gencdiyaliz forum

Tam Versiyon: ECZANE UYGULAMASI
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
DUYUN BİZİ !!!

Ben 12 yıldır diyaliz tedavisi gören, malulen SSK emeklisi olmuş, kronik böbrek yetmezliği olan bir hastayım.Yaşamış olduğum sıkıntıları diğer böbrek ve diyaliz hastası arkadaşlarımızın da yaşamaması için bir grup diyaliz hastası ve yakını ile 2 yıl önce bir dernek kurduk.Amacımız böbrek ve diyaliz hastası kardeşlerimizin yaşantılarında ortaya çıkan problemleri çözmelerinde yardımcı olmak ve bu problemleri tüm halkımızla paylaşmak için gayret göstermektedir. Sürekli önce insan mantığı ile hareket ederek son zamanlarda yaşanan ve yaşanabilecek bazı problemleride siz değerli büyüklerimizle paylaşmak istiyoruz..Yıllardır çekmiş olduğumuz SSK’daki muayene ve ilaç kuyruğu çilesi tam bitmiş derken şimdi yeni bir uygulama ile zor duruma düşürülmekteyiz.
Bütün diyaliz hastaları olarak tedavimizi ve ilaçlarımızı yıllardır zor şartlar altında almakta iken Hükümetimiz insan yaşamını önde tutarak uygulamaya koyduğu Sağlık Reformu sayesinde,bütün Devlet Hastanelerinden,Üniversite Hastanelerinden ve Özel Hastanelerden yararlanıyor,ilaçlarımızı hiç kuyrukta beklemeden istediğimiz eczaneden alabiliyorduk.
Ancak,Türk Eczacılar Birliği ile SGK(Sosyal Güvenlik Kurumu)03/07/2007 tarihinde ve Maliye Bakanlığı ile 27/07/2007 tarihinde imzalamış oldukları protokol ile bütün hemodiyaliz ve periton diyalizi yapan hastalar zor duruma düşürülmektedir.Kullanmış olduğumuz kan iğneleri ve diyaliz solüsyonlarını istediğimiz eczaneden alamayacak duruma geldik.Çünkü protokol gereği 3.6 no’lu maddenin C bendinde Eritropoetin ve Darbepoetin ihtiva eden reçeteler ve D maddesinde Diyaliz solüsyonları ihtiva eden reçetelerin,bölge eczacı odası tarafından sıraya konulması konusunda anlaşma imzalanmıştır.
Bu uygulama neticesinde tedavi gören bütün diyaliz hastaları zor duruma düşürülmekte,ilk önce eczacı odasını bulacak ve daha sonra sırada hangi eczane varsa onu arayacak,eğer sıradaki eczane şehrin dışında bir yerdeyse onu bulacak,zaten eczanelerin çoğunda bulunmayan bu ilaçlar için 1 – 2 gün bekleyip tekrar gidip alması gerekecek.Bir diyaliz hastası için günlerin hatta saatlerin önemli olduğu,bu zaman süresi içinde ölümlerin bile yaşandığı unutulmamalıdır.Diyaliz hastaları ilaçlarını zamanında alamadıklarında hayati tehlike altında kalacaklar ve vücutlarında meydana gelecek hasarlardan dolayı ellerindeki tek şans olan organ nakli şanslarının da kaybolmasına neden olacaktır.Yazın sıcakta,kışın soğukta ve yağışta semt semt dolaşarak sırası gelen eczaneyi aramak ve bulmak zorunda kalacağız.Bu durumda hastanın ilaç alması zorlaşacak ve bir eziyet halini alacaktır.Çünkü özel otomuz ve taksi tutma lüksümüz yok.Hepimizin bütçesi kısıtlıdır.
Bu uygulama ile hastanın ilaç temini sırasında yaşayacağı gecikme,koşuşturma(ki çoğu diyaliz hastası özürlü,50 yaşın üzerinde,gözleri görmeyen,yaya yürüyemeyen,okuma yazma bilmeyen,el ve ayaklarında eksiklik olan),stres(çoğu hasta kronik olan bu rahatsızlıktan dolayı hem kendi hem de en yakınları depresyona girmektedir),sağlığında kötüleşme ve en kötüsü ölüm halinde bu olaylardan kimin veya kimlerin sorumlu tutulacağı belli değildir.









