayrıca stresi de tedavi eder ve böylece canlılığı güçlendirir.
Her hastalık uyumsuz frekansların özel bir kombinasyonu olarak görülebilir. Reiki’nin bedende hasta/bozulmuş frekansların harmoniği veya ayna imajı (ayna resmi) olarak kutuplaştığı görülüyor. Bu, homeopati çalışması gibi frekans terapilerinin çalıştığı aynı yolla uyumsuzluğu etkin şekilde nötralize etmeye eğilim gösterir. Fark şu ki, homeopatide uygulayıcı uyumsuzluğu teşhis etmek zorundadır ve onu uyumlayacak uygun frekansı (ilaç) seçmek zorundadır. Reiki’nin teşhise gereksinimi yoktur, çünkü o kendi harmoniklerinin yasalarını izler ve çoğunluğu olan uyumsuzluğun frekanslarına çekilir. Basitçe söylersek – kimsenin teşhis yapmaya gereksinimi yoktur, çünkü Reiki bunu kendi yapar.
n) Reiki ile teşhis yapmaya gereksinim yoktur
Reiki ile tedavi için teşhis yapmaya gereksinim duyuyorsanız, bir hafta sonu seminerinde bir uygulayıcı olamazsınız. En azından dört – yıllık bir kursa ihtiyacınız olacaktır. Reiki uygulayıcılarının çoğunluğu teşhis için eğitilmeyen meslek dışı insanlardır. Reiki kişiyi tedavi etmek için etkin olarak nereye gideceğini bilir. Reiki’yi nereye yönlendireceğinizi bilmek zorunda değilken, neyin yanlış olduğunu bilmeye gereksiniminiz yoktur. Eğer tedavi edilecek kişi belirtileri için bir ‘etiket’ isterse, bir doktora gitmelidir. Bununla birlikte, Reiki uygulayıcısı kişiye sağlığını ve canlılığını tekrar kazanması için etkin şekilde yardım edebilir – holistik olarak.
Kriz tedavisi haricinde, bir Reiki uygulayıcısı her sorun için aynı holistik Reiki tedavisini sağlar. Çünkü bu Reiki uygulayıcısının ellerini nereye koyacağını bilmesi için bir ‘etikete’ gereksinimi yoktur.
Bazı Reiki uygulayıcıları, sürekli kullanım ile, Reiki’nin onların sezgilerini geliştirdiğini kaydetmişlerdir. Bu sezgi tedavi esnasında hasta ile münasebeti güçlendirir ve uygulayıcının çoğu zaman tedavi olan kişide neyin yanlış gittiğinin ‘farkında’ olmasına yardımcı olur. Reiki ile sezgiyi geliştirmeye cesaretlendirmekte mutlu iken, Reiki’yi bir teşhis aracı olarak kullanmaktan bahsetmiyoruz. Böyle bir uygulama çok özneldir ve yanlış teşhis ve yorum tehlikesi vardır.
Tedavi esnasında eğer, bir Reiki uygulayıcısı görünür ciddi bir sorunu sezerse, o kişiye iyi bir check – up yaptırmasını önermesi uygundur, çünkü - örneğin akciğerlerde – bir enerji dengesizliği olabilir. Hastaya akciğer kanseri olduğunu söylemek tamamen etik dışı, sorumsuzluk ve bazı ülkelerde yasa dışıdır !
o) Reiki stresi azaltır
İnsanlar Reiki alırken biyogeribesleme ekipmanına bağlanmışlar, alfa durumuna girdikleri görülmüştür (beyin dalgaları). Bu bedenin birikmiş stres seviyesini azalttığı bilinen ışık meditasyonunun bir şeklidir. Klinik olarak, insanlar bedenin önemli derecede gevşediğini ve iyi – olma hislerinde (stres giderimi ile birleşik) hızlı bir artış olduğunu bildirmişlerdir.Stresin hastalığın etiolojisine (hastalığın nedenini anlama bilimi) büyük katkısı olan bir faktör olduğu iyi bir şekilde dökümante edilmiştir. Stresi etkin olarak azaltan herhangi bir sistemin toplam fiziksel ve zihinsel iyi – olmaya kısa – vadeli ve uzun – vadeli etkisi olacaktır. Bu Reikiyi düzenli olarak kullanmak için başka bir nedendir. Stresten – mazlum bir toplumda yaşıyoruz. Stres seviyemizi aşağıda tutarak, Reiki yaşamdan zevk almamıza dramatik olarak katkıda bulunur.
Bilimsel hipotezler
Atomaltı dünya içinde bilim adamları enerji kuvvetlerinin sınırsız, ‘kutuplaşmamış’ (enerjiler bir frekansa sahip değildir, çünkü onlar üzerinde etkili olacak zaman faktörü yoktur) olduğunun farkındadırlar, bu enerjiler her şeyle karşılıklı bağlanarak atomaltı dünyanın genel ‘uyumlayıcıları’ olarak davranırlar ve bu az bilinen dünyanın dengesini ve uyumunu sürdürürler.
Bu ‘evrensel yaşam enerjisi’ muhtemelen Reiki olarak bilinen fenomenin en iyi tanımıdır. Reiki inisiyasyonu işleminin çalışmalarının ileri bilgisi bu hipotezi desteklemeye eğilimlidir.
Reiki Öğretmenleri bu enerjiyi tezahür etmiş dünyaya salıvermek için gereken değişiklikleri getirmek için enerji silsilesi ve modelleri kullanır. Bu atomaltı enerji Reiki’yi karakterize eden yukarıdaki kriterlerin tümüne uyar. Atomaltı dünyada ‘Evrensel Yaşam Enerjisi’nin başlıca fonksiyonlarından biri uyumlamaktır/harmonize etmektir. Eğer bu ‘kutuplaşmamış’ atomaltı enerji tezahür etmiş dünyaya salınırsa (zaman ile etkileşerek) anında kutuplaşır (ısı, karıncalanma vs). Bu kutuplaşma hedeflenen enerji alanının uyumlanması ile sonuçlanır. (İnsan, hayvan, bitki vs). Bunu yapmak için Reiki, enerji alanında uyumsuzluğun (hastalık) ayna imajını (resmini) oluşturur. Enerji alanının uyumlanması otomatik olarak doğal iyileşme sürecini hızlandırır.
‘Evrensel yaşam enerjisi’ terimi aldatıcı olabilir, çünkü bir çok ‘yeni çağ’ terapileri bu ismi hazır olarak algılanamayan her enerji gücüne atfederler. Böyle durumların çoğunda, klinik tezahürler normal kutuplaşmış enerjinin yüksek frekanslı seviyeleri ile iş gördüğünü belirtir.
Sonuçlar
Bu klinik gözlemlere dayanarak, bunların toplam olarak, Reiki olarak bilinen fenomenin farklı özellikleri olduğunu varsayabiliriz. Olası olarak, tüm bu özellikleri paylaşan herhangi bir sistem haklı olarak tanımlama için kendini Reiki olarak adlandırabilir.
Klinik gözlemler ‘Reiki’ye sahip olan herhangi birinin (yukarıda tanımlanan özellikleri karşılayan) Reiki Öğretmenleri tarafından öğretildiği şekilde uygulama yaparlarsa klinik uygulamada elle tutulur sabit sonuçlar elde edeceğini göstermiştir. Bu klinik sonuçlar Reiki’nin en önemli onaylanmasıdır.
kaynak : http://badluck.azbuz.com/readArticle.jsp...0000214031
İnsan Vücudu Nedir?
kaynak : http://www.bioenerji.org/ murat soyer
Bioenerji ilmi açısından insan vücudu bir bütündür. Bu bütünlük dolayısıyla herhangi bir organ veya sistemdeki ritim bozukluğu tüm vücudu rahatsız eder. Bu anlayışla bioenerji ilmi, vücudun tamamının yeniden ayar edilmesini hedef kabul etmiştir. Bioenerji tıbbı asla bölgesel (mevzi) tedaviyle meşgul olmaz. Daima vücudun tamamını tedavi eder, zira ; bioenerji ilmine göre bölgesel (mevzi) tedaviyle meşgul olan hekim tuzağa düşmüş sayılır. Vücudun sağlığı ancak bütünlük içinde mümkün olur.
İnsan vücudu, birbirinden ayrı kabul edilmesi mümkün olmayan iki kısımdan meydana gelmiştir: "Düşünce Bedeni" ve "Fiziki Beden". Bu iki beden çok karmaşık bir şekilde tamamen iç içe girmiş durumdadır. İnsanın her iki bedeni birbiriyle devamlı etkileşim durumundadır. Ancak; "Hangisi diğeri üzerinde komuta kullanmaktadır?" diye sorulursa cevabı çok kesindir; kesinlikle düşünce bedenimiz, fiziki bedenimize amirdir. Bioenerji ilmine göre, sadece fiziki bedenin onarılmasıyla insanın tedavi edilmiş sayılması kabul edilemez.
Şimdi bedenin bu iki kısmını kısaca açıklamaya çalışalım:
Düşünce Bedeni: Düşünce bedeni kişinin kendine göre olan kanunları, kabulleri, istekleri, korkuları, tabuları, hevesleri, hasretleri, alışkanlıkları, evham ve tedirginlikleri, sevinç, güven ve mutluluklarından oluşan psikolojik bir yapıdır. Çok değişkenlidir. En kısa zaman dilimi içerisinde bile şekilden şekle, bir renkten diğer bir renge, karanlıktan aydınlığa geçebilmesi kolaylıkla mümkündür. Düşünce bedenine KİŞİLİK (şahsiyet) de diyebiliriz.
Fiziki Beden: Fiziki beden bir mineraller topluluğudur. Yüzde yetmişi sudan oluşmaktadır. Kendi yaratılış programına tabi, otomatik sistem ayarları, çok hassas sigorta unsurları, koruma sistemleri, refleksleri, toleransları olan muhteşem bir yapıdır. Ucu bucağı olmayan, sonsuz olduğu zannedilen kainat, dürülüp insan bedeninde gizlenmiştir. Başka bir ifadeyle; İnsan ; Kainatın Küçültülmüş Bir Modelidir.
Kişiden, kişilikten bağımsız olarak hiç durmadan işleyen, çok karmaşık, kompleks, kendisi tedbir alma yeteneğine sahip, rezerv tutma bilincine malik, akıl almaz bir sistemler topluluğudur. Görünüşte kaslar, kemikler, sinirler, damarlar vs..den teşekkül etmiştir. Fakat asla bunlardan ibaret değildir.
Bugün bilim dünyasının insan vücudunu ne derece tanıdığını, ne kadar bir isabetle kavradığını itiraf etmek gerekirse; dürüstçe ve bilim adamı terbiyesiyle söylemek mecburiyetindeyiz ki; "ancak kainatı tanıdığımız ölçüde". İşte bu kavrayış, gerçek bilim adamlarına araştırma şevki vermekte, çok ölçülü konuşma inceliğini kazandırmakta ve insana karşı hürmet ve hayranlıklarını en yüksek seviyeye çıkartmaktadır.
Kişi (kişilik), fiziki bedenin (taşıyıcı beden) içinde hayat yolculuğu yapmasına izin verilen bir şahıstır. Yüce tanrı kişiye fiziki bir beden bahşederek dünyaya göndermiş ve O’ na insanlık yolunu fark ederek bu yolda yürüyüşe başlamak ve böylece şeref kazanabilmek fırsatını tanımıştır. Kişinin, içinde yol aldığı bedenini kendisi olarak kabul etmesi (“ işte bu benim “ demesi) bir yanılgıdan ibarettir. “ Benim “ diyebileceği şey sadece düşünce bedeni yani kişiliğidir. Fiziki beden o kadar insanın kendisi değildir ki ; dikkat edilirse insan bir yiyeceği ancak çiğneyip yutuyor. Ondan sonra yutulan şeye ne yapıldığını bilmiyor, yani bu işlemlerin kumandası kendi elinde değildir. Yuttuktan sonrasını artık fiziki beden biliyor ve idare ediyor. Keza kişi, kalbinin çarpmasını, kanın büyük bir hızla dolaşmasını, karaciğerinin faaliyetlerini, salgı bezlerinin işlevlerini, tırnağının uzamasını, ağzında tükürük sıvısının üretildiğini, böbreklerinin görevini, göz kapaklarının otomatik olarak açılıp-kapanmasını, nasıl uykusu gelip nasıl uyandığını, bir şeyi tutarken parmaklarının kaç aşamalı bir hareketle o cismi kavradığını, ağzından çıkan sesin üretimini, akciğerlerinin devamlı hareketini... bunların hiçbirini bilinçli olarak komuta edemiyor, etmiyor. Çünkü bunları fiziki beden kendi kanunlarına göre otomatik olarak yapıyor. İşte bu anlamda kişinin kendisine lütfedilmiş olan fiziki bedene çok yüksek bir bilinçle büyük bir hürmet göstermesi gerekir. Bu hürmeti idrak edebilmek, yüksek ilimlerdendir.
