07-08-2006, 07:36 AM
Diyaliz odasından tiyatro sahnesine
Haftada üç kez diyalize giren sekiz genç, doktorlarının teklifi üzerine bir araya gelerek tiyatro eğitimi almaya başladı.
Müjdat Gezen Sanat Merkezi hocalarının eğittiği gençler, 9 ay çalıştıktan sonra önceki hafta ilk kez seyirci karşısına çıktı.
Haftada üç kez diyalize girmek zorunda kalan böbrek hastası 8 gencin diyaliz merkezinde başlayan dostluğu, tiyatro sahnelerine taşındı. Mustafa Yılmaz, İlker Buyurmuş, Nurdan Uludağ, Tansel Aksungur, Hakan Bayrak, Harun Konaçoğlu, Şaban Aksöz ve Meryem Akbaş’ın yolu Kadıköy’deki Ata Diyaliz Merkezi’nde kesişti. Hepsinin de böbreklerinde sorun vardı. Hayata tutunabilmek için haftada 3 kez diyalize girmek zorundaydılar. Kimi 10 yıldır, kimi de 1,5 yıldır diyalize girerek hayatını sürdürüyor. Merkezdeki doktorları Gökhan Kalaycı bir gün onlara, ‘Dostluğunuzu neden bir sosyal aktiviteyle devam ettirmiyorsunuz?’ teklifinde bulunup tiyatronun bunun için en iyi yol olduğunu söylediğinde bu 8 gencin hayatlarının seyri de değişmiş.
Gençler ilk anda “Nasıl olur, biz tiyatrodan ne anlarız?” şeklinde tepki verseler de zamanla, tiyatro yapma fikrine ısınmış, yavaş yavaş sahnenin çekim alanına doğru girmişler. Ata Diyaliz Merkezi, tedavisini yürüttüğü gençlere tiyatro eğitimi aldırmak için Müjdat Gezen Sanat Merkezi’yle anlaşmış ve deneyimli oyuncular Tülay Akın ve Metin Akşahin’le dersler yapılmış. Provalar için sahneye çıkıp replikler ezberlendikçe, tiyatronun aslında çok eğlenceli bir sanat dalı olduğunu gören gençler önceleri geçici bir hevesle baktıkları tiyatroya, zaman içinde tutku derecesinde bağlanmışlar.
Kader birliği yapan 8 genç, 9 ay boyunca Anton Çehov’un ‘Bir Evlenme Teklifi’, ‘Cerrah’, ‘Boğulan Adam’ ve ‘Kutlama’ isimli dört kısa oyununa çalıştı. Dışarıdan bakıldığında çok basit gibi görünen küçücük sahneleri bile günlerce tekrar ettiler. Aylar süren provalar nihayet bitti. Diyaliz kardeşliğinin ürünü olarak ortaya çıkan oyun, ilk kez önceki hafta ailelere ve merkezin diğer hastalarına sahnelendi. İlk heyecanı atlatan gençler geçtiğimiz hafta sonu da Göztepe Halis Kurtça Kültür Merkezi’nde kalabalık bir seyirci topluluğunun karşısına çıktı. Amatör bir oyun bekleyen davetliler, karşılarında yıllarını tiyatroya vermiş gibi oynayan gençlerin performansına inanamadı ve takdirlerini dakikalarca alkış tutarak gösterdiler.
Tiyatro heyecanı keyfe dönüştü
‘Boğulan Adam’ oyununda ‘serseri’ karakterini sahneleyen Hakan Bayrak, tiyatro oyuncusu olduğuna hâlâ inanamayanlardan. 9 aylık hazırlık döneminde çok yorulan ve heyecanlanan Bayrak, “Ancak oyunu sahneledikten sonra heyecanım, keyfe dönüştü.” diyor. Mustafa Yılmaz ise tiyatro sayesinde hem kendilerini hem de başkalarını eğlendirdikleri düşünüyor. Nurdan Uludağ’ın yorumu ise daha ilginç: “Bir Sharon Stone ya da Sandra Bullock olamasam da artık kendimi önemli biri gibi hissediyorum.”