Tüm bunların yanı sıra bize en çok dokunan bütün diyaliz hastalarının bir kazanç kapısı gibi görülmesidir.Burada hastanın sağlığı değil,eczacı odalarının kazancı düşünülmektedir.Bu uygulama ile eczacı odaları reçete başına %2 gibi bir pay alması söz konusudur.
Diğer tüm hastalar gibi bizlerde ilaçlarımızı almakta özgür olmalı ve istediğimiz eczaneden alabilmeliyiz.Sağlık hizmetleri bütün vatandaşların kolayca ulaşabileceği şekilde düzenlenir diye söz edilirken böyle bir uygulama İNSAN HAKLARINA ve HASTA HAKLARINA aykırıdır.
Son olarak bu uygulamanın tekrar incelenerek işin başında iken bütün diyaliz tedavisi gören hastaların mağduriyetinin giderilmesini,hastalarımız ve toplum sağlığı adına duyduğumuz sorumluluk gereği bilgilerinize saygılarımızla sunarız.







11.09.2007
Yönetim Kurulu adına
Başkan
Fatih BEYHAN





BİLGİ VE DAĞITIM
Sn.Abdullah GÜL-CUMHURBAŞKANI
Sn.Recep Tayyıp ERDOĞAN-BAŞBAKAN
Sn.Prof.Dr.Recep AKDAĞ-SAĞLIK BAKANI
Sn.Faruk ÇELİK-ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI
Sn.Metin YILMAZ-AK PARTİ BOLU MİLLETVEKİLİ
Sn.Yüksel ÇOŞKUNYÜREK-AK PARTİ BOLU MİLLETVEKİLİ
Sn.Fatih METİN-AK PARTİ BOLU MİLLETVEKİLİ
SAĞLIK BAKANLIĞI TEDAVİ HİZMETLARİ GEN.MÜD.
SAĞLIK BAKANLIĞI TEMEL SAĞLIK HİZMETLERİ GEN.MÜD.
SGK (SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI)







TEL+FAKS NO :0 374 217 01 05
GSM NO :0 533 448 46 91
WEB :bolubobdider.org
E-MAİL :fatih.beyhan@gmail.com
fatih kardeş adasım bılgılerın ıcın sagol evet bu diyaliz hastalrına vurulmuş bır darbedir alllah sukurler olsun bızım diyaliz merkezınde hastalara kalmıyor bu iş ılaclar diyaliz merkezıne gelıyor bız gıtmıyoruz ama her diyaliz merkezide bunu yapmaz hastalar kendısı alır bu resmen diyaliz hastalarına gıt de ol demektır eger bu uygulma gerı alınmazsa gırdııgınız diyaliz merkezınde baskı yapın onlar alsın ılacları ve diyaliz merkezıne onlar getırsın yanındayız adaş sevgilerle fatih
Arkadaslar bu eczane uygulamasi hakkinda son durum ne benim bildiğim mahkeme karari olmasina rahmen hala devam ediyor bugun periton diyalizi uygulayan bir arkadas mail atmis cok zor durumda olduguyla ilgili
Alıntı:Merhaba arkadaşlar.Siteye yeni üye oldum.Sizden ricam eczacılar odasının reçete sıralaması ile ilgili herhangi bir değişiklik olan varmı.Ben periton diyaliz hastasıyım ve çok mağdur oluyorum bu uygulamadan.Gerrek ilaç temininde gerekse malzeme temininde çok sıkıntı yaşamaktayım.Bu konu hakkında bilgi sahibi olanlar varsa ,paylaşırlarsa sevinirim.Hepimize kolay gelsin.
yine bu isin üzerine gitsek biyerlere mail atsak ii olacak arkadaslar
eczane hakkında birşey bulamadım da
fatih in yazısına aynen bizde imza atıyoruz arkadaşlar.
emeğine sağlık arkadaşımız iyi iş yapmışsın.