Reiki Prensipleri
Reiki prensipleri
Bir çok hastalığın ruhani ilacı
Sadece bu gün kızma ve kaygılanma
Şükran dolu ol ve alçakgönüllü davran
İşini özenle yap
Var olan her şeye karşı nazik ve sevecen ol.
Sabah ve akşam ellerin dua pozisyonundayken yukarıdaki kelimeleri tekrar et ve Reikinin senin ruhuna ve bedenine şifa getirmesi için dua et.
-- Mikao Usui --
![[Resim: 31cakra11.jpg]](http://img.mynet.com/kadinca/012006/31cakra11.jpg)
Çakralar
Çakralar insan bedeninde bulunan yaşamsal enerjiyi tüm vücuda dağıtan enerji merkezleridir.
Çakralar şu şekilde çalışır: Bedenimizdeki enerji dikey olarak hareket eder ve omurga boyunca yukarıdan aşağıya omurilikte dolaşır. Başta ve kuyruk sokumunun en ucunda söner. çakranın kalbi işte bu omurilikten beslenir ve daha sonra bu enerjiyi yönetimi altındaki vücudun diğer bölümlerine dağıtır.
Çakralar canlıların bedeninde bulunan enerji odaklarıdır ve 7 temel çakra vardır. Bunlar vücudumuzun ön tarafında, orta kısımda aşağıdan yukarıya doğru sıralanmışlardır. Ayrıca 40 kadar ikincil çakra vardır. Bunların çoğu dalak, ense, avuç içi ve ayak tabanlarında bulunur. Bunlar da önemli işlevlere sahiptirler.
Canlıların beden, zihin ve ruhlarının uyum içinde çalışabilmeleri için çakraların da birbirleriyle uyumlu ve belli bir denge içinde olmaları gerekir. İşte Reiki özel pozisyonlar yardımıyla çakraların dengelenmesini sağlar.
kaynaklar :
http://www.reikilink.com/reiki.htm http://www.bioenerji.org http://www.reikiturk.com http://www.reikilight.net http://tr.wikipedia.org/wiki/Reiki
REİKİ UYGULAMA TEKNİĞİ
KENDİMİZE UYGULAMA
Reiki’nin temelinde kişinin kendine düzenli olarak yaptığı uygulama büyük önem taşımaktadır. Herhangi bir hastalık ya da rahatsızlığımız olsun ya da olmasın, düzenli uygulama bedenimize gerekli enerjinin sürekli olarak üst düzeyde tutulmasını, yorgunluklarımızın giderilmesini, uykunun düzenlenmesini ve sağlığımızın mükemmel düzeyde korunmasını sağlayacaktır. Düzenli uygulama fizik sağlığın yanısıra iç huzuru, çevreye uyum, tolerans ve stresten arınmayı da getirir. İç barışımızı, yaratıcılığımızı, sağduyumuzu, doğru karar verme yetimizi, zihin berraklığını ve sevgiyi arttırır.
İlk uygulamalar :
1. Derece inisiyasyonu sonrası hemen başlayacağımız 21 günlük bir arınma süresi boyunca aksatılmadan hergün tercihen yaklaşık aynı saatlerde kendimize Reiki uygulamak gerekir. Bu sürede vücudumuz, biriktirmiş olduğu çeşitli toksinleri atarak enerjinin saf halde kullanılmasına zemin hazırlayacaktır.
İnisiyasyon sonrası ilk bir kaç gün içinde kendimizi sanki daha kötüymüşüz gibi hissetmemiz, sebepsiz moral bozukluğu yaşamamız çoğunlukla beklenebilir. Ayrıca mevcut bazı hastalık ve kronik rahatsızlıklarımızın bize verdiği sıkıntının arttığını da gözleyebiliriz. Ancak bu etkiler son derece normaldir ve Reiki’nin üstümüzde çalışmaya başladığının göstergesidir. Bu etkiler birkaç gün içinde geçer ve kendimizi süratle çok daha iyi hissetmeye başlarız. Bu etkilerin görülmemiş olması, Reiki’nin işe yaramadığı anlamına gelmez, aksine, bedenimizin bu yeni enerji akışına çok çabuk uyum sağladığını gösterir.
Bu 21 günlük ilk arınma döneminde bedenimizin dışa açılan her gözeneğinden sürekli bir toksin atışı gerçekleşir:
- Aşırı terleme
- Dışkı düzeninin bozulması, renginin değişmesi
- Sık aralıklarla ve bol idrar yapma, renk değişikliği
- Geğirme, yellenme
- Öksürme, balgam çıkarma, tükürük birikmesi
- Gerinme, esneme ihtiyacı, esnemeyle gelen gözyaşı...
Bunların hepsini ya da sadece birkaçını yaşayabileceğimiz gibi, önce de söylediğimiz gibi belki de hiç biriyle karşılaşmayacağız. Ancak görülmesi normal olan bu etkiler birkaç gün içinde başlar ve azalarak genelde bir hafta içinde normale döner. Bu noktada en önemli şey Reiki vermeyi aksatmamaktır.
Dikkat edilecek noktalar:
İnisiyasyondan birkaç gün öncesinden başlayarak, tüm 21 günlük arınma süresi boyunca alkol alınmaması, aşırı yağlı, baharatlı yemeklerden ve kırmızı etten kaçınılması, çay, kahve, şeker, sigara tüketiminde mümkün olduğunca azaltmaya gidilmesi, aşırı stres ortamından mümkün olduğunca uzak durulması Reiki'nin çok çabuk etkisini göstermesi açısından gereklidir. Reiki uygulamasını gerek kendimize gerekse başkasına yapacağımız zaman kendimizin ve uygulayacağımız kişinin son 24 saat içinde alkol almamış olmasına dikkat etmeliyiz. Alkol enerji kanallarını olumsuz etkiler, Reiki’yi işlevsiz bırakır.
Arınma süresi sonrası normal yaşantımızda, sıraladığımız bu zararlı unsurların olumsuz etkileri de aşırıya kaçılmadığı sürece bir ölçüde Reiki sayesinde kontrol altında tutulabilecektir.
Uygulamaya hazırlık:
Her Reiki uygulaması öncesi ve sonrası ellerin akan su ve sabunla yıkanması gerekir. Bunun yapılma imkanı olmayan durumlarda uygulama öncesi ve sonrası avuçların 15-20 kez kuvvetlice birbirine sürtülmesi önerilir.
Reiki uygulaması sırasında hem kendimizin hem de uygulayacağımız kişinin üzerindeki metallerin çıkarılması gerekir.
Uygulama sırasında kol, el, bacak ve ayakların üst üste gelecek şekilde çaprazlanmaması, yani kolların kavuşturulmaması, bacak bacak üstüne atılmaması gerekir.
Bir hatırlatma:
Reiki uygulamalarında yanlış yapma ya da kendimize veya başkasına zarar verme ihtimali yoktur. Evrenin yaşam enerjisi kendi içinde, varlığı hissedilen bir bilgeliğe sahiptir; İlk aşamada tamamen mekanik ve kendi kendine çalışır: Reiki enerjisini almak niyetimiz olmasa bile ellerimizi doğru pozisyonlara yerleştirdiğimizde bizim bilinçli olarak yönlendirmemize gerek kalmadan bedenimiz, ihtiyacı olan enerjiyi kendiliğinden çeker.
En ideal konum, sessiz ve rahat bir ortamda oturarak Reiki’ye konsantre olup bedenimizi hissederek Reiki uygulamaktır. Ancak Reiki’yi televizyon seyrederken, yatarken, başkalarıyla sohbet ederken, yolculuk sırasında araçta otururken, sinemada, maçta… kısacası her ortamda uygulayabiliriz ve her şartta işlevini yerine getirir.
BİRİNCİ DERECE REİKİ UYGULAMA TEKNİĞİ
Reiki uygulama tekniği dereceler arasında temel uygulamalar açısından farklılık göstermez. İleri dereceler sadece temel uygulamanın ruh ve beden bütünlüğümüze sağladığı uyumla hazır hale gelmemiz sonrası ilave ettiğimiz teknikleri içerir ve Reiki uygulamasını hem çok kolaylaştırır hem de güçlendirerek bize yeni ufuklar açar.
Ellerin kullanımı:
Reiki ellerimiz aracılığı ile uyguladığımız bir tekniktir. İki e
kolay kolay hasta olmazdim ama buda kısmet işte : )
ı: Reiki bir tıp yönetimi değil bir şifa yöntemidir ve hastalıklarınızda doktora başvurmalısınız.Reiki bütüncül tedavi amacıyla tıbbi tedaviyle birlikte kullanılmalıdır
Reiki Eğitimi almak için http://www.reikimaster-mindu.com/masters.html buraya bakabirsiniz eğitimi veren doktorlarda bulunmakta ayrica detaylari için
http://www.reikilink.com/reiki.htm http://www.bioenerji.org http://www.reikiturk.com http://www.reikilight.net http://tr.wikipedia.org/wiki/Reiki
Reiki;
Öğrenilmesi ve uygulanması çok kolay olup herkesin uygulayabileceği bir iyileştirme metodudur. 1920'de Japon Dr. Mikao Usui tarafından Kurama Dağında başlatılmıştır. Ancak bir Reiki Master/Öğretmen tarafından inisiye edilmiş kişi tarafından ellerin bedene temasıyla kişinin kendisine ya da başkalarına uyguladığı bir yöntemdir. Doğası biyoenerjiden çok farklıdır.
Reiki diğer şifa teknikleri gibi öğrenilemez. Reiki uygulayabilmek için uzun süren meditasyonlar yapmak, farklı deneyimlere, tecrübelere ya da özel yeteneklere sahip olmak gerekmez. Bu yeteneğe sahip olmanın tek yolu; inisiyasyon dediğimiz yeteneğin transferidir (yani kısaca eskilerin ya da Anadolu'daki yaygın kullanımıyla el vermek diyebiliriz). Öğrendiğiniz ilk günden itibaren kendiniz ve başkaları için uygulayabilirsiniz.
Reiki enerjisi çok yumuşak aynı zamanda da herşeyde kullanılabilen, zararsız ve çok güçlü bir enerjidir. Adeta kendi bilinci olduğundan sizin yönlendirmenize gerek duymaz. Konsantre olmanız gerekmez. Reiki'yi aktarırken uygulayıcı bir kanal olur. Bu özelliğinden dolayı; uygulayıcının enerjisi tükenmez. Reiki, tüm inançlarla uyumlu çalışır.
Dünya üzerinde 2 milyondan fazla kişi tarafından kullanıldığı varsayılmaktadır. Bugün Amerika'da hastaların iyileşme sürecini hızlandıran bütünleyici/tamamlayıcı tedavi olarak bazı hastane ve kliniklerde uygulanmaktadır, ama yine de modern tıbbın yerine kullanılamaz.
Neden Hasta Oluruz?
Eğer yaşam enerjiniz düşükse veya dolaşımında bir tutukluk varsa hastalıklara daha açık olursunuz. Enerjiniz yüksek olduğunda ve rahatça aktığında; daha az hastalanır ve sağlığınızı uzun süre koruyabilirsiniz.
Bedenimizdeki sistemlerin hepsi birbiri ile bağlantı halindedir. Bir tanesi bozulduğunda, zaman içinde diğer sistemleri de etkilemeye başlar. Bir bölgedeki hastalık, ilişkili başka bir bölgede hastalığa ya da olumsuzluğa neden olabilir. Enerji düzeyinde başlayan bozuk bir titreşim zihinsel ve fiziksel düzeyde hasara yol açacaktır. Reiki, vücuttaki sağlığın, uyumun ve dengenin düzenlenmesini sağlar.
# Reiki'nin Faydaları Kişi inansa da inanmasa da bu evrensel enerji şuurlu olarak kanal olan kişi aracılığıyla terapiyi alana, alıcının ihtiyacı olduğu oranında akarak denge ve şifa sağlar.
# Stresli olduğunuzda derin bir rahatlama sağlar. Kafanız karıştığında düşüncelerinize berraklık getirir.
# Korku anlarında sizi sakinleştirir.
# Acınızı azaltarak, yaralarınızın doğal iyileşme sürecini hızlandırır. Her zaman daha sağlıklı olmanızı sağlar
# Varolan hastalıklarınızın ilerlemesini önler. Kronikleşmiş rahatsızlıklarınızı yavaş yavaş ortadan kaldırır. Duygusal yaralarınızı sarmanıza yardımcı olur.
# Olumsuz davranışlarınızı siz farkında olmadan değiştirir. Bütün bunları bedeninizdeki enerji titreşimlerini artırarak yapar.
