08-09-2006, 09:40 PM
Rahmetli Turgut Özal’ın suikaste uğramasının hemen akabinde söylediği: “Allah’ın verdiği canı onun dışında kimse alamaz” sözü dün söylenmiş gibi hâlâ kulaklarımızda çınlıyor.
Gerçekten Allah’ın verdiği canı onun takdiri ve izni dışında kimsenin alması imkansız. Ne teknoloji harikası bir silah, ne de amansız bir hastalık günü gelmeyeni ayıramaz bu dünyadan. Tıpkı geçirdiği on üç ameliyat ve kaybettiği iki böbreğine rağmen yaşamaya devam eden küçük Mehmet gibi...
Şu anda İngiltere’nin Great Ormond Street Children Hospital hastanesinin çocuk servisinde yatan ve İngiliz tıp dergilerine de konu olan Mehmet Köker’in hastane macerası bir buçuk yaşında Adana’da başladı. 1982 yılında Adana’da dünyaya gelen Mehmet, hayat merdivenlerinin ilk basamaklarında menenjit hastalığına yakalanır. Çeşitli tedavilerden geçen Mehmet dört yaşına geldiğinde bu sefer böbreklerinden şikayet etmeye başlar. Ankara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi’nde uzun süre bu hastalığına ilişkin tedavi görmesine rağmen bir türlü sağlığına kavuşamaz. Tedavilerden cevap alamayan küçük Mehmet bu kez soluğu İngiltere’nin başkenti Londra’da alır. Sağlığına kavuşmayı hayal ettiği bir anda böbreklerini kaybeden Mehmet için acılar üst üste gelmeye başlar. Daha sonra ise ilki 1991’in kasımında, ikincisi 1992 yılının ocak ayında olmak üzere geçirdiği iki ameliyat sonucunda kendisine böbrek nakli yapılır.
İngiltere’nin maskotu oldu
Hayat serüveninin 14 yıllık küçücük kısmında geçirdiği on üç ameliyatla belki de rekor kıran Mehmet Buğra Köker, İngiltere’de yatmakta olduğu hastanenin ve İngiltere Organ Nakilliler Vakfı’nın maskotu olmuş adeta. 1992 yılında İngiliz Avam Kamarası’nda düzenlenen çocuk partisine katılan ilk Türk unvanınada sahip olan Mehmet, 1994 yılında da organ ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan kampanyaya katılmıştı. Mehmet Buğra, Westminter Düke’nin başkanı olduğu Milli Böbrek Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen organ bağışı kampanyasına “destek yürüyüşü”nü Prenses Alexandra ile birlikte başlatmıştı.
Böylesi popüler birinin ziyaretçileri de popüler olmalı. Birçok tanınmış insandan milletvekillerine kadar ziyaretçi akınına uğrayan Mehmet’in son ziyaretçisi Prenses Diana’ydı. Sık sık hastaneleri ziyaret ederek özellikle çocukların gönlünü alan Prenses, Mehmet’e de yakın ilgi göstererek hastalığı konusunda sorular sorup doktorlarından bilgiler aldı. Geçirdiği rahatsızlıkları ve katıldığı kampanyaları ile İngiliz medyasında geniş yer bulan küçük Mehmet Türkiye’ye döneceği günü iple çekiyor.
kaynak :www.aksiyon.com.tr
Gerçekten Allah’ın verdiği canı onun takdiri ve izni dışında kimsenin alması imkansız. Ne teknoloji harikası bir silah, ne de amansız bir hastalık günü gelmeyeni ayıramaz bu dünyadan. Tıpkı geçirdiği on üç ameliyat ve kaybettiği iki böbreğine rağmen yaşamaya devam eden küçük Mehmet gibi...
Şu anda İngiltere’nin Great Ormond Street Children Hospital hastanesinin çocuk servisinde yatan ve İngiliz tıp dergilerine de konu olan Mehmet Köker’in hastane macerası bir buçuk yaşında Adana’da başladı. 1982 yılında Adana’da dünyaya gelen Mehmet, hayat merdivenlerinin ilk basamaklarında menenjit hastalığına yakalanır. Çeşitli tedavilerden geçen Mehmet dört yaşına geldiğinde bu sefer böbreklerinden şikayet etmeye başlar. Ankara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi’nde uzun süre bu hastalığına ilişkin tedavi görmesine rağmen bir türlü sağlığına kavuşamaz. Tedavilerden cevap alamayan küçük Mehmet bu kez soluğu İngiltere’nin başkenti Londra’da alır. Sağlığına kavuşmayı hayal ettiği bir anda böbreklerini kaybeden Mehmet için acılar üst üste gelmeye başlar. Daha sonra ise ilki 1991’in kasımında, ikincisi 1992 yılının ocak ayında olmak üzere geçirdiği iki ameliyat sonucunda kendisine böbrek nakli yapılır.
İngiltere’nin maskotu oldu
Hayat serüveninin 14 yıllık küçücük kısmında geçirdiği on üç ameliyatla belki de rekor kıran Mehmet Buğra Köker, İngiltere’de yatmakta olduğu hastanenin ve İngiltere Organ Nakilliler Vakfı’nın maskotu olmuş adeta. 1992 yılında İngiliz Avam Kamarası’nda düzenlenen çocuk partisine katılan ilk Türk unvanınada sahip olan Mehmet, 1994 yılında da organ ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan kampanyaya katılmıştı. Mehmet Buğra, Westminter Düke’nin başkanı olduğu Milli Böbrek Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen organ bağışı kampanyasına “destek yürüyüşü”nü Prenses Alexandra ile birlikte başlatmıştı.
Böylesi popüler birinin ziyaretçileri de popüler olmalı. Birçok tanınmış insandan milletvekillerine kadar ziyaretçi akınına uğrayan Mehmet’in son ziyaretçisi Prenses Diana’ydı. Sık sık hastaneleri ziyaret ederek özellikle çocukların gönlünü alan Prenses, Mehmet’e de yakın ilgi göstererek hastalığı konusunda sorular sorup doktorlarından bilgiler aldı. Geçirdiği rahatsızlıkları ve katıldığı kampanyaları ile İngiliz medyasında geniş yer bulan küçük Mehmet Türkiye’ye döneceği günü iple çekiyor.
kaynak :www.aksiyon.com.tr