periton hakkında şu linki vereceğim ama yazı çok uzun
açıklama okumadım

http://64.233.183.104/search?q=cache:CMY...ient=opera
ilginiz ve cevabınız için teşekkür ederim.Volkan kardeşimiz mahkeme kararından bahsetmiş ama o mahkeme kararının ne olduğunu yazabilrmi?Eğer bunula ilgili mahkeme kararı varsa onu emsal gösterip hakkımı aramak istiyorum.Bende Sosyal güvenlik kurumuna mağduriyetmim bildiren yazı yazdım ama bana cevaben ilgili uygulama maddesini yazdılar ve uygulamanın eczacı odaları kanalı tarfından yapıldığını söylediler.eczacı odasına yazıyı gösterdiğimde bana sıralamaya girmek zorumda olduğumu işime gelsede gelmesede böyle olacağını söylediler.Yaniş bizi ticari materyal olarak görüyoırlar.Volkan Beyden ricam varsa mahkeme kararını yazarsanız sevinirim.Görüşmek üzere,
istanbulda bir mahkeme karari oldugu yaziyor ama oradan net birsey cikmadi konuyla ilgili eczaci arkadaslarda haber bekliyordu bi gelisme olursa yazariz...
arkadaşlar ilaçlarımı aldığım eczacıda öğrendiğim kadarıyla rekabet kurumu reçete dağıtımı ile ilgili kararını açıklamış.Konunun yanlış olduğunu ve uygulamanın durdurulması gerektiğini aksi takdirde soruşturma açacağını belirtmiş.bununla ilgili yazılarda yakın zamanda eczacı odalarına gönderilir herhalde yakın zamanda.bu konuda sıkıntılı olan arkadaşlar varsa eczacılarına bilgi versinler onlarda odalardan konuyu takip etsinler.teşekkürler.
Dr.Yüksel Demirel
Ankara Enstitüsü




Ankara’da yaklaşık 3000 hemodiyaliz hastası bulunuyor. Bu hastaların da yaklaşık %20’si devlet teşekkülünde hemodiyaliz tedavisi alırken geri kalan bölümü özel merkezlerde hemodiyaliz tedavisi alıyor.


Diğer yandan, evlerinde ya da bazı merkezlerde Periton diyalizi alan hastalar da mevcut.

Hastaların belirli aralıklarla yapılan tetkikleri sonucunda kendileri için gerekli olan ilaçları hemodiyaliz doktorları tarafından reçete ediliyor ve bu ilaçlar hasta ya da yakınları tarafından eczanelerden temin ediliyor(du).

Bu uygulama, hastaların ihtiyaç duyulan ilaçlara gecikmeden hemen ulaşabilmelerini sağladığından sağlıklarını riske etmeyen memnuniyet verici bir uygulama idi. Yani, hemodiyaliz hastaları, diğer hastalar gibi ilaçlarını istediklerini eczaneden temin edebiliyorlardı.

Ancak, bu uygulama, 2007/Eylül ayından başlayarak diyaliz hastaları için hayati öneme sahip bulunan eritropoetin adlı madde ile ilgili olarak ortadan kalktı ve hastaların anemi tedavisinde kullanılan bu ilaç, Türk Eczacılar birliği aracılığıyla Ankara ve diğer bazı büyük iller için olmak üzere O ilin Eczacılar Odasının denetimine verildi.

Ankara Eczacılar odası, oldukça maliyetli olan bu ilaçtan gelir elde edecek olan eczaneler arasında adil paylaşım sağlama gerekçesinden hareketle diyaliz hastaları için yazılan bu ilacın reçetelerini kendi bünyesinde toplamaya başladı, odada toplanan reçeteler de odaya kayıtlı bulunan eczanelerden belli bir kota dâhilinde sırasıyla temin edilerek hastalara ulaştırılmaya.

İşte sorun da tam bu noktadan başladı, yani ilacın hastalara ulaşımının sağlanması sırasında. Zira hastalar için zaman kaybına tahammülü olmayan bu ilaç ne yazık ki reçete edildikten hemen sonra değil, günler, hatta haftalar sonra ancak hastalara ulaştırılabiliyor. Çünkü Ankara içindeki diyaliz hastalarının reçetelerinin denetimi ve temini Ankara Eczacılar Odasında görevli eczacılar tarafından yapılıyor. Anlaşılan o ki, bu işle görevli kişi sayısı ya yeterli değil, ya da görevliler bu hayati önem arz eden reçetelerin hazır edilmesinde yeterli duyarlılığı göstermiyorlar. Sorunun nereden ve neden kaynaklandığını Eczacılar Odası iyi biliyor kuşkusuz. Ancak, bu durumu sorun olarak görmüyor anlaşılan. Aksi halde ilaçların hemodiyaliz hastalarına zamanında ulaşması için gereken önlemleri alır ya da bu işi yapamadığını, yapamayacağını düşünerek yeniden eski uygulamaya dönülmesine önayak olurdu.