# Ruhsal gelişimdeki pozitif etkisi, uygulamadan sonra karşılaşacağınız sorunlara daha derin bir bakış açısı kazanmanızı sağlar. Yaşamınızda doğru kararlar almak için gereken farkındalığa ulaşmanızda yararlıdır.
# Reiki, günlük kullandığınız enerjinize güç katıp bedeninizdeki enerjiyi dengeler ve rahatlamanızı sağlar. Böylece, zaman içinde oluşacak duygusal ve zihinsel dengesizlikleri engellenir.
# Hem kendinize, hem başkalarına kullanılabilir olması, en önemli avantajlarından biridir.
# Şevkat ve sevgi duygularını geliştirir. Uygulama sırasında en çok ortaya çıkan duygu: huzur, rahatlama ve güvendir. Yapılan Reiki uygulamaları, iyileşmeyi yumuşak geçişlerle sağlar.
# Reiki verme konusunda hiçbir zaman endişe duyulmamalıdır. Uygulayıcı, bu güçlü enerjiyi kanal olarak uyguladığı için uygulayan kişinin, kişiliği enerjiyi etkilemez.
# Uygulamalardan sonra ortalama üç haftalık bir iyileşme süreci devam eder. Eğer sonucu görmek için röntgen çektirmek ya da tahlil yaptırmak gerekiyorsa bu süreci beklemekte yarar vardır.
# Yapılan uygulamalar sırasında eğer önemli sağlık sorunları varsa bu uygulamaların tıp tedavisi ile birlikte devam ettirilmesi tavsiye edilir.
Reiki, yaşam boyu sizinle birlikte olacak, evrenin enerjisinden kendinizin ve çevrenizin yararlanmasını sağlayan, geçmişi asırlar öncesine dayanan bir şifa tekniği…
Reiki, tüm insanlar için evrensel bir ödül…
Türkiye’de Reiki konusunda şu ana kadar yayınlanmış çeşitli kaynaklar ve siteler bulunmakta. Gerek bu eserler, gerekse yurt dışında yayınlanmış pek çok çeşitli kaynak, Reiki konusuna çok farklı açılardan yaklaşmakta ve daha çok yazarlarının Reiki tecrübelerini yansıtmaktadır. Aslında Reiki, ilgilendiğiniz boyuta bağlı olarak pek çok farklı sistemi de referans alabildiğinden ve de farklı uygulama teknikleri ile kombine edilebildiğinden çok kapsamlı ve uzun çalışmaları gerektirebileceği gibi, tekniğin özündeki basitlik nedeniyle de çok kısa sürede öğrenilip doğru ve çok etkin şekilde uygulanabilecek bir şifa sistemidir.
Reiki konusunda ihtiyacınız olan bilgileri yeterli ve kapsamlı olarak bu sayfalarda bulacaksınız. Konuya olan ilginiz artan oranda sürerse, İnternet dahil olmak üzere çok çeşitli dış kaynaklarda ve yaşam enerjisini temel alan farklı uygulama disiplin ve tekniklerini inceleyen çalışmalarda tamamlayıcı bilgiler bulabilirsiniz.
Reiki, bir ayrıcalık, bir üstünlük aracı değildir. Reiki, çok kısa sürede kavranır ancak bir ömür boyu yaşanır. Reiki, katı kuralları ve uygulama prosedürü olan bir teknik değildir.
Asırlar boyunca insanlığın tecrübelerle oluşturduğu bilgi birikiminin ve farkına vardığı evrensel etkilerin insan yararına uygulamaya dönüştürülmüş pratiğidir. Kolaylıkla, arayışın hala sürdüğünü ve her gün yeni bir boyutun daha farkına vararak yararını geliştirdiğimizi söyleyebiliriz. Bu nedenle, Reiki’nin bize sağladığı uygulama kolaylığını kullanırken aynı zamanda hergün kendimizin de yeni bir boyutu deneme ve farketme olanağımızın olduğunu unutmamalıyız.
Reiki, akıl ve bilim yolundan hiçbir şekilde sapmayan, bağnazlık ve boş inançlarla hiç bir ilgisi olmayan bilimsel bir yöntem olmakla birlikte, insanı ve evreni uyumlu bir bütün halinde yaşattığından, bilgeliğe yaklaştıran bir tekniktir.
Reiki, tıbba alternatif bir şifacılık tekniği değildir. Tıbbi uygulamaların daima yanında olan ve bu uygulamaların insanı sağlığına kavuşturmasında eksik ve yetersiz kalan unsurları tamamlayan ve rahatsızlıklara yol açan etkenlerin önlenmesini amaçlayan bir tekniktir.
Tıp bilimi asırlardır insan fizyolojisini ele almış ve hastalıkları, rahatsızlıkları, semptomlarına göre değerlendirerek, bu semptomların giderilmesine yönelik çalışmayı benimsemiştir. Semptomlar ayıklanarak rahatsızlıkların kökenine gidilmesi son yıllarda gelişen tekniklerle mümkün olmaya başlamakla birlikte tüm çalışmalar hala fizyoloji üzerinedir. Ancak Reiki, tıbbi uygulamaları hiçbir şekilde reddetmeden, insanı sadece fizyolojisi ile değil aynı anda ruhsal yapısıyla da bir bütün olarak ele alır. Temelde rahatsızlıkların kaynağını farklı bir bakış açısıyla değerlendirir ve insanın mevcut bağışıklık sisteminde oluşan uyumsuzluk ve yetersizliklerin, tüm rahatsızlıkların kaynağı olduğunu gösterir. Bu nedenle, tıbbi uygulamalar fizyolojik tedaviyle uğraşırken aynı anda Reiki, rahatsızlığın kaynağına inerek bağışıklığın evren enerjisiyle kuvvetlendirilmesini ve şifanın sürekliliğini sağlar.
Sağlıklı olduğu varsayılan kişilerde ise düzenli Reiki uygulamaları, rahatsızlık ve hastalıkların oluşmasını çok önemli ölçüde önlemektedir. Bugün Batı toplumlarında tıp alanında da Reiki uygulamaları tamamlayıcı tedavi olarak kabul görmektedir. Sadece Amerika’da hastane ve kliniklerde lisanslı ve kadrolu şekilde çalışan ‘Reiki Practitioner’ sayısı 200.000’i aşkındır.
Reiki, enerjiyi temel alan pek çok farklı ve çoğu Doğu ve Uzakdoğu kökenli uygulamalardan faklı olarak, basitliği ve çok etkili sonuçlarıyla 1980’lerden sonra Batı toplumlarında çok yaygın hale gelmiştir. Ancak ülkemizde yeni tanınmaya başlayan bu tekniğin yaygınlaştırılması için çabalar yetersizdir.
Bunda önemli bir etken, ülkemizde sayısı sadece ‘birkaç’ı geçmeyen Reiki Master’ının bulunması, yabancı ülkelerden düzenli aralıklarla gelen bazı Master’ların Master yetiştirmek yerine iyi bir inisiyasyon pazarı olarak gördükleri ülkemizdeki gelir kapılarını kapatmama çabaları ve tüm dünyada da zaman zaman gözlenen “en doğru teknik seninki değil benimkidir” şeklindeki kısır tartışmadır.
Ancak unutulmamalıdır ki Reiki, tüm insanlığa verilmiş bir ödüldür ve Evren enerjisinin sahibi yoktur! Hepimiz sadece onu anlamaya, onunla uyum içinde yaşamaya ve ondan yararlanmaya çalışıyoruz… Asırlardır nice bilge kişinin yapmaya çalıştığı gibi!
Reiki Ne Değildir?
Reiki'yi kullanabilmek veya faydalarından yararlanabilmek için herhangi bir kültüre, dine veya inanca sahip olmak gerekmez. Herhangi bir kişiye veya gruba ait değildir. Reiki, alternatif tıp bilgileri içinde anılmasına rağmen; alternatif tıp yöntemi değildir. Tıbbî müdahalelerin yerine geçemez, hastalıkların teşhisinde çağdaş tıbbın yerini tutamaz.
Reiki Eğitim Süreçleri
Reiki temelde üç aşamalı tam bir şifa ve ruhsal gelişim sistemidir, her bir aşama bir diğerini tamamlar. Herkes her bir seviyenin eğitimini almaya açıktır ancak kişiler arzu ettikleri noktada eğitimlerine ara verebilirler ya da bırakabilirler. Bu dereceler kişilerin birbirlerine üstünlük sağlamaları için değildir
Reiki I
Reiki 1. derece inisiyasyonu kişiyi evrensel yaşam gücü enerjisine açar. Reiki Master/Öğretmen tarafından uyumlandırılan kişi artık elleri aracılığıyla şifa niyetiyle kendisine ya da başkalarına dokunarak Reiki enerjisinin akmasını sağlayabilir. 1. derece fiziksel şifa uygulamaları içindir. İnisiye olan kişi kendisine, başkasına, bitkilere ve hayvanlara enerji verebilir. Reiki öğretisinin temelini oluşturan, 1. derece inisiyasyonu olmadan diğer dereceler alınamaz.
Reiki II
Reiki 2. derece inisiyasyonu kişinin şifa niyetiyle aktardığı enerjiyi güçlendirir, uygulayıcılar zihinsel, duygusal şifa ile uzaktan şifa gönderme yöntemlerini öğrenirler. 2. derecede, uygulayıcılara 3 sembol ve bunların kullanım bilgileri aktarılır. Kişinin inisiyasyonu sırasında açıldığı semboller aracılığıyla yapabileceği ek uygulamalar öğretilir. Kişi artık Reiki vermek için dokunmak zorunda değildir. Olaylara da enerji gönderebilir.
İleri Reiki Eğitimi (Advanced Reiki Training - ART)
Bu aşamada kişi master sembolüne inisiye olur, Reiki meditasyonunu, kristallerle çalışma tekniklerini, psişik cerrahiyi (kansız ameliyat) ve aura temizleme tekniklerini öğrenir. Bu derece geleneksel Reiki sisteminin bir parçası değildir, ancak William Lee Rand tarafından Reiki öğretmeni olmaya hazırlık aşamasının bir parçası olarak ilave edilmiştir. Öğretmenlik yapmak istemeyip sadece şifacılık yeteneklerini geliştirmek isteyenler içinde faydalı olduğundan eğitim süreci çerçevesinde verilmektedir.
Reiki III :
Öğretmenlik (Reiki Master) Reiki Öğretmeni/Master olmak esasında çok büyük bir adım ve ciddi bir sorumluluktur. Reiki uygulaması yapan herkesin öğretmen olması gibi bir gereklilik yoktur. Bu aşamada alınan eğitim, öğretmen olan kişiyi uygulayıcıları tüm Reiki derecelerine inisiye etmesine hazırlar, doğru iletişimi kurma ve öğretmen-öğrenci ilişkileri konusunda bilgilendirir. Bu seviyedeki kişilerin, şifaya gerçek güçle, sevgiyle ve sebatla bağlı olmaları gerekmektedir. Reiki enerjisine inisiye edilecek kişilerin sorumluluklarını taşımaya hazır olmayı gerektirir. Enerji vermek için asla üşenmemelidirler. Bu işte en büyük tehdit şişkin egolardır, Reiki'ye güvenmeyi bilmek gerekir. Normalde Reiki Öğretmeni/Master olmak kişinin 2-3 senesini almaktadır.
Nelere Reiki verilebilir?
# Reiki çok güçlü aynı zamanda da çok yumuşak bir enerji olduğundan asasında herşeye verilebilir. Tarih boyunca bilinen tüm hastalıkların (şizofren, bi-polar ve epilepsi yani sara hastalarında ilaç tedavisinin yanında sürdürülebilir) iyileştirilmesinde kullanılmıştır,
# Anne karnındaki embriyoya iyi gelişmesi ve doğumun rahat geçmesi için uygulanabilmektedir,
# Uygulanan diğer tüm tedavi ve terapilerin etkisini arttırıcı özelliği vardır,
# Kişinin farklı ve ciddi bir sağlık problemi varsa doktor kontrolünde Reiki verilebilir,
# Her türlü tıbbi tedavinin sonuçlarını geliştirir, yan etkilerini azaltır, tedavi süresini kısaltır, çekilen acıyı azaltır ya da tamamen yok eder, hastalığın yarattığı olumsuz duyguları hafifletir, kişide iyimser duygular geliştirir ve yaraların kolay kapanmasını sağlar,
# Tüm bitki ve hayvanlara uygulanabilir,
# Yaşanmış olayların kişide yarattığı negatif etkileri azaltmada önemli rol oynar.
- Reiki hangi hastalıklarda işe yarar?
Reiki fiziksel,zihinsel yada duygusal boyutta kendini gösteren hastalıkların hepsinde kullanılabilir. Kesin olarak şu hastalığa iyi gelir yada şu konuda etkili olur cevabını reiki için vermek doğru olmaz. Eğer bir ilaç içiyorsanız o ilaç muhtemelen tek bir tip hastalık için yapılmıştır. Reiki ise bütüncüldür ve bütüne yönelir. Önemli olan sizin şifayı istemeniz ve kabul etmenizdir.