Gençleri, tiyatrocu olmaya teşvik eden Dr. Gökhan Kalaycı, elde edilen başarıdan oldukça memnun. Böbrek hastası gençlerin hayatının ‘ev-diyaliz merkezi’ arasına sıkıştığını ifade eden Kalaycı, “Onlara hem kendilerini geliştirecekleri hem de hayattan zevk alacakları bir açılım sağlamak istedik.” diyor. Kalaycı, 9 ay içinde gençlerin özgüven kazandıklarını ve kendilerini daha iyi ifade eder hale geldiklerini, gençlerin kurduğu tiyatro topluluğunu okullar kapandıktan sonra turneye çıkarmayı da düşündüklerini belirterek, “Bursa ve Bodrum’daki diyaliz merkezleriyle irtibata geçtik. Oyunumuzu oralarda da sahneleyeceğiz. Bu arada turne süresince gençlerimizin diyaliz ihtiyacını da bu merkezlerde karşılayacağız.” diyor.
Diyaliz hastası gençleri kenetleyen 4 kısa oyun
Bir Evlenme Teklifi: Ivan Vasilyeviç, evlenme teklif etmek için Çubukof’lara geldiğinde, müstakbel gelin adayı Natalya ile değeri üç yüz ruble bile etmeyen bir çayır yüzünden kavgaya tutuşur...
Cerrah: Kilisenin zangocu Sergei’nin iltihaplı bir dişten yüzü davul gibi şişmiştir. Acemi tıp öğrencisi Kuryatin, bu dişi çekmekte kararlıdır.
Boğulan Adam: Adamın biri gecenin karanlığında rıhtımda bir serseriden garip bir teklif alır.
Kutlama: Banka müdürü Sipuçin, düzmece bir kutlama töreni planlamaktadır. Törende kendisine verilecek bir ödülü ve okunacak konuşmayı dahi kendisi ayarlamıştır. Tören zamanı delegeler geldiğinde gördüklerine inanamayacaktır.
kaynak Diyaliz odasından tiyatro sahnesine
http://turkuaz.zaman.com.tr/?bl=1&hn=5081
Haftada üç kez diyalize giren sekiz genç, doktorlarının teklifi üzerine bir araya gelerek tiyatro eğitimi almaya başladı.
Müjdat Gezen Sanat Merkezi hocalarının eğittiği gençler, 9 ay çalıştıktan sonra önceki hafta ilk kez seyirci karşısına çıktı.
Haftada üç kez diyalize girmek zorunda kalan böbrek hastası 8 gencin diyaliz merkezinde başlayan dostluğu, tiyatro sahnelerine taşındı. Mustafa Yılmaz, İlker Buyurmuş, Nurdan Uludağ, Tansel Aksungur, Hakan Bayrak, Harun Konaçoğlu, Şaban Aksöz ve Meryem Akbaş’ın yolu Kadıköy’deki Ata Diyaliz Merkezi’nde kesişti. Hepsinin de böbreklerinde sorun vardı. Hayata tutunabilmek için haftada 3 kez diyalize girmek zorundaydılar. Kimi 10 yıldır, kimi de 1,5 yıldır diyalize girerek hayatını sürdürüyor. Merkezdeki doktorları Gökhan Kalaycı bir gün onlara, ‘Dostluğunuzu neden bir sosyal aktiviteyle devam ettirmiyorsunuz?’ teklifinde bulunup tiyatronun bunun için en iyi yol olduğunu söylediğinde bu 8 gencin hayatlarının seyri de değişmiş.
Gençler ilk anda “Nasıl olur, biz tiyatrodan ne anlarız?” şeklinde tepki verseler de zamanla, tiyatro yapma fikrine ısınmış, yavaş yavaş sahnenin çekim alanına doğru girmişler. Ata Diyaliz Merkezi, tedavisini yürüttüğü gençlere tiyatro eğitimi aldırmak için Müjdat Gezen Sanat Merkezi’yle anlaşmış ve deneyimli oyuncular Tülay Akın ve Metin Akşahin’le dersler yapılmış. Provalar için sahneye çıkıp replikler ezberlendikçe, tiyatronun aslında çok eğlenceli bir sanat dalı olduğunu gören gençler önceleri geçici bir hevesle baktıkları tiyatroya, zaman içinde tutku derecesinde bağlanmışlar.