Diyaliz hastaları haftanın iki ya da üç gününde diyalize giriyor. Bazı hastalar için bu sayı daha da artabiliyor. Her diyalize giriş belli bir miktarda kanın da azalmasına neden oluyor. Ayrıca, diyaliz hastaları sıklıkla anemi denilen kan azlığı hastalığıyla da boğuşuyorlar. Anemi, her hastalıkta olduğu gibi hatta daha da önemli olarak hemodiyaliz hastaları için hayati bir tehlike arz eden ciddi bir rahatsızlık. Bu hastalık, zamanında önlenemez ve tedbir alınamaz da kan seviyesi makul düzeylere yükseltilemezse hastalarda kalp yetmezliği, halsizlik, iştahsızlık, yorgunluk, cinsel fonksiyonlarda azalmadan başlayarak ölüme kadar gidebilen son derece ciddi sorunlara yol açabiliyor. Yani, hemodiyaliz hastalarının kan düzeylerinin acilen normal sınırlara çıkarılması için kan yapıcı özelliği olan bu hayati ilaç/iğne tetkik sonucu kan düşüklüğü/anemi ortaya çıktığı anda hemen kullanılması gerekiyor.

Ayrıca, zamanında kullanılamayan bu ilaç nedeniyle, bekleme süresinde hastanın kan seviyesi giderek daha fazla düşüyor ve ilaç temin edildiğinde artık o doz, hasta için yeterli olmuyor ve bu defa daha yüksek düzeyde bu ilaca ihtiyaç duyuluyor. Ne yazık ki böylece bir kısır döngü oluşuyor.

Ankara’da bulunan diyaliz hastaları, reçeteleri ellerinde günlerce hasta halleriyle Eczacılar Odasına gidip elleri boş dönüyorlar. Her hastanın bu reçete peşinde koşturacak bir yakını olamayabiliyor çünkü. Ancak, bazı diyaliz merkezleri örnek davranış göstererek hastalarının reçete takibini kendi imkânları ile üstleniyor. Dolayısıyla bu diyaliz merkezlerine devam eden hastalar diğerlerine göre hiç değilse bu konuda, yani Ankara Eczacılar Odasının kapısında günlerce, haftalarca beklemedikleri için şanslı görünüyorlar.

Ankara Eczacılar Odası, oldukça maliyetli olan bu ilacın gelirinden odaya kayıtlı olan eczanelerin eşit ölçüde yararlanmasını sağlamak için Ankara içinde diyalize giren hastaların hayati önemdeki bu ilaçların denetimi ve temini konusunu üstlenerek büyük bir külfetin altına girmiş görünüyor. Böylesi bir çaba, yani Ankara Eczacılar Odasının, üyelerini düşünerek iş yükünü çoğaltması ne büyük bir fedakârlık(!) değil mi?

Ancak…

Bunu yaparken, daha doğrusu eczaneler için adil bölüşüm sağlamaya çalışırken hastaların sağlığını neden düşünmüyor?

Diyaliz hastaları ilaç bekliyor ve bu sırada sağlıklarını kaybediyorlar. Bu gidişle ne yazık ki ardı ardına ölümler yaşanabilir.

Acaba, ancak o zaman mı ilgililer harekete geçecek?
Giden canların hesabını o zaman kim verecek?


....................................................................
Bu konudaki sıkıntımız hala çözümlenmedi,konu ile ilgili tekrar dernek olarak ilgili yerlere başvuruda bulunsak,en azından sesimizi duyursak,basın veya ilgili resmi mercilerle...
Arkadaşlar dün bursada eczacı bir arkadaşla görüstüm türkiyenin pek çok yerinde mahkemeye vermisler bu ayin 20 sinde belli olacakmis inşallah cözülecek uygulama kalkicak dedi bekliyoruz bakalim : )
Volkan Bey,inşallah hayırlı haberlerini bekliyoruz.Bu konudaki gelişmelerden bilgisi olan arkadaşlar yazarsa sevinirim.Zira reçetemi her seferinde başka eczaneye götürmekten yoruldum.
Dün bursada eczaci arkadasla görüstüm Bursa mahkemesinden davanin kazanildigini ve bursa ilinde bu kota uygulamasinin kalktığını söyledi.mahkeme emsal teşkil edecektir ama detayli bilgiler için bizi arayabilrler dedi . bende mahkeme kararini bulursam burdada yayinlarim haberiniz olsun şehirnizdeki ilgili eczacilara durumu söylersiniz : ) umarim heryerde kalkar