- Reikiyi kendi kendime kitaplarda öğrenebilir miyim?
Reikiyi kitaplardan öğrenmek mümkün değildir. Kitap okuyarak ancak reikinin ne olduğunu ve ne işe yaradığını öğrenebilirsiniz ancak reiki uygulayıcısı olamazsınız. Çünkü reiki inisiyasyon dediğimiz reiki öğretmeninin sizin enerjinizle reiki enerjisini uyumlu hale getirmesiyle öğrenilir. İnisiyasyona halk dilinde el verme de denmektedir.
- Ya ben reiki öğrenmeyi başaramazsam, herkes öğrenebilir mi?
Sekiz yaşını doldurmuş herkes reiki öğrenebilir. Eğitim durumunuz,dini inancınız,zeka düzeyiniz,reikiye inanıp inanmamanız,yetenekleriniz reikiyi öğrenmeniz için önemli değildir.
- Reikinin diğer şifa yöntemlerinden farkı nedir?
En önemli farkı çok kolay öğrenilmesi ve özel çalışmalar gerektirmemesidir. Reiki öğrenmek için senelerinizi vermenize gerek yoktur ve özel ritüelleri bulunmamaktadır. Herhangi bir araç gerece ihtiyacınız yoktur. Özel bir ön hazırlık gerektirmez.
- Reikinin yan etkileri yada zararları var mı?
Reikinin hiç bir zararı yada yan etkisi yoktur. Reiki uygulayan kişinin hastanın rahatsızlığını kapması gibi bir şey söz konusu değildir Aksine başkasına reiki veren kişi kendisi de şifa enerjisinden faydalanacaktır.
- Reikiyi ne kadar zamanda öğrenebilirim?
Reiki bir günde öğrenilir.
-Eğitimlerde neler yapılır?
Eğitim teorik ve inisiyasyon olarak iki kısımdan oluşur. Teorik kısımda eğitim göreceğiniz seviyeye göre gereken tüm bilgiler aktarılır ve sorularınız yanıtlanır. İnisiyasyonla birlikte artık reiki kanalı olursunuz.
Evrende yaşayan tüm canlılar ısı ve enerji yayarlar. Bu enerji, yaşam gücünün kendisidir. Yaşam enerjimiz yüce Yaratı'cıdan bize doğumumuzla beraber aktarılmıştır. Yaşam gücümüzdür. Reiki binlerce yıllık şifa ve ruhsal çalışmalara dayanan ve enerji aktarımı ile şifa vermeye dayalı bir enerji tekniğidir. Reiki ; “ Rei ” ve “Ki” olmak üzere iki Japonca kelimeden oluşmaktadır.” Rei ” evren, bizi kuşatan büyük bilgi, “Ki” ise ruh, yüksek güç, içteki ruhsal manevi kimlik, yaşam gücü anlamına gelmektedir.”Ki” her zaman her yerde ve her şeyin etrafında akan enerjidir. Bu enerji bir bütün olarak tüm canlı varlıkları birbirine bağlar. Batıya yayılmaya başladığında “Evrensel Yaşam enerjisi” olarak adlandırılmıştır. Kelimenin tam karşılığı “yüce kaynağın bilincini taşıyan, ruhsal amaçla çalışan yaşam gücü enerjisidir.
Reiki evrensel yaşam enerjisi, yaratıcı tarafından gönderilen pozitif yaşam enerjisidir. Dolayısıyla Reiki binlerce yıllık şifa ve ruhsal çalışmalara dayanan ve enerji aktarımı ile şifa vermeye dayalı bir tekniktir . Reiki kendi iç zekası ve kendi iç bilgeliği olan pozitif sevgi dolu, güçlü, etkili, sınırsız ve zamandan bağımsız bir enerjidir. Reiki aynı zamanda aydınlanma demektir. Dünyanın üzerinde ve çevresinde şifa niyeti ile faydalanabileceği sonsuz miktarda Ki enerjisi bulunmaktadır.
Bu enerji evrensel akıl ve düşünce ile birleşince, en kuvvetli şifa enerjisine erişmiş oluruz; bu da Reiki'dir.
Ki bedeni meydana getiren elektrik türünden bir enerjidir ve vücudun sağlık durumunu belirler.
Ki yaşayan organizmadan ayrıldığında, can da gider. Ki ayrıca Yeryüzünün, gezegenlerin, yıldızların ve göklerin özündeki yaşam gücüdür ve bu enerjiye kaynak olmaları açısından da canlı bedenin Kİ'sini kaçınılmaz olarak etkiler. Canlı olan her şey Kİ'yi barındırır ve yayar, bu da auranın biyomanyetik enerjisidir .
Reiki , Reiki uygulayan kişinin ellerinden rahatsızlığı olan kişiye gönderilen, iyileştirici ve şifa verici bir enerjidir. Güvenilir ve tehlikesiz olan Reiki , beden içerisinde var olan enerji akımını düzenler ve bu şekilde organların ve hormon bezlerinin düzenli çalışmasını sağlar. Bağışıklık sistemini geliştirerek, hastalıkları başladığı andan itibaren tedavi eder, bunu yanı sıra uygulanan kişide pozitif bir ruh hali oluşmasını sağlar.Fiziksel ve ruhsal acıları, stres ve gerginliği geçirerek tedavinin gerçekleşmesini sağlar.Kısaca Reiki , yaradan'dan gelen ve her yerde bulunan şifa verici yaşam enerjisini kişiye aktarılmasını sağlar.
Reiki Yaratıcı tarafından bize gönderildiğine göre o herkesindir ve uyumlanan herkes Reiki'yi kullanabilir. Tüm insanlar eşittir, bu hak ve kabiliyet herkese doğuştan verilmiştir. Ama zaman içinde yaşadıklarımız korkular ve streslerle enerji alanlarımızın biri veya birkaçı kapanmış ve ya yetersiz çalışmaya başlamıştır. Bu nedenle uyumlanmak enerji kanallarımızdan Evrensel Yaşam Enerjisinin düzenli olarak çalışmasını sağlayacaktır. Uyumlanan kişi bu andan itibaren, Ki enerjisini yalnız kendi şifası için almamakta, Ki'nin kaynağına bağlanarak ve kablo gibi bir köprü olarak enerjiyi başka insanlara şifa vermek için de kullanır.
Reiki canlı bir bedenden geçerken özellikle bu enerjiye ihtiyaç duyan bölgelere şifa verir.
İnsan vücudundaki tüm organlar birbiriyle bağlantılı olarak çalışır, bundan dolayıdır ki Reiki tüm vücuda verilmelidir. Son derece güvenli olan Reiki varlığını bile bilmediğimiz rahatsızlıkları bile tedavi edebilir. Reiki uygulayıcısı sadece bu güçlü enerjiye kanal olmuştur. Uygulayan kişiye uygulanan kişiden kötü enerji geçmesi mümkün değildir.
Reiki bir din değildir ve herhangi bir dinle de alakalı değildir. Bu yaşam gücü enerjisi hayatın bizzat kaynağıdır.
Reiki enerjisi evrenseldir ve akmasına izin verildiğinde akar. Akışta tıkanıklık varsa zihinsel, ruhsal ve fiziksel problemler baş gösterir. Reiki tek başına bir tedavi değil, tedaviyi tanımlayıcı bir yöntemdir. Alternatif tıp yöntemi değildir ve tıbbi müdahale yerine geçmez. Tıbbi tedavinin olumsuz yan etkilerini gidererek tedavinin olumlu sonuçlanmasına yardımcı olur. Hastalıklar fiziksel bedene gelmeden önce aura da başlar. İşte bu aşama Reiki hastalığın oluşumunu engeller. Enerji kanallarımızdaki tıkanıklıkları açarak stresi azaltır ve rahatlama sağlar, bu şekilde hastalıkların ortadan kalkmasına yardımcı olur ve iyileşmeyi hızlandırır.
Reiki, yaşam boyu sizinle birlikte olacak, evrenin enerjisinden kendinizin ve çevrenizin yararlanmasını sağlayan, geçmişi asırlar öncesine dayanan bir şifa tekniği…
Reiki, tüm insanlar için evrensel bir ödül…
Türkiye’de Reiki konusunda şu ana kadar yayınlanmış çeşitli kaynaklar ve siteler bulunmakta. Gerek bu eserler, gerekse yurt dışında yayınlanmış pek çok çeşitli kaynak, Reiki konusuna çok farklı açılardan yaklaşmakta ve daha çok yazarlarının Reiki tecrübelerini yansıtmaktadır. Aslında Reiki, ilgilendiğiniz boyuta bağlı olarak pek çok farklı sistemi de referans alabildiğinden ve de farklı uygulama teknikleri ile kombine edilebildiğinden çok kapsamlı ve uzun çalışmaları gerektirebileceği gibi, tekniğin özündeki basitlik nedeniyle de çok kısa sürede öğrenilip doğru ve çok etkin şekilde uygulanabilecek bir şifa sistemidir.
Reiki konusunda ihtiyacınız olan bilgileri yeterli ve kapsamlı olarak bu sayfalarda bulacaksınız. Konuya olan ilginiz artan oranda sürerse, İnternet dahil olmak üzere çok çeşitli dış kaynaklarda ve yaşam enerjisini temel alan farklı uygulama disiplin ve tekniklerini inceleyen çalışmalarda tamamlayıcı bilgiler bulabilirsiniz.
Reiki, bir ayrıcalık, bir üstünlük aracı değildir. Reiki, çok kısa sürede kavranır ancak bir ömür boyu yaşanır. Reiki, katı kuralları ve uygulama prosedürü olan bir teknik değildir.
Asırlar boyunca insanlığın tecrübelerle oluşturduğu bilgi birikiminin ve farkına vardığı evrensel etkilerin insan yararına uygulamaya dönüştürülmüş pratiğidir. Kolaylıkla, arayışın hala sürdüğünü ve her gün yeni bir boyutun daha farkına vararak yararını geliştirdiğimizi söyleyebiliriz. Bu nedenle, Reiki’nin bize sağladığı uygulama kolaylığını kullanırken aynı zamanda hergün kendimizin de yeni bir boyutu deneme ve farketme olanağımızın olduğunu unutmamalıyız.
Reiki, akıl ve bilim yolundan hiçbir şekilde sapmayan, bağnazlık ve boş inançlarla hiç bir ilgisi olmayan bilimsel bir yöntem olmakla birlikte, insanı ve evreni uyumlu bir bütün halinde yaşattığından, bilgeliğe yaklaştıran bir tekniktir.
Reiki, tıbba alternatif bir şifacılık tekniği değildir. Tıbbi uygulamaların daima yanında olan ve bu uygulamaların insanı sağlığına kavuşturmasında eksik ve yetersiz kalan unsurları tamamlayan ve rahatsızlıklara yol açan etkenlerin önlenmesini amaçlayan bir tekniktir.
Tıp bilimi asırlardır insan fizyolojisini ele almış ve hastalıkları, rahatsızlıkları, semptomlarına göre değerlendirerek, bu semptomların giderilmesine yönelik çalışmayı benimsemiştir. Semptomlar ayıklanarak rahatsızlıkların kökenine gidilmesi son yıllarda gelişen tekniklerle mümkün olmaya başlamakla birlikte tüm çalışmalar hala fizyoloji üzerinedir. Ancak Reiki, tıbbi uygulamaları hiçbir şekilde reddetmeden, insanı sadece fizyolojisi ile değil aynı anda ruhsal yapısıyla da bir bütün olarak ele alır. Temelde rahatsızlıkların kaynağını farklı bir bakış açısıyla değerlendirir ve insanın mevcut bağışıklık sisteminde oluşan uyumsuzluk ve yetersizliklerin, tüm rahatsızlıkların kaynağı olduğunu gösterir. Bu nedenle, tıbbi uygulamalar fizyolojik tedaviyle uğraşırken aynı anda Reiki, rahatsızlığın kaynağına inerek bağışıklığın evren enerjisiyle kuvvetlendirilmesini ve şifanın sürekliliğini sağlar.
Sağlıklı olduğu varsayılan kişilerde ise düzenli Reiki uygulamaları, rahatsızlık ve hastalıkların oluşmasını çok önemli ölçüde önlemektedir. Bugün Batı toplumlarında tıp alanında da Reiki uygulamaları tamamlayıcı tedavi olarak kabul görmektedir. Sadece Amerika’da hastane ve kliniklerde lisanslı ve kadrolu şekilde çalışan ‘Reiki Practitioner’ sayısı 200.000’i aşkındır.
Reiki, enerjiyi temel alan pek çok farklı ve çoğu Doğu ve Uzakdoğu kökenli uygulamalardan faklı olarak, basitliği ve çok etkili sonuçlarıyla 1980’lerden sonra Batı toplumlarında çok yaygın hale gelmiştir. Ancak ülkemizde yeni tanınmaya başlayan bu tekniğin yaygınlaştırılması için çabalar yetersizdir.
