Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 1 Oy - 5 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Hızlı yemek yemenin zararlari
Yazar Mesaj
fantastic Çevrimdışı
Site yöneticisi
*******

Mesajlar: 1,314
Katılma Tarihi: Jul 2006
Rep Puanı: 16
Mesaj: #1
Hızlı yemek yemenin zararlari
[Resim: 1569-lokmalarinizi-cok-cigneyin.jpg]

Çoğumuz tarafından pek bilinmemekle birlikte yemeklerin hızlı tüketimi şişmanlık, mide hastalıkları ve kabızlık gibi bir çok sağlık problemine yol açmaktadır.

Öncelikle midedeki doyma hissinin beyine iletilmesi 20 dakika gibi bir süreyi bulduğundan bu süre içerisinde doymuş dahi olsak beyindeki açlık sinyali açık olduğundan yemeye devam etmekte ve fazla gıda tüketerek kilo problemine yakalanmaktayız. Oysaki yemeğimizi bu 20 dakikalık süreye yaydığımızda çok daha az bir öğünle doyabileceğimizi görebiliriz.


İkinci olarak hızlı yeme sonucunda gıdaları tam olarak çiğnemeden yuttuğumuz için bu besinlerin midede ve bağırsaklarda hazmedilme süreleri artmakta buda organları yorarak mide ve bağırsak rahatsızlıklarına neden olmaktadır. Midenin iyice öğütülmemiş besinleri hazmetmek için harcadığı fazla çaba bizlere mide ağrısı, ülser yada gastirit olarak, bağırsakların ise bu besinleri atmak için harcadığı fazladan çabada prostat vb. hastalıklar olarak geri dönebilmektedir.

Yukarıda saydığımız direkt rahatsızlıklara ilaveten bu rahatsızlıklar sonucu ortaya çıkabilecek yan etkileride düşünecek olursak ( örneğin kiloya bağlı kalp rahatsızlığı vb.) hızlı beslenmenin oldukça zararlı bir alışkanlık olduğunu anlamak hiçde zor olmayacaktır.

Yemeği küçük lokmalar halinde ve ağır ağır yemek, midenin sindirim için gerekli salgıları daha kolay üretmesinde önemli

Yemeği küçük lokmalar halinde ve ağır ağır yemek, midenin sindirim için gerekli salgıları daha kolay üretmesinde önemli rol oynuyor.Uzmanlar konuyla ilgili yaptıkları açıklamada "Lokmaları uzun uzun çiğneyin. Bu, midenizde şişkinlik ve ağırlık hissetmemenizi sağlayacaktır. Sofradan tıkabasa doymadan kalkın. Mide boş bir torba olduğu için yemek yerken çiğnediğimiz besinler buraya ulaştıkça mide sürekli genişler. Eğer kemerinizi çok sıkmışsanız yanma hissi duymanız çok doğal. Yiyecek ve içeceklerin çok sıcak ya da soğuk olmasıda mide sıvısına zarar verebilir" şeklinde konuştu.</B>

Yiyecek ve içeceklerin ılık olmasına özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizen uzmanlar "Hazmı kolay olmayan kızartmaları ve yağlı yiyecekleri sofranızdan uzaklaştırın. Ağır yağlı, fazla kremalı ya da soslu besinleri yemeyin. Ayaküstü değil, sofrada oturarak yiyin. Acele yemek mide işlevine zarar veriyor" dedi.