Nursoy Eczanesi Bursa
Eczane yetkilisi Ecz.Nurseven Alioğlu
Telefon : 0224 2202656
diyaliz reçetesi ile ilgili SGK nın ,reçetelerde eczacı odası onayı aranmayacağına dair yazısına göre artık reçete sıralamaları sistemi iptal edilmiştir.ilgilenen arkadaşların bilgisine...
Sayı : B.13.1.SGK.0.BSN.BEB.0-622.02/ 11.04.2008
Konu : 02.04.2008 Tarih ve 30849 numaralı başvurunuz.

Sayın : -----------
ankara

Soru : TEB ile Kurumlar arasında yapılan ilaç alım protokolünün 3.6 maddesine göre,diyaliz solusyonları ile eritropoetin içeren reçetelerin ödenebilmesi için eczacı odası onayı istemektedir.Eczacı odalarıda bu reçetelere onay yapmak için,yasal olmayarak,ilgili reçeteleri oda kanalıyla sıralamaya koyarak onaylamakta,sıralamaya girmeyen eczanelerin reçetelerini onaylamamaktadırlar.Bursa eczacı odasının da yapmış olduğu böyle bir uygulamaya,Bursa 3 idare mahkemesi 2007/1542 esas nolu kararıyla yürütmeyi durdurma kararı vermiş ve eczacı odası tarafından yapılan bu uygulama son bulmuşutur. Daha sonra SGK nın TEB’e yazdığı B.13.1.SGK.0.1/DSS sayılı yazısındada ,mahkeme kararı ile iptal edilen diyaliz solusyonları ,eritropoetin darbopoetin reçetelerinde eczacı odası onayının istenmeyeceği bildirilmiştir. Bu karara istinaden ,bundan sonraki reçetelerde oda onayının aranıp aranmayacağının tarafıma bildirilmesini saygılarımla arz ederim 01 nisan 2008 Cem Durmaz

Cevap : Kurumumuza Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında yapmış olduğunuz başvuruya ilgili birim tarafından verilen e-posta cevabı aşağıda sunulmuştur.
Kurumumuzla sözleşmeli eczanelerden temin edilen bahsedilen ilaçlar için Eczacı Odası onayı aranmaz. Kurumumuzla sözleşmesi olmayan Eczanelerin temin ettikleri bahsedilen ilaçların Eczacı Odası onayı aranması yetkimiz dışındadır.
Bilgilerinizi rica ederiz.
BU ülkede nezaman "SAĞLIKTA VE EĞİTİMDE EŞİTLİK" SÖZ KONUSU OLACAK MERA ETMEKTEYİM: ((
arkadaşlar merhaba.bu reçete sıralamasıyla ilgili bildiğiniz yeni bir gelişme varmı,biz hala reçetelerimizi sırayla eczanelerden alıyoruz ve bu çok zor oluyor.bu konuda bilgisi olan arkadaşlar yardımcı olursa sevinirim.görüşmek ümidiyle...
valla ben sizden yeni duyuyom biz karadeniz bölgesinde samsun un merzifon özel diyalizınde giriyom bunuda sizden yeni duyuyom işllah bu gıbı özel konulara devlet artık bi el atsa fena olmaz yanı hım işllah duzelmesi temeniyle kib
HERHALDE BUKONUDA BENİM KADAR MAĞDUR OLAN YOK,BELKİDE HERYERDE BU SIRALAMA YOKTUR...İŞİN KÖTÜSÜ SESİMİZİ DUYURACAK KİMSE YOK,MUHATAP BULAMIYORUZ...
Böbrek hastaları rant kapısı mı? Eczacılar ne istiyor? Medya neden bunu görmüyor?
KONUK YAZAR- Böbrek Hasta Haklarını Koruma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Vahap Acar, yaşanan sorunları Medyafaresi için yazdı. İşte böbrek hastalarının sessiz çığlığı.