Bunda önemli bir etken, ülkemizde sayısı sadece ‘birkaç’ı geçmeyen Reiki Master’ının bulunması, yabancı ülkelerden düzenli aralıklarla gelen bazı Master’ların Master yetiştirmek yerine iyi bir inisiyasyon pazarı olarak gördükleri ülkemizdeki gelir kapılarını kapatmama çabaları ve tüm dünyada da zaman zaman gözlenen “en doğru teknik seninki değil benimkidir” şeklindeki kısır tartışmadır.
Ancak unutulmamalıdır ki Reiki, tüm insanlığa verilmiş bir ödüldür ve Evren enerjisinin sahibi yoktur! Hepimiz sadece onu anlamaya, onunla uyum içinde yaşamaya ve ondan yararlanmaya çalışıyoruz… Asırlardır nice bilge kişinin yapmaya çalıştığı gibi!
akliniza takilan sorulari http://www.reikilink.com/resorular.htm burada bulabirsiniz
eiki Batı’da sadece son yıllarda bilinen bir enerjidir. Bir milyon kadar insan tarafından uygulanmaktadır, bu dünyanın nüfusu ile karşılaştırıldığında çok az kalıyor.
Reiki’yi bilimsel bir görüş noktasından açıklamak için önce bilimin bazı kavramlarını tartışmamız gerekiyor. Bilimsel onaylama bir çok şekilde ortaya çıkar. Bu, ‘gerçeğe dayanan’ bilimsel prensiplerin mantığına dayalı olarak bazı fenomenlerin mekaniklerinin mantıklı anlayışını vermek için popülerdir.
Buna tipik örneğiniz ‘atomaltı madde’ ; ‘kutuplaşmamış’ ; ‘vorteks teorisi’ ; ‘ayna imajı’ vs. gibi terimleri kullanarak Reiki’nin ‘mantıklı’ açıklamasıdır. Bu iyi gibi görünüyor ve çok sayıda Reiki Uygulayıcısının sahip olduğu mantıklı açıklama için gerekli olan olası olarak en iyi teskin etme yoludur. Ancak, bir eksiklik vardır. Sadece fizik terminolojisinin kullanılması Reiki’nin bilimsel onaylanması değildir! Bu sadece fizikte kullanılan genel ( ancak çoğu zaman çelişik) terimlere dayanan mantıklı bir açıklamadır. (Daha sonra tartışacağımız gibi, gözlemlerimize dayanarak bu etiketleri Reiki’ye uygulayabiliriz.)
Yüksek enerji fiziğinin tüm alanı yenidir ve öncüdür. Onu meslek dışından olan birine açıkladığınızda, genelleştirmek ve bilimsel terimler (kutuplaşmamış, atomaltı vs.) kullanmak tamamen uygundur, Reiki’nin klinik tezahürlerinin anlayışı için fikirsel bir çatı/iskelet tesis etmek için onları kullanıyoruz – Reiki’yi onaylamak için değil.
Reiki, uyumsuzluk durumundaki enerji mavikopyalarına (örneğin – beden) bir harmonik olarak salıverilen ‘kutuplaşmamış’ atomaltı enerjidir. Reiki atomaltı dünyayı terk ettiğinde, kutuplaşmak (polarize olmak) zorundadır çünkü o fiziksel, tezahür etmiş dünyaya giriyor ve fiziksel dünyada zaman ile etkileşime giriyor. Reiki, yaradılış olarak bir harmonik olduğu için, kutuplaşacak ve bu enerji mavikopyasındaki herhangi bir uyumsuz frekansın ‘ayna imajını (resmini)’ oluşturacaktır, bu münasebetle normal uyumu ve iyi sağlığı yeniden kurar. Bu, sonra, bedenin doğal iyileşme işlemini hızlandırır.
Bu tanımlamayı onaylamak ve açıklamak için klinik gözlemin bilimsel işlemini ve sonuçların mantıklı rasyonalizasyonunu kullanmamız gerekiyor. Günlük yaşamlarımızda kullandığımız şeylerin çoğu oradadır, çünkü bunlar sürekli çalışmaktalar, işe yaramaktalar. Eğer böyle olmasaydı, atılırlardı. Eğer yeni bir ilaç klinik olarak denenirse ve sabit olan iyi sonuçlar alınırsa (önemli yan etkiler olmadan) o kullanılır, çünkü gözlenen sonuçlar onu onaylamaktadır ! Bu ilaç çalışmayı bıraktığında veya kötü yan etkilerinin olduğu kanıtlandığında, ıskartaya çıkarılır ve artık geçerli olarak düşünülmez.
Bunu anlamak çok önemlidir. Reiki’yi fantezi kartlarla veya bilimsel terimlerle onaylayamayız veya kanıtlayamayız. Bu şeyler çatıyı/iskeleti ve işleyişi açıklamak için mükemmeldir. Bu erken aşamada onaylama, kendi ilk – elden klinik deneyimimizden ve son yıllarda Reiki’yi günlük olarak kullanan binlerce Reiki uygulayıcısının deneyiminden gelir.
Reiki uygulayıcıları ve onların hastalarının yaptığı gözlemleri listelediğimizde, Reiki ile ilgili bize çok şey anlatacak olan klinik bir resim inşa etmeye başlarız.
a) Ellerdeki duyumlar
Bir Reiki tedavisi esnasında, uygulayıcı ve tedavi edilen kişi genellikle uygulayıcının ellerinde bir duyum gözlemler. En genel olan duyumlar şunlardır : sıcaklık, karıncalanma, serinlik veya elektriksel hisler. Sık olarak, çok hasta insanlarda, Reiki uygulayıcısının ellerindeki duyum çok güçlü sıcaklık olabilir, o noktada deri sanki yanacakmış gibi ısınabilir. Bazen hala sonuçlar elde edilmesine rağmen hiç bir şey hissedilmez.
Duyumun tedaviden tedaviye değişebileceğini not etmek önemlidir ve hasta tarafından ellerde hissedilen duyum, uygulayıcının hissettiği duyumdan çok farklı olabilir. Uygulayıcı ellerinde soğukluk hissederken, tedavi edilen hastanın ellerden ısı yayıldığını hissettiği durumları gözledik.
Bunun (uygulayıcı ve hastanın farklı duyumlar hissetmesinin) bir açıklaması şudur, Reiki’nin kendisinin hissedilir karakteristikleri yoktur. Hissedilen şey, bedenin Reiki akışına reaksiyonudur. Reiki uygulayıcının ellerinden ortaya çıkarken, ellerden geçerken ellerin yüzey dokuları ile reaksiyona girer. Sonra Reiki tedavi edilen kişinin yüzey dokuları ile etkileşir. Bu aşamada, Reiki enerjisi bedenimizin tezahür etmiş dünyasına girerken kutuplaşır ve dokulardaki his alıcılarına tesir ederek duyumların ortaya çıkmasına neden olur. Bu duyumlar bedenin sağlık durumuna göre ve o anda sizin hassaslığınıza göre değişir. Bu günden güne ve kişiden kişiye değişebilir. Bazı insanlar bedenleri ile daha çok temastadır ve duyumları daha çok hissederler. Uygulayıcı ve tedavi edilen kişi bedenlerinde farklı dengesizliklere sahiptir ve Reiki buna göre kutuplaşır. Bu nedenle, her kişi tarafından farklı duyumlar (veya duyum eksikliği) gözlenir.
b) Otomatik olarak devreye girer
Bu, Reiki fenomeninin en ilginç gözlemlerinden biridir. Bir Reiki uygulayıcısının elleri herhangi bir yaşayan organizmanın üzerine veya yakınına yerleştirildiğinde, Reiki otomatik olarak akmaya baslar. Uygulayıcının bilinçli çaba göstermesine gerek yoktur. Eğer Reiki uygulayıcısı uykuda ise ve elleri bir başka kişinin yarası vs. üzerine yerleşmişse Reiki uygulayıcı uykuda bile olsa akmaya başlar.
Açık olarak, yalnızca bu gözlemden, Reiki’nin akışının uygulayıcıya rağmen ve uygulayıcının inanç sisteminden bağımsız olarak aktive olduğunu görüyoruz. Reiki’yi nasıl vereceğinizi öğrenmek zorunda değilsiniz. Eğer Reiki’ye inisiye olduysanız, basitçe ellerinizi bedenin üzerine veya yakınına yerleştirirsiniz.
Bir diğer gözlem hafifçe buna tezat oluşturur. Uygulayıcılar ve hastalar, eğer Uygulayıcı ellerini bilinçli sevgi dolu bir niyet ile kasıtlı olarak yerleştirirse Reiki’nin daha güçlü aktığını gözlemişlerdir. Bu bir çabalama işlemi değildir. Bu basitçe, eğer siz bilinçli olarak hastaya yardım etmek isterseniz, tedavinin daha etkin olması için niyet ederek ellerinizi yerleştirmek anlamına gelir.
c) Talebe göre akış
Daha ileri gözlemler Reiki’nin akışının hastadaki uyumsuzluğun derecesine göre değişebileceğini gösteriyor. Örneğin, ciddi şekilde hasta olan veya duygusal olarak çok alt üst olmuş hastalarda, Reiki daha güçlü şekilde akar. Bundan dolayı Reiki hedef sistemdeki uyumsuzluğun derecesine bağlı olarak talebe göre akar.
Doğal uyumlayıcı olan enerji uyumsuzluğun derecesine göre bir yoğunlukta çekilecektir. Reiki akışı uygulayıcının beklentilerinden tamamen bağımsızdır. O kendi içsel yasalarına göre işler.
Bazı Reiki uygulayıcıları, beden üzerinde eller bir pozisyonda iken bir zaman periyodundan sonra Reiki’nin akışının görünür olarak kesildiğini gözlemlediler. Sonra, eller başka bir pozisyona getirildiğinde Reiki tekrar akmaya başlar. Görünen fikir şu ki, bir bölge ‘fiks edildiği/tamamlandığı’ zaman, bir sonraki bölgeye geçersiniz. Reiki beden boyunca gereksinim duyulduğu yere ilerlediği için, bu bir çelişki olarak görünür. Kaydedilen bir fenomen şu ki, yukarıda anlatılan fenomenden hiç bahsetmeyen Reiki Öğretmenleri tarafından eğitilen Reiki uygulayıcıları bunu deneyimlemezler. Onların ellerinden Reiki akmaya devam eder. Reiki uygulayıcısının ‘beklentisinin’ veya bilinçliliğinin Reiki’nin duyumunu hissetmeyi durdurmaya neden olduğu ortaya çıkıyor. Deneyler böyle uygulayıcılar Reiki akışının durduğunu hissettiğini söylediğinde, tedavi edilen kişinin akışı hala güçlü şekilde hissettiğini göstermiştir.
d) Reiki her iki elden de aynı miktarda akar
Reiki’nin akışı ve etkinliği her iki elde de aynıdır. ‘Alan’ veya ‘veren’ el yoktur. Eğer bir kişiyi bir saat süre için tek bir elle tedavi ederseniz, her iki elle yapacağınız tedavinin yarısı kadar miktarı alacaktır. Kalite değişmez. Ayrıca, bir eliniz ile bir kişiyi tedavi ederken diğer eliniz ile başka birini tedavi edebilirsiniz.
Ellerle ilgili kutupluluk üzerine kuralları takip etmeye gereksinim duyan bir çok ‘kutuplaşmış’ sistemler vardır. Örneğin, her iki elinizi hastanın üzerine koymak ; elleri çaprazlamamak ; bedenin doğru tarafını tedavi etmek, vs. Bu sistemlerle yanlış olan bir şey yoktur. Ancak, bunlar, sadece Reiki kullanırken gereksizdir. Eğer Reiki’yi diğer sistemler ile birleştiriyorsanız, o zaman diğer sistemin kurallarını takip etmek isteyebilirsiniz. Bu Reiki’nin etkinliğini etkilemez. O akmaya devam eder ve kurallara rağmen çalışır.
e) Reiki sona ermez/tükenmez
Reiki’nin en dramatik gözlemlerinden biri, Reiki’nin sona erdiğinin/tükendiğinin görülmemesidir. Reiki uygulayıcıları hasta insanları bütün gün tedavi etmeye devam edebildiklerini ve Reikinin güne başladıklarındaki kadar güçlü şekilde aktığını keşfetmişlerdir. Daha da ilerisi, uygulayıcının Reikiden bir ‘ikincil etki’ aldığı görülür, bu uygulayıcıların günü başladıklarından daha güçlü ve daha fazla canlılıkla bitirdikleri anlamına gelir.
