gencdiyaliz forum

Tam Versiyon: ŞİİR VE HAYAT-Sizlerin şiirleri
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Sayfa: 1 2 3
Bu bölümde siir üzerine konuşabilr,kendi şiirlerinizi gösterebilirsiniz
ben 'ümit yaşar oğuzcan' ve attila ilhan şiirlerini seviyorum ve size iki üstadın şiirlerinden birer tane paylaşmak istiyorum

An Gelir

an gelir
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
şarkılar susar heves kalmaz
şatârâbân ölür

şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
..........
..........

Attila İlhan



........
Aşk Okudum - Aşk Dokudum

Ben bu gönül tezgahinda
Ask dokudum, ask okudum
Erenlerin dergahinda
Ask okudum, ask dokudum

Her güçlügü bile bile
Göznuruyla, sabir ile
Yumak, yumak, çile çile
Ask dokudum, ask okudum

..........
..........
ümit yaşar OĞUZCAN
buda benden küçük bir parçacık



sevdimmi hiç bilmem
sevmek ne olaki
kalbimin kapısı hiç aralandımı bilmem
benim kalbimin kapısına girmeye çalışanmı var mı ki

sevgili ne demek
ben bilmem
aşk ne demek ben bilmem
gel bana anlat da öğreneyim
Tskler Gizli Hayran Abla Güzel Siirin icinShy
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için,
sevmekten korkuyor.

Sevilmekten korkuyor,
kendisini sevilmeye layık görmediği için.

Düşünmekten korkuyor,
sorumluluk getireceği için.

Konuşmaktan korkuyor,
eleştirilmekten korktuğu için.

Duygularını ifade etmekten korkuyor,
reddedilmekten korktuğu için.

Yaşlanmaktan korkuyor,
gençliğinin kıymetini bilmediği için.

Unutulmaktan korkuyor,
dünyaya iyi bir şey vermediği için.

Ve ölmekten korkuyor aslında
yaşamayı bilmediği için.

W.Shakespear
SIIR KOŞESINEDE YER VERDIGINIZ ICIN TESEKKURLER.GENELLIKLE ISLAMI ILIMLERLE ILGILENDIGIM ICIN YAZDIGIM SIIRLER BU YONDE OLUYOR.AMA HER TUR SIIRI SEVEREK OKURUM VE DINLERIM.SIZLERE AHMET SELCUK ILKANDAN BIR SIIR YAZIYORUM.BU SAIRIN SIIRLERINI BEGENIYORUM.
GÜLLERE KÜSTÜM
BEN GÜLLERE KÜSTÜM ,
BIR KERE ACMADILAR BANA ,
SEHER VAKTI BÜLBÜL OLUP ÖTERKEN ,
BIR KERE DÖNUP BAKMADILAR .
AHU ZARDAYIM BAŞIM DUMANLI,
BEN GÜLLERE KÜSTÜM ,
GÜLLERSE BENDEN SITEMKAR.

BÜKSÜN BOYNUNU LALELER KAPANSIN SECDEYE
BEYAZ SÜMBÜLLER KAPKARA KESILSIN,
VE HERCAI MENEKŞELERİ
KOR OLSUN BAGRIMDA BUTUN CICEKLER
LAL OLSUN SEVGILININ DUDAKLARINDA .
BEN GÜLLERE KÜSTÜM ,
GÜLLERSE BENDEN SITEMKAR.
A.S.ILKAN
Ayrılık
Iki rayı gibiyiz
Bir tren yolunun
Yakın olması
Neyi degiştirir
Son istasyonun

Sunay Akın

mirsad cool

GÜL ŞİİRİ

BİR GÜL DÜŞTÜ

Bilmiyorum nerde, nasıl
Omuzuma bir gül düştü
Bir ağaçtan usul usul
Omuzuma bir gül düştü

Derinleri kımıldattı
Günüme mutluluk kattı
Dikeni elime battı
Omuzuma bir gül düştü

BEKİR OGUZ
*********************************

daha once yazmıştım ..

saygılarımla
Hatırladım seni
bu büyük boşluğun içinde
neden böyle çok sevildiğini...

Sen hayatın once içinde olduğun halde
her şeyden ince bir tülle ayrılıyorsun,
her şeyden çocuksu bir kanla
eksik yaşanmış bir baharla ayrılıyorsun...

Kim sevse seni, yitirdiğini seviyor
o büyük eksik neyse onu...
Kim sevse seni, yanlış yüzünü görüyor...
Uzaklaşan bir tutkusun sen
seni seven yitirmeyi öğrenmeli,
Hayatsın...O kanatan rüya...
Bölünmüş hayatları
son kez aydınlatıyor adın...

Cezmi Ersöz
Kalbin ağlasada
Gülümse inadına
Düşler takıp saçlarına
Yürü umutlara..
Düşler takıp saçlarına
Yürü rüzgarlara..

Kurduğun hayalleri
Ayazlar yıksada
Sen yeter ki hep ümit et,
Hayat döner sana..

O pembe gülyüzünü
Kederle soldurma
Dalda ki son yaprak gibi
Sarıl hep hayata

Kurduğun hayalleri ayazlar yıksada
Sen yeter ki hep hayal et,
Hayat döner sana..