Sağlık sektöründe tedavi süreci içinde en sıkıntılı ve en pahalı hastalıklar sıralamasında Kronik Böbrek Yetmezliği ilk sırada yer almaktadır. Bu tedavi sürecinde hasta maddi,manevi, psikoljik ve fiziksel olarak her manada etkilenmektedir.Bu sıkıntıyı bir arada yaşayan bu hastaların yaşam süreçleri içerisinde hayatlarını kolaylaştıracak çözümler bulunması yerine tam aksine daha da zorlaştırıcı etkenler yaratılmaktadır.

İşte bu zorlaştırıcı etkenlerden biri de Türkiye Eczacılar Birliğinden…

Maliye Bakanlığı,Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye Eczacılar Birliği tarafından imzalan protokole göre ilgili maddelerin " Diyaliz Solüsyonlarını, Eritropoetin ve Darbopoetin Preparatlarını ihtiva eden reçetelerin, TEB ile Kurum tarafından belirlenecek esaslar dahilinde bölge eczacı odaları koordinasyonluğunda karşılanarak, ilgili bölge eczacı odası tarafından onaylanması gerekmektedir. Oda onayı bulunmayan diyaliz solüsyonlarını, eritropoetin ve darbopoetin preparatlarını ihtiva eden reçete bedellerinin geri ödemeleri yapılmayacaktır." denmektedir.Bu demek oluyor ki artık her bir diyaliz hastası tedavisi için yazdırılan bu ilaçları önceden olduğu gibi istediği eczaneden alamayacaktır.Bu reçeteler ilgili Eczacılar odası İrtibat noktalarına bırakılarak sonradan gelip almaları söylenmekte veya hastanın kendi adresinden uzak bir eczaneye yollanmaktadır.

Ülke genelinde başlatılan düşünülen bu uygulama büyük tepki görerek haksız bir uygulamanın yapıldığı söylenerek protokolün iptali için idari mahkemeler başvurular bile yapılmış, kimi illerde sonuçlanan bu davalarda yerel mahkemeler "Rekabete aykırı" diyerek bunun 4054 sayılı kanuna ve hukuka uygun olmadığını ve hasta hakları ihlali olduğunu belirtmektedirler.

Yerel Mahkemelerin bu kararların yanı sıra, Rekabet Kurumu'nun ve rekabet hukuku uzmanlarının da görüşleri Türkiye eczacılar Birliği ile kamu arasındaki reçete dağıtımı uygulamasının rekabet kurallarını ihlal ettiği yönündedir.Rekabet Hukuku uzmanı Prof. Dr. Yılmaz ASLAN, bu uygulamanın rekabet hukuku bakış açısıyla bakıldığında hiçbir şekilde açıklanamayacağını belirtmektedir.Rekabet Kurumu'nun yayımladığı görüşte "Periton diyaliz reçetelerinin temininin bu uygulamadan nasıl etkilendiği, reçete dağıtımının hasatlara sunulan hizmet kalitesini düşürerek hasta mağduriyetine yol açtığını göstermesi bakımından çarpıcı bir örnek teşkil etmektedir." denmektedir.

Bu uygulamanın ülke genelinde iptali için Danıştay'a bile başvuru yapılmış ve sonucu beklenmektedir.diyaliz hastasının tedavi sürecinde yaşamını kolaylaştırma yerine zorlaştırıcı bir durum haline gelen bu uygulamaya göre;

• Uygulama hastanın ilaç teminini kolaylaştırıcı değil zorlaştırıcıdır.Hasta ilaca en kolay bir biçimde ulaşması gerekirken ,uygulama ile hasta ilacı tercih ettiği eczane yerine sıradaki eczaneden almak durumunda bırakılıp, hastaya zaman kaybına neden olmakta, maddi ve manevi yük getirmektedir.

• Uygulama odanın kurduğu sisteme dahil eczanelere müşteri akışını sağlamaya ve odanın bu reçetelerden katılım payı olarak gelir elde etmesine yöneliktir.

• Oda ilaç depoları ile hastalar arasında sevkiyat yapan ve reçetelerden %1-2 pay olarak çıkar elde eden tacir gibi davranmaktadır.

• Hasta hür iradesiyle istediği eczaneden ilacını temin ederken uygulama ile ilaca ulaşması zorlaşacak ve daha önce birebir eczacıyla muhatapken şimdi irtibat bürosundaki eczacı olamayan kişilerle muhatap olacaktır.