Bu, Reiki’yi diğer şifa sistemlerinden ayıran bir gözlemdir. Bir çok sistem, hastalar üzerinde kullanmak için enerji kaynağı olarak bedenin fiziksel enerjisini (chi) kullanır. Bunun uygulayıcının fiziksel enerjisini çekme etkisi vardır. Tedavinin tüm etkinliği uygulayıcının canlılığına/yaşam gücüne bağlıdır. Bir gün içinde tedavi edilebilecek hasta sayısı uygulayıcının kendi fiziksel enerjisini ‘tekrar şarj etmesine’ bağlıdır.
Bir çok paramedikal (tıbba bağlı) şifa sistemini ‘enerji’ sistemlerinin bu geniş sınıflandırmasına sokmak için eğilim vardır. Akupunktur, tai chi, polarite (kutupluluk) terapisi, shiatsu, manyetik şifa, ve ‘spiritüel’ şifanın bazı şekilleri bu kategoriye rahatça uyabilir, çünkü bunların hepsinin bedende akan fiziksel enerjinin (chi, ki, prana vs) tahmin edilebilir kurallarını izlediği görülmektedir.
Reiki bu kategoriye girmez. O basitçe, geleneksel anlamdaki fiziksel ‘kutuplaşmış’ enerji olamaz, onun klinik olarak gösterdiği kendine özgü karakteristikleri nedeni ile.
f) Reiki akışı uygulayıcının sağlığından etkilenmez
Hasta bir insan genelde daha düşük fiziksel enerjiye sahiptir ve bundan dolayı, eğer kendi enerjisini kullanıyorsa başkalarını tedavi etmede daha az etkin olur. Klinik gözlemler göstermiştir ki, Reiki’ye doğru şekilde inisiye olmuş çok hasta, zayıf bir insan bile çok sağlıklı olan bir Reiki uygulayıcısı kadar güçlü ve etkili bir tedavi verebilir. Tekrar, bundan Reiki enerjisinin bedenin fiziksel enerjisinden gelmediği sonucuna varıyoruz.
g) Reiki hayvanlar ve bitkiler üzerinde çalışır
Hayvanlar Reiki’ye insanlardan daha hızlı yanıt vermeye eğilimlidir. Onlar genellikle daha dinamik enerji sistemine sahiptir ve onların iyilesme güçleri daha üstündür. Ayrıca onlarda daha az birikmiş stres, duygusal bloklar ve kendini – sabote etme eğilimi vardır. Ayrıca daha çok evcilleşmiş olan hayvanların, iyileşme hızlarının daha yavaş olduğu ortaya çıkıyor. Evcil hayvanlar sahiplerinin stresini ve duygusal özelliklerini kendi üzerlerine almaya eğilimlidir. Hayvan sahibi olanlarımız onların ne kadar çok bizim yansımamız olabileceğinin farkındalar. Asabi, gergin bir köpek gördüğünüzde uzun süren sonuçlar elde etmek için köpeğin sahibini Reiki ile tedavi etmeye gereksiniminiz olacağına hükmedebilirsiniz (veya yatıştırıcılarla!!)
Bitkiler de Reiki’ye yanıt verir, çünkü onlar da canlı enerji alanlarıdır, dengeden çıkabilirler ve Reiki’nin uyumlayıcı ekilerine yanıt verirler.
Reiki’nin hayvanlar ve bitkiler üzerinde çalışması gerçeği ile, Reiki’nin etkilerinin psikosomatik olduğu fikirlerine önem vermeyebiliriz.
h) Kişi kendini Reiki ile tedavi edebilir
Başkalarına yardım edebilen, ama kendilerine yardımcı olamayan bir çok şifacılar vardır, çünkü onların sistemi kendilerini tedavi etmeye çalıştıklarında etkin olarak çalışmaz. Çünkü Reiki uygulayıcının bedeninden bağımsız olarak işler, uygulayıcılar ellerini kendi bedenlerinin üzerine koyabilir ve Reiki’nin tüm yararlarından faydalanabilirler. Bu koruyucu tıp perspektifinden özel öneme sahiptir. Bir Reiki uygulayıcısının yaşamındaki en büyük lükslerden biri kendini – tedavi için harcadığı zamandır.
i) Herkes Reiki’ye inisiye olabilir
Doğru olarak uygulanan inisiyasyon sağlanınca, herkes ellerinde aktive edilen Reiki’ye sahip olabilir. Koma halindeki insanları, veya çocukları bile inisiye etmek mümkündür. İnisiyasyonları alınca, ellerinizde Reiki’ye yaşamınız boyunca sahip olursunuz.
Ellerinde Reiki’ye doğal olarak sahip olan hiç kimse ortaya çıkmamıştır. Reiki’yi ilk alan kişinin kim olduğu ve onu nasıl elde ettiği sorusu ortaya çıkıyor. Yanıtı asla bilemeyiz çünkü yanıt zaman içinde kaybolmuştur. Herhangi birinin Reiki’nin ellerinde tezahür edebildiği bir noktaya kadar tekamül etmiş olabileceği olasılığına açığız. (Yazar herhalde Usui’den öncesini kastediyor, çünkü Reiki Usui’den önce vardı). Bu olası olarak bir ömür süren kişisel gelişimi kapsamıştır. Bir Reiki Öğretmeni tarafından bir hafta sonunda inisiye edilmekten çok daha az pratik ve daha yavaş olsa gerek.
j) Reiki bir inanç sistemi, din veya kült değildir.
Reiki tüm inançlardan insanlar tarafından uygulanır. Hristiyanlar, Müslümanlar, Museviler, ateistler ve agnostikler (Allah/hakikatin bilinemeyeceğine inanan), hepsi Reiki’nin yararlarını alabilirler, çünkü Reiki herhangi özel bir dine veya felsefeye bağlı değildir. Bir kez ona sahip olduğunuzda, ona ömür boyu sahip olursunuz ve onu uygun gördüğünüz herhangi bir şekilde kullanabilirsiniz. Herhangi bir gruba veya kuruluşa girmeye gereksiniminiz yoktur. İsterseniz bilgi almak ve aynı ilgi alanlarına sahip insanlarla tanışmak için bir kuruluşa girmeyi seçebilirsiniz.
Reiki’de gurular yoktur, ancak bir kaç kişi kendilerini bu şekilde görebilir. Reiki Öğretmenleri insanları inisiye etmeyi öğrenmiş olan normal insan varlıklardır. Normal insani özelliklere, güçlere ve zayıflıklara sahiptir. Kendimizi “üstatlığı öğrenenler” olarak düşünmeyi severiz.
k) Reiki’nin zararlı yan etkileri yoktur
Batıda Reiki Öğretmenleri etkin olarak uygulayıcıları inisiye etmeye başladıklarından beri, Reiki’nin negatif etkileri bildirilmemiştir.
İlk başta, insanların negatif etkiler olarak gözleyecekleri çok sayıda durum vardır. Bedenin fizyolojik şifa sürecini anlamayan insanlar deneyimledikleri şeyi yanlış yorumlayabilirler. Beden bir şifa işlemi altında iken, bazı rahatsızlıklara neden olan kısa süreli etkiler olabilir. Örneğin, artriti olan bir kişinin ilk bir kaç Reiki tedavisinden sonra ağrısı artabilir. Reiki yıllar boyunca zayıf kan dolaşımı olan eklemlere kanın dolaşımını artırır. Dolaşımdaki ani artış başlangıçta acı verici olabilir. Nıhai sonuçlar mükemmel olur!
Çok miktarda birikmiş stres veya duygusal bloklara sahip olan insanlar tedavi ile bedenleri Reiki’nin etkilerini işlemeye başlayınca, başlangıçta her şeyin karışmış olduğunu bulabilirler. Kanser hastaları çoğu zaman ilk bir kaç tedavide tümör alanındaki ağrının arttığını deneyimlerler.
l) Reiki tüm diğer sistemlerin tamamlayıcısıdır.
Reiki’nin kullanımının uygun olmadığı gösterilmemiştir. Reiki kendi başına veya herhangi diğer terapi ile birleşik olarak kullanılabilir. Sağlık sorunlarınızın çok ciddi olduğu, mevcut olan her şeyden yararlanmaya gereksinim duyduğunuz zamanlar vardır. Örneğin, Reiki kesiklerin, çok büyük olanların bile hızlı iyileşmesini sağlamakta çok parlaktır.
Ancak, eğer bir organınız kesildiyse, ameliyat olmanız gerekir. Hala bedeninize mümkün olduğu kadar çok Reiki verebilirsiniz, çünkü ameliyattan sonra iyileşme sürecinde dramatik olarak yardımcı olur ve yara ve ağrı miktarını azaltır.
Kanser gibi ciddi hastalıkların hala tedavi edilmesine ve tıbbi uzmanlar tarafından takip edilmesine gereksinim vardır. Ancak her durumda, Reiki bedenin toplam canlılığını ve bedenin iyileşme yeteneğini artırır. Reiki ayrıca kemoterapi ve radyasyon gibi tedavinin yan etkilerini azaltır ve iyileşme potansiyelinizi maksimize eder. Bununla beraber, her Reiki tedavisinde hastalığın altında yatan nedeni uyumlamak üzerine çalışırsınız.
m) Reiki daima kök neden seviyesinde işler
Reiki’nin genel bir gözlemi çok önemli dallanıp budaklanmalardır. Reiki ve Reiki uygulayıcıları tarafından tedavi edilen insanlar, eğer bir uygulayıcının elleri bir hastanın üzerinde özel bir pozisyonda ise örneğin başta ise, tedavi edilen kişi bazen Reiki’nin bedenin tamamen farklı bir bölgesini etkilediğini hissettiğini tekrar tekrar kaydetmişlerdir. En güçlü hissi deneyimledikleri bölge bedenin daha büyük uyumsuzluğuna sahip olan bölgesidir. Örneğin, kişinin böbrekleri hastadır ve eller bedenin başka bir bölgesinde olsa bile Reiki’yi en güçlü olarak burada hisseder.
Bu önemli gözlem Reiki’nin kendi doğası ile, daima en büyük uyumsuzluğun olduğu alana gitmeye eğilim gösteren bir harmonik olduğu teorisini onaylar. Hala lokal bir etki vardır, çünkü Reiki ellerin altındaki beden bölgesinden geçer.
Bu Reiki ile sonuçlardaki görünür çeşitliliği açıklamaya yardım eder. Bazı uygulayıcılar, eski bir futbolcunun artritli dizi tedavi edilirken üç ile beş tedavide önemli gelişmeler olacağını umarlar. Artritli bir dizi tedavi ettikleri bir seferinde bunun daha uzun süreceği görülür. Diz iyileşmeye devam ediyordur, ancak çok daha fazla tedaviye gereksinimi vardır. Bunun olası bir açıklaması futbolcunun bilinmeyen başka bir ciddi sorunu olmasıdır, örneğin zayıf bir kalp, Reiki öncelikli olarak o bölgeye gider. Hem uygulayıcı hem de tedavi edilen kişi dizin ne zaman iyi olacağını bilmez, ama kalp bilir !
Bir hastalığın belirtilerini deneyimlemeye başladığımız zaman, çoğu kez bize bir şey olduğu düşüncesinin tuzağına düşeriz. Çoğu hastalıkta bu gerçekten çok uzaktır. Sorun en sonunda bir belirti olarak tezahür etmeden önce yıllardır vardır. Bir kalp sorunu sonunda belirtiler verinceye kadar adım adım gelişerek yıllardır oradadır. Fizikçiler bize enerjinin mevcut olduğunu ve önce enerjinin hareket ettiğini, maddenin bunu izlediğini anlatır. Önce bedenin enerji sistemlerinde bir karışıklık olur. Bu ‘hastalık’ olan fiziksel değişiklikler getirmeye başlar.
Bedenimiz baştanbaşa titreşimin değişik seviyelerindeki enerjiden oluşur. En düşük titreşimler kemikleri oluşturur. Daha yüksek titreşimler kasların, organların ve kanın spektrumundan geçer, enerji sistemimizi oluşturan daha da yüksek titreşimlere kadar ulaşırız. (chi, prana, ki vs.)
Enerji sisteminde bir çok şey uyumsuzluğa neden olabilir. Duygusal karışıklıklar ve travmalar, zihinsel anormallikler, çevresel etkiler, travma, diyet, yaralanmalar vs, bunların hepsi uyumsuzluğa neden olur. Enerji sistemi uyumsuzluğa itildiğinde, beden/zihinde değişimler tezahür ettirmeye başlar. Bu değişiklikler sonunda hastalığa götürür.
Ortalama hastalık süreci hastalığa müsait olma faktörlerinin birikmesi ile gelişir. Hastalık için nadiren tek bir neden vardır. Hastalık genellikle bir çok farklı faktörün heterojen bir karışımıdır.