Kader birliği yapan 8 genç, 9 ay boyunca Anton Çehov’un ‘Bir Evlenme Teklifi’, ‘Cerrah’, ‘Boğulan Adam’ ve ‘Kutlama’ isimli dört kısa oyununa çalıştı. Dışarıdan bakıldığında çok basit gibi görünen küçücük sahneleri bile günlerce tekrar ettiler. Aylar süren provalar nihayet bitti. Diyaliz kardeşliğinin ürünü olarak ortaya çıkan oyun, ilk kez önceki hafta ailelere ve merkezin diğer hastalarına sahnelendi. İlk heyecanı atlatan gençler geçtiğimiz hafta sonu da Göztepe Halis Kurtça Kültür Merkezi’nde kalabalık bir seyirci topluluğunun karşısına çıktı. Amatör bir oyun bekleyen davetliler, karşılarında yıllarını tiyatroya vermiş gibi oynayan gençlerin performansına inanamadı ve takdirlerini dakikalarca alkış tutarak gösterdiler.
Tiyatro heyecanı keyfe dönüştü
‘Boğulan Adam’ oyununda ‘serseri’ karakterini sahneleyen Hakan Bayrak, tiyatro oyuncusu olduğuna hâlâ inanamayanlardan. 9 aylık hazırlık döneminde çok yorulan ve heyecanlanan Bayrak, “Ancak oyunu sahneledikten sonra heyecanım, keyfe dönüştü.” diyor. Mustafa Yılmaz ise tiyatro sayesinde hem kendilerini hem de başkalarını eğlendirdikleri düşünüyor. Nurdan Uludağ’ın yorumu ise daha ilginç: “Bir Sharon Stone ya da Sandra Bullock olamasam da artık kendimi önemli biri gibi hissediyorum.”
Gençleri, tiyatrocu olmaya teşvik eden Dr. Gökhan Kalaycı, elde edilen başarıdan oldukça memnun. Böbrek hastası gençlerin hayatının ‘ev-diyaliz merkezi’ arasına sıkıştığını ifade eden Kalaycı, “Onlara hem kendilerini geliştirecekleri hem de hayattan zevk alacakları bir açılım sağlamak istedik.” diyor. Kalaycı, 9 ay içinde gençlerin özgüven kazandıklarını ve kendilerini daha iyi ifade eder hale geldiklerini, gençlerin kurduğu tiyatro topluluğunu okullar kapandıktan sonra turneye çıkarmayı da düşündüklerini belirterek, “Bursa ve Bodrum’daki diyaliz merkezleriyle irtibata geçtik. Oyunumuzu oralarda da sahneleyeceğiz. Bu arada turne süresince gençlerimizin diyaliz ihtiyacını da bu merkezlerde karşılayacağız.” diyor.
Diyaliz hastası gençleri kenetleyen 4 kısa oyun
Bir Evlenme Teklifi: Ivan Vasilyeviç, evlenme teklif etmek için Çubukof’lara geldiğinde, müstakbel gelin adayı Natalya ile değeri üç yüz ruble bile etmeyen bir çayır yüzünden kavgaya tutuşur...
Cerrah: Kilisenin zangocu Sergei’nin iltihaplı bir dişten yüzü davul gibi şişmiştir. Acemi tıp öğrencisi Kuryatin, bu dişi çekmekte kararlıdır.
Boğulan Adam: Adamın biri gecenin karanlığında rıhtımda bir serseriden garip bir teklif alır.
Kutlama: Banka müdürü Sipuçin, düzmece bir kutlama töreni planlamaktadır. Törende kendisine verilecek bir ödülü ve okunacak konuşmayı dahi kendisi ayarlamıştır. Tören zamanı delegeler geldiğinde gördüklerine inanamayacaktır.
kaynak Diyaliz odasından tiyatro sahnesine
http://turkuaz.zaman.com.tr/?bl=1&hn=5081