Unutma !
Göğün asıl rengi mavidir
En kör gece bile sabahtır sonunda
Kalbin ağlasada gülümse inadına
Düşler takıp saçlarına yürü rüzgarlara..
O pembe gülyüzünü kederle soldurma
Daldaki son yaprak gibi
Sarıl hep hayata
Geçerken acılardan gülmeyi unutma
Fırtınalara direnmektir yaşamak birazda
Kurduğun hayalleri yağmurlar yıksada
Sen yeter ki hep ümit et,
Hayat döner sana...
Sen yeter ki hep ümit et,
Hayat döner sana...
Karşımdasın işte...
Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an,
Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi...

Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.

Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,
‘zamanla bırakmamak’tir..”
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır

Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...

NAZIM HİKMET ( BİR FOTOĞRAFA )
Sevgi Ve Dostluk

Sevgi ve dostluk

Kavgayı, bir yaprağın üzerine yazmak isterdim sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye

Öfkeyi, bir bulutun üzerine yazmak isterdim yağmur yağsın bulut yok olsun diye

Nefreti, karların üzerine yazmak isterdim güneş açsın karlar erisin diye

...Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye

Yılmaz Güney
Hayat Bize

...hayat bize
mutlu olma şansı
vermedi sevgili
biz kendimizden
başka herkesin
üzüntüsünü üzüntümüz,
acısını acımız yaptık
çünkü. Dünyanın öbür
ucunda hiç tanımadığımız
bir insanın göz yaşı bile
içimizi parçaladı. Kedilere
ağladık, kuşların yasını tuttuk...
Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat
karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında
ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine
üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün
hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili...Sevinerek,
severek, sevilerek, düşünerek... Ve o
vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın...

Yılmaz Güney
Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.

Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu
Paşalar: 'Üç', dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkla akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.
NAZIM HİKMET RAN KUVAYİ MİLLİYE DESTANI
(30 Ağustos Zafer Bayramınız Kutlu Olsun)
Dörtnala gelip uzak asya'dan
akdenize bir kısrak başı gibi
uzanan bu memleket bizim.
bilekler kan içinde,
dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim.
kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu,
bu davet bizim...yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
Nazım Hikmet Ran
Varlığı bestenigar yokluğu deniz gibi

Gönül saf kan bir vefa atlasında şahlanır

Asil fırtınalarda kaybolan bir iz gibi

Çölde aşk suretinde bir ahu peydahlanır

Kum yaldızlı giysiler içinde meşhur güzel

Ay öper eğilerek çölün yanaklarını

Ufukların delisi soluk bir beniz gibi

Bir sayeban altında yürür hazinesine

Kah takılır uzaktan bir belanın sesine

Kah yüzü yıldızlara benzeyen bir rüyadır

Bin tepede dalgalanır bayrağı Leyla'nın

Oysa aşk karanlıkta ölümcül bir hülyadır.


Nurullah Genç
Eylül bu nasıl sevda...
Gönül bağımı hazan vurdu,
Duygularım sararıp soldu,
Umutlarım göçmen kuşlar misali,
Sonbahar'la başka diyarlara uçtu,


Eylül bu nasıl sevda...
Mutluluğum iki günlük,
Hüzünüm ömürlük,
Aşk dediğin mevsimlik,



Eylül bu nasıl sevda...
Baharı yaşamadan yüreğim,
Yaprakları bir bir döküldü,
Gönül bağıma hasat zamanı gelmiş,
Güllerim,sümbüllerim boynunu büktü,



Eylül bu nasıl sevda...
Gözyaşıyla süslenmiş kelimelerim,
Sonbahar yağmuru gibi,
İçimden damla damla akıyor,
Hislerim omuzumda kışa yol alıyor,
Bilmiyorum bir daha gelirmi bahar...
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;


Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,


Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..


İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
Eğer öğretmensen hayatta,
Öğrenci bulduğun herkese,
Herşeyi öğretmelisin...

Eğer öğrenciysen hayatta,
Öğretmenim dediğin herkesten,
Herşeyi öğrenmelisin...

Ne olduğunu bilmiyorsan hayatta,
Kendini bir hiç gibi hissedersin!
Yaşamayı bilmiyorsan,
Önce içinde hissetmelisin...

Her zaman kolayı istersen,
Basit güzellikler elde edersin!
Kendine bir rol verirsen,
Yaşayarak da öğrenirsin...

Duygularından şikayet edersen,
Etrafında sevilmezsin!
Karanlığa takılıp kalırsan,
Gündüzü göremezsin...


Ve unutma!Hayat;
Ne olduğun değil,
Ne hissettiğindir..
Umudunu yitirdiğinde,
Umut fidanları dikebilmektir...
GERIYE DÖNÜS YOK
GOLGE DUSTU RUYALARA
BOLUK PORCUK UYKULAR
BIR MARTI KANADINDA
UCUP GITTI SEVDALAR.

KAC ZAMANIN SARKISI
KANAYAN BIR TOMURCUKTAN
USUL USUL DOKULUR
KAYBOLURKEN ANILAR.

UYKUSUZ GECELERDEN
YORGUN DUSEN SABAHLAR
KAR YAGAR MEVSIMLERE SANKI
NE YAZ KALIR NE BAHAR

UZUN YOLUN YORGUNLUGU
GERI DONULMEYEN ASLA
BIR OMURKI ICINDE
BIRIKMIS ESKI YILLAR

GÖZLER YORGUN VE YASLI
YUREKLERDE SANCILAR
TAM BAGLANMISKEN YASAMA
YAZIK ARTIK SONBAHAR.
E.BAYRAM
Sayfa: 1 2 3
Referans URL