Teşhis için bir doktora gittiğimizde, teşhisin sadece bir etiket olduğunu hatırlamamız gerekir. Etiketler – mide ülseri, hepatit, nefrit, fibrosit, vs hastalığın nedeninin açıklaması değildir. Bunlar değişik nedenlerin nıhai sonuçlarının tanımıdır. Nasıl tedavi edileceğimiz sizi tedavi edecek olan doktorun eğitimine bağlıdır. O uzmanlık alanına göre odaklanmak için bir “neden”e karar verir.
Kullanmayı sevdiğimiz bir metafor, buzdağıdır. Bir buzdağının en büyük kısmının suyun altında yüzdüğünü biliriz. Suyun üstüne çıkan ucu aşağıda ne kadar yattığının iyi bir göstergesi değildir. Belirti buzdağının ucuna benzer ; hastalığın nedenleri saklı olan buzdağının ana gövdesidir. İki insan aynı “tip” belirtiye sahip olabilir ve çok fazla sayıda manzaraya ve çok sayıda nedene olabilirler. Bu nedenle aynı belirtilere sahip iki insanın iyileşme sürelerinin çok farklı olmasının nedeni budur.
İki insan mide ülserinden rahatsız olabilir. Birisi basitçe kültürel çevre değişiminden ülser olabilir. Tayland’a gidebilir ve midesinin alışmadığı aşırı miktarda sıcak, baharatlı Tayland yemekleri yiyebilir. Tedavi basit olacaktır ve sonuç hızlı olacaktır, özellikle o kişi midesi alışana kadar baharatlı yemekleri azaltırsa.
Mide ülseri olan diğer hasta bir kaç yıl önce boşanmış olabilir ve iki yıldır bekar olarak yaşıyor olabilir, yemekleri kendi pişiriyordur, para hakkında ve boşanma ile ilgili üzülüyordur ve ayrıca sırtını incitmiş olabilir. Burada mide ülserine katkısı olabilecek değişik faktörlere sahibiz. Üzüntünün mideye giden vagus sinirini canlandırdığı bilinir ve bu midede aşırı asit salgılanmasına neden olur. Sırt problemi mideye giden sempatik siniri etkileyebilir ve mideye giden sinirde dengesizliğe katkıda bulunur, tekrar aşırı asit salgılanması ile sonuçlanır. Bu faktörlere ilave olarak diyet bir sorundur. Tüm bunlar bu hastanın buzdağının daha büyük olduğu anlamına gelir ve mide ülseri nedenlerin birikmesinden dolayı daha uzun sürede iyileşecektir.
Bu vakaların herbirinde, hasta farklı uzmanlardan çok iyi tedavi alabilir ; bir şiropraktör bir diyetisyen veya stres yönetimi için psikolog. Olası olarak her biri bir sonuç elde eder, çünkü bedene yapılan herhangi uygun bir faydalı şey belirtinin azalması ile sonuçlanır. Sorun şu ki, çok sık olarak ‘buzdağının’ tüm gövdesine hitap edilmez ve belirti sonunda geri döner veya benzer başka bir belirti olarak tezahür eder, çünkü tüm nedenler ile uğraşılmamıştır.
Bir teşhis genellikle sadece bir etikettir. Çeşitli nedenlerin nıhai sonucunun bir tanımı. Hastalığın nedeninin açıklaması değil.
Reiki ile ilgili en mükemmel şey onun özel olarak belirtiyi tedavi etmemesidir. Çünkü Reiki uyumlayıcı bir enerjidir, o bedenin tüm kompleksini tedavi eder. Reiki bedene akarken ve bedenle etkileşirken, sistematik olarak buzdağının tüm gövdesini uyumlamaya başlar. Mide Reiki tedavileri ile sonunda temizlendiğinde, sorunun gittiği anlamına gelir, çünkü altta yatan nedenler uyumlanmıştır ve sadece belirtiler giderilmemiştir veya maskelenmemiştir. (asit gidericilerin yaptığı gibi)
Spor yaralanmaları gibi görünürde basit şeyler ile bile, çoğu zaman yüksek stres seviyesi veya deşarj olma gibi hastalığa müsait altta yatan nedenler buluruz. Eğer beden fazla stresli ise veya deşarj olmuşsa daha kolay incineceği belirlenmiştir. Reiki yarayı tedavi ettiğinde, o ayrıca stresi de tedavi eder ve böylece canlılığı güçlendirir.
Her hastalık uyumsuz frekansların özel bir kombinasyonu olarak görülebilir. Reiki’nin bedende hasta/bozulmuş frekansların harmoniği veya ayna imajı (ayna resmi) olarak kutuplaştığı görülüyor. Bu, homeopati çalışması gibi frekans terapilerinin çalıştığı aynı yolla uyumsuzluğu etkin şekilde nötralize etmeye eğilim gösterir. Fark şu ki, homeopatide uygulayıcı uyumsuzluğu teşhis etmek zorundadır ve onu uyumlayacak uygun frekansı (ilaç) seçmek zorundadır. Reiki’nin teşhise gereksinimi yoktur, çünkü o kendi harmoniklerinin yasalarını izler ve çoğunluğu olan uyumsuzluğun frekanslarına çekilir. Basitçe söylersek – kimsenin teşhis yapmaya gereksinimi yoktur, çünkü Reiki bunu kendi yapar.
n) Reiki ile teşhis yapmaya gereksinim yoktur
Reiki ile tedavi için teşhis yapmaya gereksinim duyuyorsanız, bir hafta sonu seminerinde bir uygulayıcı olamazsınız. En azından dört – yıllık bir kursa ihtiyacınız olacaktır. Reiki uygulayıcılarının çoğunluğu teşhis için eğitilmeyen meslek dışı insanlardır. Reiki kişiyi tedavi etmek için etkin olarak nereye gideceğini bilir. Reiki’yi nereye yönlendireceğinizi bilmek zorunda değilken, neyin yanlış olduğunu bilmeye gereksiniminiz yoktur. Eğer tedavi edilecek kişi belirtileri için bir ‘etiket’ isterse, bir doktora gitmelidir. Bununla birlikte, Reiki uygulayıcısı kişiye sağlığını ve canlılığını tekrar kazanması için etkin şekilde yardım edebilir – holistik olarak.
Kriz tedavisi haricinde, bir Reiki uygulayıcısı her sorun için aynı holistik Reiki tedavisini sağlar. Çünkü bu Reiki uygulayıcısının ellerini nereye koyacağını bilmesi için bir ‘etikete’ gereksinimi yoktur.
Bazı Reiki uygulayıcıları, sürekli kullanım ile, Reiki’nin onların sezgilerini geliştirdiğini kaydetmişlerdir. Bu sezgi tedavi esnasında hasta ile münasebeti güçlendirir ve uygulayıcının çoğu zaman tedavi olan kişide neyin yanlış gittiğinin ‘farkında’ olmasına yardımcı olur. Reiki ile sezgiyi geliştirmeye cesaretlendirmekte mutlu iken, Reiki’yi bir teşhis aracı olarak kullanmaktan bahsetmiyoruz. Böyle bir uygulama çok özneldir ve yanlış teşhis ve yorum tehlikesi vardır.
Tedavi esnasında eğer, bir Reiki uygulayıcısı görünür ciddi bir sorunu sezerse, o kişiye iyi bir check – up yaptırmasını önermesi uygundur, çünkü - örneğin akciğerlerde – bir enerji dengesizliği olabilir. Hastaya akciğer kanseri olduğunu söylemek tamamen etik dışı, sorumsuzluk ve bazı ülkelerde yasa dışıdır !
o) Reiki stresi azaltır
İnsanlar Reiki alırken biyogeribesleme ekipmanına bağlanmışlar, alfa durumuna girdikleri görülmüştür (beyin dalgaları). Bu bedenin birikmiş stres seviyesini azalttığı bilinen ışık meditasyonunun bir şeklidir. Klinik olarak, insanlar bedenin önemli derecede gevşediğini ve iyi – olma hislerinde (stres giderimi ile birleşik) hızlı bir artış olduğunu bildirmişlerdir.Stresin hastalığın etiolojisine (hastalığın nedenini anlama bilimi) büyük katkısı olan bir faktör olduğu iyi bir şekilde dökümante edilmiştir. Stresi etkin olarak azaltan herhangi bir sistemin toplam fiziksel ve zihinsel iyi – olmaya kısa – vadeli ve uzun – vadeli etkisi olacaktır. Bu Reikiyi düzenli olarak kullanmak için başka bir nedendir. Stresten – mazlum bir toplumda yaşıyoruz. Stres seviyemizi aşağıda tutarak, Reiki yaşamdan zevk almamıza dramatik olarak katkıda bulunur.
Bilimsel hipotezler
Atomaltı dünya içinde bilim adamları enerji kuvvetlerinin sınırsız, ‘kutuplaşmamış’ (enerjiler bir frekansa sahip değildir, çünkü onlar üzerinde etkili olacak zaman faktörü yoktur) olduğunun farkındadırlar, bu enerjiler her şeyle karşılıklı bağlanarak atomaltı dünyanın genel ‘uyumlayıcıları’ olarak davranırlar ve bu az bilinen dünyanın dengesini ve uyumunu sürdürürler.
Bu ‘evrensel yaşam enerjisi’ muhtemelen Reiki olarak bilinen fenomenin en iyi tanımıdır. Reiki inisiyasyonu işleminin çalışmalarının ileri bilgisi bu hipotezi desteklemeye eğilimlidir.
Reiki Öğretmenleri bu enerjiyi tezahür etmiş dünyaya salıvermek için gereken değişiklikleri getirmek için enerji silsilesi ve modelleri kullanır. Bu atomaltı enerji Reiki’yi karakterize eden yukarıdaki kriterlerin tümüne uyar. Atomaltı dünyada ‘Evrensel Yaşam Enerjisi’nin başlıca fonksiyonlarından biri uyumlamaktır/harmonize etmektir. Eğer bu ‘kutuplaşmamış’ atomaltı enerji tezahür etmiş dünyaya salınırsa (zaman ile etkileşerek) anında kutuplaşır (ısı, karıncalanma vs). Bu kutuplaşma hedeflenen enerji alanının uyumlanması ile sonuçlanır. (İnsan, hayvan, bitki vs). Bunu yapmak için Reiki, enerji alanında uyumsuzluğun (hastalık) ayna imajını (resmini) oluşturur. Enerji alanının uyumlanması otomatik olarak doğal iyileşme sürecini hızlandırır.
‘Evrensel yaşam enerjisi’ terimi aldatıcı olabilir, çünkü bir çok ‘yeni çağ’ terapileri bu ismi hazır olarak algılanamayan her enerji gücüne atfederler. Böyle durumların çoğunda, klinik tezahürler normal kutuplaşmış enerjinin yüksek frekanslı seviyeleri ile iş gördüğünü belirtir.
Sonuçlar
Bu klinik gözlemlere dayanarak, bunların toplam olarak, Reiki olarak bilinen fenomenin farklı özellikleri olduğunu varsayabiliriz. Olası olarak, tüm bu özellikleri paylaşan herhangi bir sistem haklı olarak tanımlama için kendini Reiki olarak adlandırabilir.
Klinik gözlemler ‘Reiki’ye sahip olan herhangi birinin (yukarıda tanımlanan özellikleri karşılayan) Reiki Öğretmenleri tarafından öğretildiği şekilde uygulama yaparlarsa klinik uygulamada elle tutulur sabit sonuçlar elde edeceğini göstermiştir. Bu klinik sonuçlar Reiki’nin en önemli onaylanmasıdır.
kaynak : http://badluck.azbuz.com/readArticle.jsp...0000214031
İnsan Vücudu Nedir?
kaynak : http://www.bioenerji.org/ murat soyer
Bioenerji ilmi açısından insan vücudu bir bütündür. Bu bütünlük dolayısıyla herhangi bir organ veya sistemdeki ritim bozukluğu tüm vücudu rahatsız eder. Bu anlayışla bioenerji ilmi, vücudun tamamının yeniden ayar edilmesini hedef kabul etmiştir. Bioenerji tıbbı asla bölgesel (mevzi) tedaviyle meşgul olmaz. Daima vücudun tamamını tedavi eder, zira ; bioenerji ilmine göre bölgesel (mevzi) tedaviyle meşgul olan hekim tuzağa düşmüş sayılır. Vücudun sağlığı ancak bütünlük içinde mümkün olur.
İnsan vücudu, birbirinden ayrı kabul edilmesi mümkün olmayan iki kısımdan meydana gelmiştir: "Düşünce Bedeni" ve "Fiziki Beden". Bu iki beden çok karmaşık bir şekilde tamamen iç içe girmiş durumdadır. İnsanın her iki bedeni birbiriyle devamlı etkileşim durumundadır. Ancak; "Hangisi diğeri üzerinde komuta kullanmaktadır?" diye sorulursa cevabı çok kesindir; kesinlikle düşünce bedenimiz, fiziki bedenimize amirdir. Bioenerji ilmine göre, sadece fiziki bedenin onarılmasıyla insanın tedavi edilmiş sayılması kabul edilemez.