• Periton diyaliz tedavisinde her reçetede hastalara sıvılarıyla beraber kullanması zorunlu olan yardımcı malzemeler yazılmaktadır. (Minicap,Transfer Seti vb…)Bu malzemeler kurum tarafından şahısa ödenmektedir.Hasta bu malzemeleri eczanesine vekalet vermek suretiyle hiçbir ücret ödemeden alabilmektedir.Uygulama ile hasta bu malzemeler için önce para ödemek zorunda kalıp daha sonra evrakını kuruma ulaş- tıracaktır.

• Daha önce bu uygulamanın yapıldığı illerde, Rekabet Kurumunca da 4054 sayılı kanuna aykırı olduğu sonucuna varıldığı; Eczacı Odası'nın hizmet kalitesi ile belli bir mesleki başarı gösteren eczanelerin cezalandırıldığı, rekabetin sınırlandırıldığı bu hususun 4054 sayılı yasanın 4/C,D,E ile 6cı maddesine aykırı olduğu belirtilmiştir.

• Sıralı dağıtım uygulamasının eczanelerin hastaya daha iyi hizmet için yarış halinde olmalarını ortadan kaldırması yalnızca rekabetin engellen- mesine neden olmamakta aynı zamanda hasta mağduriyetine de sebep olmaktadır.

• Reçete dağıtım uygulaması hastaların sağlık hizmeti satın alacağı kurumu seçme özgürlüğünü ortadan kaldırmaktadır.Anayasanın 167 ci maddesi ve 4054 sayılı kanun sayesinde tüketicinin mal veya hizmet alımlarında farklı hizmetlere erişebilmesi ve bağımsız değerlendirmesini yaparak bunlar arasında tercihte bulunmasıdır.

• Ayrıca uygulama hiçbir kamu yararı getirmediği gibi kamuya zarar oluşturur. Halihazırda eczaneler SGK'ya %4 iskonto uygularken, uygulamayla bu oran %1'lere düşecektir.

Diyaliz hastalarının artık daha fazla mağdur olmaması için Böbrek Hastaları Dernekleri

olarak bu uygulamaya karşı olduğumuzu bildirir ve uygulamanın kaldırılması hususunda gereğinin yapılması için yetkili kurumları göreve çağırıyoruz.


VAHAP ACAR

BÖBREK HASTA HAKLARINI KORUMA VE SOSYAL
YARDIMLAŞMA DERNEĞİ BAŞKANI
Arkadaşlar bu konuyla ilgil olarak Bursada mahkemeye başvuran eczane yetlikisi Ecz.Nurseven Alioğlu'dan bir yazı gelmiş sizinle paylaşıyorum.

Merhaba Ben Bursa'dan Nursoy Ecz. Sahibi Ecz.Nurseven Alioğlu Sitenizde daha önce Türk Eczacılar Birliği ve SGK\'nın yürüttüğü sıralı dağıtım uygulamasından mağdur olduğunuza dair yazılar okumuştum. SGK ve TEB.ne karşı sıralı dağıtım uygulamasının iptaline ilişkin danıştay 10. dairesinde açtığım iptal davası halen devam etmektedir TEB bu davaya gönderdiği savunmada uygulamadan doğan hasta mağduriyetinin olmadığı, aksine hastaların bu uygulamdan memnun olduklarını iddaa etmedktedir.

Üyelerinizden sıralı dağıtım uygulaması dolayısıyla sıkıntı çeken ve mağdur olanlar varsa ilgili makama hitaben, yaşadıkları sıkıntıları anlattıkları isim, soyisim, adres, telefon ve imzalarını içeren belgeleri aşağıda belirttiğim adresime en kısa sürede göndermelerini rica ederim. bu dilekçeleri devam eden dava dosyasına koyarak, TEB'in hasta mağduriyeti yoktur iddaasının yalan olduğunu mahkemeye kanıtlamak istiyorum. uygulamadan mağdur olan tüm arkadaşların desteklerini bekliyorum. Hayırlı bayramlar.


ADRES: NURSOY ECZANESİ DEVLET VE ONKOLOJİ HASTANESİ YANI NO:49 OSMANGAZİ BURSA TEL:0224 220 26 56 FAX:0224 223 18 68 MAİL:nurseven@nursoyeczanesi.com
Referans URL