Az Çiğnemek

Karbonhidratlar, organik asitler, aromatik maddeler ve tuzların hazmı ağızda, bol enzim içeren tükürükle başlar, çiğneme esnasında enzimlerle karışır ve bir kısmı ağızdaki kılcal damarlara süzülür. Ağır karbonhidratların hazmı ağızda başlayarak midede aynı enzimlerle devam eder. Ağızda yemeğin kimyasal yapısı hakkında araştırma yapılır ve alınan bilgi beyne gönderilir. Beyin bu bilgiyi analiz eder ve yemeğin hazmını programlar. Bu durumda çiğneme işlemi büyük önem taşımaktadır. Yemek ne kadar iyi çiğnenirse, beyin o yemeğin tahlilini o kadar iyi yapar ve sindirim sistemini o derece iyi hazırlar. Çiğnenmiş yemeğin tadı ve kokusu ağızda dağılmalı ve kaymağa benzer bir nesne (kimus) haline gelmelidir. Bu da 15-40 çiğneme hareketi ile elde edilir.
Ağızda çok miktarda akupunktur noktası bulunur (her bir dişin dibinde 2'şer tane). Çiğneme ile ayrılan yiyecek ve içeceklerin enerjisi bu akupunktur noktaları vasıtasıyla vücudun genel enerji dolaşımına karışır. Bu yüzden içme küçük yudumlarla, yemek de küçük lokmalarla olmalıdır. Süt, et suyu, meyve-sebze suyu veya su küçük yudumlarla alınır, ağızda ılıtılır, tükürükle iyice karıştıktan sonra yutulur. Eğer gıdalar yeterince çiğnenmezse, sindirim başından itibaren bozulacaktır.
Hızlı yiyen daha çok yemeye mecbur kalır, çünkü vücut besinlerdeki enerjiyi ağızdaki akupunktur noktaları vasıtasıyla kullanamaz, sadece kimyasal bağlantıları çözme işlemi sonucunda oluşan enerjiyi kullanır. İyi çiğnenmemiş yemek parça veya kütle halinde mideye gelir. Mide bu kütle ve parçaları hazmedemez, sadece çürütür. Taze ekmek, bilhassa taze beyaz ekmek parçaları (özellikle kan grubu "0" olanlar için) ve et parçaları (özellikle kan grubu "A" olanlar için) en zararlısıdır. Midede çürümeye başlayan kütleler ve parçalar bağırsağa iner ve orada çürümeye devam eder. Bağırsaklarda çürüyen kütle ve parçalar kandaki lökositleri (akyuvarlar) çoğaltır. Bağışıklık sistemi de bu duruma karşı koruma programı geliştirir ve böylece her yemek bağışıklık sistemini sarsa sarsa vücudu felakete götürür. Ancak taze meyve sebze lifleri, çekirdekleri, kabukları böyle bir felaket oluşturmaz. Bunların tüketimi bağırsakta yaşayan yararlı mikropları çoğaltır ve onları vücudun menfaatine kullanır. Bunun için meyve ve sebzeler kabuklarıyla ve birkaç çekirdeği ile yenmelidir. Bir başka tavsiyemiz de her gün 1-3 diş sarımsak yutulmasıdır.
İyi çiğnemenin yararları:
-Yemeği iyi çiğneyen insan, az çiğneyene göre, daha az yer-içer. Çünkü yemeğin enerjisini eksiksiz kullanmış olur.
-Karışık yemeğin zararı azalır.
-Yemeğin hazım süreci kısalır.
-Mide, pankreas, bağırsaklar ve karaciğerin işi kolaylaşır.
-Çok daha az enzim (insülin dahil) harcanır.
-Mide, bağırsak, karaciğer, pankreas, bağışıklık sistemi hastalıklarından diyabet, tümör, kanser, alerji, sinir ve ruh hastalıklarından, diş çürümesinden korunmuş olunur.
-Mevcut olan hastalıklar hafifler.
-Şişmanlıktan emin olunur v.s.
-Uyuşturucu, sigara ve alkole bağımlılık ve diğer psikolojik, ruhsal ve sinirsel hastalıkların temelinde az çiğnemenin önemli yeri olduğu konusunda büyük alimler arasında görüş birliği vardır. İyi çiğnenmemiş yemek karaciğer, dalak ve kalbe ağır yük yükler. Bu organların durumu ise ruhsal dengeyi doğrudan etkiler. Büyüklerimiz, "Lokmayı küçük al ve iyi çiğne. Aksi halde deli olursun" derlerdi.
Hazımsızlık, yüksek kan şekeri, mide, bağırsak, karaciğer, dalak ve tüm sağlık problemlerinden kurtulmak için bazen sadece yemek yeme ve çiğneme alışkanlıklarını düzeltmek yeterli olabilmektedir.
Bu satırları okuyanlar, çocuklara yemeği yanlış yedirme ile onları ne kadar büyük tehlikeye sürüklediklerini düşünmelidir. 1,5 yaşına kadar yiyecekleri çiğnemeye alışmayan ve onları sindirecek enzimlere sahip olmayan, cahil anne-babalara karşı savunmasız kalan biçare çocuklar! Onlara zorla yemek yedirmek isteyenler, hiç olmazsa, çiğneyip vermelidir.

Hayat paylaştıça güzeldir,ve sanatla dahada güzelleşir...Smile
KURALLAR lTAMAMLAYICI TIP l
l KRONİK HASTALIKLARDA ÇALIŞMA METODU l
07-26-2010 06:26 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum Atla:


İletişim | gencdiyaliz | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Hafifleştirilmiş Sürüm | RSS