Şimdi bedenin bu iki kısmını kısaca açıklamaya çalışalım:
Düşünce Bedeni: Düşünce bedeni kişinin kendine göre olan kanunları, kabulleri, istekleri, korkuları, tabuları, hevesleri, hasretleri, alışkanlıkları, evham ve tedirginlikleri, sevinç, güven ve mutluluklarından oluşan psikolojik bir yapıdır. Çok değişkenlidir. En kısa zaman dilimi içerisinde bile şekilden şekle, bir renkten diğer bir renge, karanlıktan aydınlığa geçebilmesi kolaylıkla mümkündür. Düşünce bedenine KİŞİLİK (şahsiyet) de diyebiliriz.
Fiziki Beden: Fiziki beden bir mineraller topluluğudur. Yüzde yetmişi sudan oluşmaktadır. Kendi yaratılış programına tabi, otomatik sistem ayarları, çok hassas sigorta unsurları, koruma sistemleri, refleksleri, toleransları olan muhteşem bir yapıdır. Ucu bucağı olmayan, sonsuz olduğu zannedilen kainat, dürülüp insan bedeninde gizlenmiştir. Başka bir ifadeyle; İnsan ; Kainatın Küçültülmüş Bir Modelidir.
Kişiden, kişilikten bağımsız olarak hiç durmadan işleyen, çok karmaşık, kompleks, kendisi tedbir alma yeteneğine sahip, rezerv tutma bilincine malik, akıl almaz bir sistemler topluluğudur. Görünüşte kaslar, kemikler, sinirler, damarlar vs..den teşekkül etmiştir. Fakat asla bunlardan ibaret değildir.
Bugün bilim dünyasının insan vücudunu ne derece tanıdığını, ne kadar bir isabetle kavradığını itiraf etmek gerekirse; dürüstçe ve bilim adamı terbiyesiyle söylemek mecburiyetindeyiz ki; "ancak kainatı tanıdığımız ölçüde". İşte bu kavrayış, gerçek bilim adamlarına araştırma şevki vermekte, çok ölçülü konuşma inceliğini kazandırmakta ve insana karşı hürmet ve hayranlıklarını en yüksek seviyeye çıkartmaktadır.
Kişi (kişilik), fiziki bedenin (taşıyıcı beden) içinde hayat yolculuğu yapmasına izin verilen bir şahıstır. Yüce tanrı kişiye fiziki bir beden bahşederek dünyaya göndermiş ve O’ na insanlık yolunu fark ederek bu yolda yürüyüşe başlamak ve böylece şeref kazanabilmek fırsatını tanımıştır. Kişinin, içinde yol aldığı bedenini kendisi olarak kabul etmesi (“ işte bu benim “ demesi) bir yanılgıdan ibarettir. “ Benim “ diyebileceği şey sadece düşünce bedeni yani kişiliğidir. Fiziki beden o kadar insanın kendisi değildir ki ; dikkat edilirse insan bir yiyeceği ancak çiğneyip yutuyor. Ondan sonra yutulan şeye ne yapıldığını bilmiyor, yani bu işlemlerin kumandası kendi elinde değildir. Yuttuktan sonrasını artık fiziki beden biliyor ve idare ediyor. Keza kişi, kalbinin çarpmasını, kanın büyük bir hızla dolaşmasını, karaciğerinin faaliyetlerini, salgı bezlerinin işlevlerini, tırnağının uzamasını, ağzında tükürük sıvısının üretildiğini, böbreklerinin görevini, göz kapaklarının otomatik olarak açılıp-kapanmasını, nasıl uykusu gelip nasıl uyandığını, bir şeyi tutarken parmaklarının kaç aşamalı bir hareketle o cismi kavradığını, ağzından çıkan sesin üretimini, akciğerlerinin devamlı hareketini... bunların hiçbirini bilinçli olarak komuta edemiyor, etmiyor. Çünkü bunları fiziki beden kendi kanunlarına göre otomatik olarak yapıyor. İşte bu anlamda kişinin kendisine lütfedilmiş olan fiziki bedene çok yüksek bir bilinçle büyük bir hürmet göstermesi gerekir. Bu hürmeti idrak edebilmek, yüksek ilimlerdendir.
Reiki Prensipleri
Reiki prensipleri
Bir çok hastalığın ruhani ilacı
Sadece bu gün kızma ve kaygılanma
Şükran dolu ol ve alçakgönüllü davran
İşini özenle yap
Var olan her şeye karşı nazik ve sevecen ol.
Sabah ve akşam ellerin dua pozisyonundayken yukarıdaki kelimeleri tekrar et ve Reikinin senin ruhuna ve bedenine şifa getirmesi için dua et.
-- Mikao Usui --
![[Resim: 31cakra11.jpg]](http://img.mynet.com/kadinca/012006/31cakra11.jpg)
Çakralar
Çakralar insan bedeninde bulunan yaşamsal enerjiyi tüm vücuda dağıtan enerji merkezleridir.
Çakralar şu şekilde çalışır: Bedenimizdeki enerji dikey olarak hareket eder ve omurga boyunca yukarıdan aşağıya omurilikte dolaşır. Başta ve kuyruk sokumunun en ucunda söner. çakranın kalbi işte bu omurilikten beslenir ve daha sonra bu enerjiyi yönetimi altındaki vücudun diğer bölümlerine dağıtır.
Çakralar canlıların bedeninde bulunan enerji odaklarıdır ve 7 temel çakra vardır. Bunlar vücudumuzun ön tarafında, orta kısımda aşağıdan yukarıya doğru sıralanmışlardır. Ayrıca 40 kadar ikincil çakra vardır. Bunların çoğu dalak, ense, avuç içi ve ayak tabanlarında bulunur. Bunlar da önemli işlevlere sahiptirler.
Canlıların beden, zihin ve ruhlarının uyum içinde çalışabilmeleri için çakraların da birbirleriyle uyumlu ve belli bir denge içinde olmaları gerekir. İşte Reiki özel pozisyonlar yardımıyla çakraların dengelenmesini sağlar.
kaynaklar :
http://www.reikilink.com/reiki.htm http://www.bioenerji.org http://www.reikiturk.com http://www.reikilight.net http://tr.wikipedia.org/wiki/Reiki
REİKİ UYGULAMA TEKNİĞİ
KENDİMİZE UYGULAMA
Reiki’nin temelinde kişinin kendine düzenli olarak yaptığı uygulama büyük önem taşımaktadır. Herhangi bir hastalık ya da rahatsızlığımız olsun ya da olmasın, düzenli uygulama bedenimize gerekli enerjinin sürekli olarak üst düzeyde tutulmasını, yorgunluklarımızın giderilmesini, uykunun düzenlenmesini ve sağlığımızın mükemmel düzeyde korunmasını sağlayacaktır. Düzenli uygulama fizik sağlığın yanısıra iç huzuru, çevreye uyum, tolerans ve stresten arınmayı da getirir. İç barışımızı, yaratıcılığımızı, sağduyumuzu, doğru karar verme yetimizi, zihin berraklığını ve sevgiyi arttırır.
İlk uygulamalar :
1. Derece inisiyasyonu sonrası hemen başlayacağımız 21 günlük bir arınma süresi boyunca aksatılmadan hergün tercihen yaklaşık aynı saatlerde kendimize Reiki uygulamak gerekir. Bu sürede vücudumuz, biriktirmiş olduğu çeşitli toksinleri atarak enerjinin saf halde kullanılmasına zemin hazırlayacaktır.
İnisiyasyon sonrası ilk bir kaç gün içinde kendimizi sanki daha kötüymüşüz gibi hissetmemiz, sebepsiz moral bozukluğu yaşamamız çoğunlukla beklenebilir. Ayrıca mevcut bazı hastalık ve kronik rahatsızlıklarımızın bize verdiği sıkıntının arttığını da gözleyebiliriz. Ancak bu etkiler son derece normaldir ve Reiki’nin üstümüzde çalışmaya başladığının göstergesidir. Bu etkiler birkaç gün içinde geçer ve kendimizi süratle çok daha iyi hissetmeye başlarız. Bu etkilerin görülmemiş olması, Reiki’nin işe yaramadığı anlamına gelmez, aksine, bedenimizin bu yeni enerji akışına çok çabuk uyum sağladığını gösterir.
Bu 21 günlük ilk arınma döneminde bedenimizin dışa açılan her gözeneğinden sürekli bir toksin atışı gerçekleşir:
- Aşırı terleme
- Dışkı düzeninin bozulması, renginin değişmesi
- Sık aralıklarla ve bol idrar yapma, renk değişikliği
- Geğirme, yellenme
- Öksürme, balgam çıkarma, tükürük birikmesi
- Gerinme, esneme ihtiyacı, esnemeyle gelen gözyaşı...
Bunların hepsini ya da sadece birkaçını yaşayabileceğimiz gibi, önce de söylediğimiz gibi belki de hiç biriyle karşılaşmayacağız. Ancak görülmesi normal olan bu etkiler birkaç gün içinde başlar ve azalarak genelde bir hafta içinde normale döner. Bu noktada en önemli şey Reiki vermeyi aksatmamaktır.
Dikkat edilecek noktalar:
İnisiyasyondan birkaç gün öncesinden başlayarak, tüm 21 günlük arınma süresi boyunca alkol alınmaması, aşırı yağlı, baharatlı yemeklerden ve kırmızı etten kaçınılması, çay, kahve, şeker, sigara tüketiminde mümkün olduğunca azaltmaya gidilmesi, aşırı stres ortamından mümkün olduğunca uzak durulması Reiki'nin çok çabuk etkisini göstermesi açısından gereklidir. Reiki uygulamasını gerek kendimize gerekse başkasına yapacağımız zaman kendimizin ve uygulayacağımız kişinin son 24 saat içinde alkol almamış olmasına dikkat etmeliyiz. Alkol enerji kanallarını olumsuz etkiler, Reiki’yi işlevsiz bırakır.
Arınma süresi sonrası normal yaşantımızda, sıraladığımız bu zararlı unsurların olumsuz etkileri de aşırıya kaçılmadığı sürece bir ölçüde Reiki sayesinde kontrol altında tutulabilecektir.
Uygulamaya hazırlık:
Her Reiki uygulaması öncesi ve sonrası ellerin akan su ve sabunla yıkanması gerekir. Bunun yapılma imkanı olmayan durumlarda uygulama öncesi ve sonrası avuçların 15-20 kez kuvvetlice birbirine sürtülmesi önerilir.
Reiki uygulaması sırasında hem kendimizin hem de uygulayacağımız kişinin üzerindeki metallerin çıkarılması gerekir.
Uygulama sırasında kol, el, bacak ve ayakların üst üste gelecek şekilde çaprazlanmaması, yani kolların kavuşturulmaması, bacak bacak üstüne atılmaması gerekir.
Bir hatırlatma:
Reiki uygulamalarında yanlış yapma ya da kendimize veya başkasına zarar verme ihtimali yoktur. Evrenin yaşam enerjisi kendi içinde, varlığı hissedilen bir bilgeliğe sahiptir; İlk aşamada tamamen mekanik ve kendi kendine çalışır: Reiki enerjisini almak niyetimiz olmasa bile ellerimizi doğru pozisyonlara yerleştirdiğimizde bizim bilinçli olarak yönlendirmemize gerek kalmadan bedenimiz, ihtiyacı olan enerjiyi kendiliğinden çeker.
En ideal konum, sessiz ve rahat bir ortamda oturarak Reiki’ye konsantre olup bedenimizi hissederek Reiki uygulamaktır. Ancak Reiki’yi televizyon seyrederken, yatarken, başkalarıyla sohbet ederken, yolculuk sırasında araçta otururken, sinemada, maçta… kısacası her ortamda uygulayabiliriz ve her şartta işlevini yerine getirir.
BİRİNCİ DERECE REİKİ UYGULAMA TEKNİĞİ
Reiki uygulama tekniği dereceler arasında temel uygulamalar açısından farklılık göstermez. İleri dereceler sadece temel uygulamanın ruh ve beden bütünlüğümüze sağladığı uyumla hazır hale gelmemiz sonrası ilave ettiğimiz teknikleri içerir ve Reiki uygulamasını hem çok kolaylaştırır hem de güçlendirerek bize yeni ufuklar açar.
Ellerin kullanımı:
Reiki ellerimiz aracılığı ile uyguladığımız bir tekniktir. İki e

![[Resim: reiki.gif]](http://www.derki.com/images/dorduncu/reiki.gif)
Yani bizim doktorlarımız bırakın enerji olaylarını bitkisel destekleri bile red ederken bizlere asla kullandırmazlarken bizlerin inanması zor oluyor tabi Volkan. Beklenmemesi gereken bir durum